”Kadınlar ağrıya dayanıksız mı” yoksa ”ağrısı daha mı uzun sürüyor”
- 30 yaşını geçen kadınlara ”bu testleri” yaptırın tavsiyesi… - 15 Mayıs 2026
- ‘Büyüme döneminde olur’ dediğiniz, kalp hastalığının sinyali olabilir - 14 Mayıs 2026
- Sigara, bu kanserde de Türkiye’yi Avrupa ortalamasının üstüne çıkarıyor - 13 Mayıs 2026
Toplumda genelde kadınların ağrıya daha dayanıksız olduğu şeklinde yaygın bir kanı bulunuyor. Uzmanlara göre, bu nedenle yıllarca kadın hastaların kronik ağrı şikayetleri ya yeterince ciddiye alınmıyor ya da hastanın duygusal durumuyla açıklanıyor. Oysa yayınlanan güncel bir çalışmaya göre, kadınlarda ağrı süresi daha uzun ve ağrıyı dindiren alarm daha geç devreye giriyor.
![]()
Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, yeni araştırmaların kadın ve erkeklerin ağrıyı yalnızca farklı hissetmediğini, bu süreci biyolojik olarak tamamen farklı deneyimlediğini ortaya koyduğunun altını çizdi.
Ağrının hafiflemesinde hayati öneme sahip protein erkeklerde daha yüksek…
Bilimsel çalışmalar, kadınların ağrıyı daha yoğun hissetmekten ziyade, biyolojik olarak farklı işleyen bir sinir-bağışıklık sistemi nedeniyle bu süreci daha uzun yaşadığını ortaya koyuyor.
Science Immunology dergisinde yayımlanan güncel bir çalışma; bağışıklık sistemi kaynaklı spesifik bir proteinin, ağrının süresini belirleyen kritik faktör olabileceğine işaret ediyor.
“Monocyte-derived IL-10 drives sex differences in pain duration” başlıklı yazıda, enfeksiyon sonrası gelişen ağrının cinsiyetler arasındaki süre farkı, fareler üzerinden inceledi. Araştırmaya göre, ağrı kontrolünde etkili olan ve vücudumuzun bağışıklık hücreleri tarafından üretilen sitokin olarak bilinen özel bir protein türü olan IL-10’un, erkeklerde daha yüksek olduğu kanıtlandı. Bu protein, ağrının hafiflemesinde hayati bir öneme sahip.
Yeni araştırmaya göre, ortada somut bir bağışıklık sistemi farkı var…
Bilimsel veriler, kadınlarda ağrı süresinin erkeklere oranla daha uzun olduğunu kanıtlasa da bu durum toplumdaki ‘kadınlar acıya daha dayanıksız’ algısının yanlış bir yorum olduğunu gösteriyor. Bu fark psikolojik bir eşikten ziyade tamamen nörobiyolojik, hormonal ve immünolojik farklılıkların doğal bir sonucu.
Yıllarca kadın hastaların kronik ağrı şikayetleri klinik ortamlarda yeterince ciddiye alınmadı ya da hastanın duygusal durumlarıyla açıklandı. Ancak bu yeni araştırmaya göre, ortada somut bir bağışıklık sistemi farkı var. Kadınların ağrısı daha uzun sürüyor çünkü vücutları o ağrıyı kapatacak biyolojik mekanizmaya erkekler kadar kolay erişemiyor. Bu bulgular, kadın hastalarımızda ameliyat sonrası rehabilitasyon süreçlerini çok daha hassas planlamamız gerektiğini gösteriyor.
Kadınlarda ağrıyı dindiren alarm daha geç devreye giriyor
Vücudumuzdaki yaralanma sonrası oluşan ağrıyı dindirmek için bağışıklık sisteminin bir noktada dur alarmı vermesi gerekiyor. Erkeklerdeki hormonlar bu sinyali veren IL-10 proteinini artırıyor. Erkeklerdeki hormonal destek, ağrıyı durduran doğal bir mekanizmayı tetikliyor. Kadınlarda ise bu destek daha zayıf olduğu için ağrı sinyali daha uzun süre açık kalıyor.