Kalp-damar tıkanmalarına ameliyatsız çözümler

Kalp hastalarının önemli bir bölümünde göğüs ağrısı ve nefes darlığı gibi şikayetlerle ortaya çıkan koroner kalp hastalıkları,  girişimsel olarak uygulanan yöntemlerle çözüme kavuşabiliyor. Çok yaşlı ve ameliyatı çok riskli olan hastalara da uygulanan ameliyatsız yöntemler son derece başarılı sonuçlar veriyor. Bu yöntemler hangileri?

Memorial Ankara Hastanesi Kardiyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Oto,  kalp damar tıkanmalarında uygulanan girişimsel tedaviler hakkında bilgi verdi.

Hareket etmeyle başlayan göğüs ağrısına dikkat!

Koroner damarların daralması ya da tıkanması, kişilerde belli belirtilerle ortaya çıkmaktadır. En belirgin belirti ise genellikle göğüs ağrısı şeklinde olmaktadır. Bu ağrı hareket ve yürümekle başlayan, istirahatle geçen, sıklıkla basınç tarzında olan, boyun, çene, kol ve sırtın sol tarafına da yansıyan bir ağrı özelliği taşımaktadır. Ancak damar tıkanmaları şeker hastaları başta olmak üzere bazı hastalarda hiç belirti vermeden kendini gösterebilirken, bazı durumlarda ani ölümlerle de ortaya çıkabilmektedir. Bununla birlikte ortada hiçbir belirti yokken yapılan genel kontrollerle, egzersiz testleri ya da bilgisayarlı tomografi ile ve miyokard sintigrafisi denilen özel yöntemlerle, bu tür rahatsızlıklara daha belirti vermeden de tanı konulabilmektedir.

Balon ve stent 

Tıkanan kalp damarı olan hastaların tedavisi için iki farklı tedavi yöntemi uygulanmakta. Birincisi koroner bypass ameliyatı. İkinci seçenek ise 40 yıldır gelişimini sürdüren girişimsel kardiyolojik yöntemlerle ameliyatsız olarak damarların açılmasıdır. İlk olarak balonla açmayla başlayan girişimsel kardiyoloji yöntemine, daha sonra balonla açılan damarın çökmesini önleyecek metal materyalden yapılan ve stent adı verilen sistemlerin kullanılmasıyla devam edildi. Zaman içerisinde basit stent sisteminin de yeterli olmadığı görülerek, teknolojik gelişmeler sayesinde son 20 yılda ilaç salan özel stentler kullanılmaya başlandı. Günümüzde ilaç salan stentlerle ilgili teknolojiler, çok başarılı sonuçlar alınmasını sağlamaktadır.

Hiç dokunulamayan damarlara müdahale edilebiliyor

Girişimsel kardiyolojinin gelişmesi sayesinde önceleri hiç dokunulamayan ana damardaki darlıklara, damar çatallanmasındaki darlıklara, tam damar tıkanıklıklarına ve çok sayıda damara aynı anda müdahale edilebilmektedir. Bu ilerlemeler sayesinde ameliyata gönderilen hasta sayısı yüzde 60’tan yüzde 5’e geriledi. Ancak ameliyata yönlendirilen yüzde 5’lik dilimde bulunan hastaların da mutlaka ameliyat olması gerektiği unutulmamalıdır.

Sadece kasıktan değil, el bileğinden de işlem yapılabiliyor

Girişimsel kardiyoloji alanında yaşanan bir diğer önemli gelişme de,  farklı damarlardan girilerek işlem yapılabilmesidir. Önceden sadece kasık atar damarından girilerek girişimsel kardiyolojik işlemler yapılabilmekteydi. Şimdi en karmaşık işlemler bile el bilek damarından girilerek gerçekleştirilebilmektedir. 

Girişimsel kardiyolojide ameliyatsız çözümlerin hastaya sağladığı avantajlar

Hastalar için önemli bir sorun olan göğsün, özellikle iman tahtası denilen ortadaki kemiğin açılması ortadan kalkar.
Hastalar işlemin ertesi günü işine ve hayatına kaldığı yerden devam edebilir.
Çoğu kez yoğun bakım süresi ya hiç olmaz ya da çok kısa olur.
Çok yaşlı ve ameliyatı çok riskli olan hastalara girişimsel yöntemlerle müdahale edilebilir.

(Visited 50 times, 1 visits today)