İleri yaşta yeni tanı konulmuş diyabet, pankreas kanseri habercisi olabilir

Dünyada kanser ölümlerinde dördüncü sırada yer alan ve görülme sıklığı giderek artan pankreas kanseri, genelde geç fark ediliyor. Tanı konan hastaların yarısında, pankreas kanserinin başka organlara metastaz yaptığı görülüyor. Günlük yaşantıda yapılan bazı yanlışların da hastalığa zemin hazırladığına işaret eden uzmanlar, ”obezite, diyabet, sigara ve alkol,  beslenme alışkanlıkları ve genetik yatkınlığa” dikkati çekiyor.

 

Acıbadem Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan, genellikle belirti vermeyerek sinsice ilerleyen pankreas kanserinin, ancak ileri evrelerinde sırt ağrısı, karında şişkinlik veya sarılık gibi şikayetlerle kendini belli edebildiğini söyledi.

”Bel ağrısı ya da diğer sindirim sistemi hastalıklarıyla karışabiliyor”

Pankreas kanserine bağlı bazı şikayetlerin diğer sindirim sistemi hastalıklarıyla, sırta vuran ağrının ise bel problemleriyle karışabilmesi nedeniyle hızlı yayılan bu tümör, çoğunlukla ileri evrede tespit edilebiliyor. Tanı konan hastaların yarısında pankreas kanserinin başka organlara metastaz yaptığını (sıçradığını) görüyoruz. Dünyada kanser ölümlerinde dördüncü sırada yer alan ve görülme sıklığı giderek artan pankreas kanserine, günlük yaşantımızda yaptığımız bazı yanlışlar da zemin hazırlayabiliyor. Sağlıklı bir yaşam tarzı pankreas kanseri riskini azaltmada önemli rol oynuyor.

Riski artıran 5 etken 

Obezite (Şişmanlık): Geniş kitleler üzerinde yapılan çalışmalarda vücut kitle indeksi (VKİ) 30 ve üzeri olan kişilerde pankreas kanseri riskinin arttığı gösterilmiştir. Aşırı kilolu olunmasa da, bel çevresi yağ dokusu artmış kişilerde de bu riskin benzer şekilde arttığı bilinmektedir. Tüm dünyada artan obezite oranına paralel olarak pankreas kanseri sıklığının da artacağı öngörülmektedir. 

Sigara ve alkol: Sigara kullanımı pankreas kanseri için bilinen en önemli risk faktörlerindendir. Sigara kullanımı ile hastalık riski yaklaşık iki kat artmakta, sigaranın bırakılmasıyla bu risk,  sigara içmeyen kişilere göre azalarak 1.2 kata kadar düşmektedir.

Alkol kullanımıyla pankreas kanseri ilişkisi net ortaya konulmamıştır. Bazı çalışmalarda yoğun alkol tüketen kişilerde hastalık oranının arttığı saptanırken, bazı çalışmalarda herhangi bir ilişki kurulamamıştır. Bununla birlikte yoğun alkol tüketimi, pankreatit denilen pankreas iltihabı için ana risk faktörlerindendir ve pankreatitin pankreas kanseriyle ilişkisi bulunmaktadır.

Diyabet hem risk faktörlerinden, hem de hastalığın sonuçlarından”

Diyabet (Şeker hastalığı):  Diyabet hem pankreas kanseri risk faktörlerinden, hem de hastalığın sonuçlarından biridir. Uzun süreli diyabet, pankreas kanseri riskini 1.5-2.5 kat arası artırmaktadır. Ancak 15-20 yıl kontrollü diyabeti olan hasta gruplarında pankreas kanserinde artış saptamayan bildiriler de bulunmaktadır. İleri yaşta yeni tanı konulmuş diyabet, pankreas kanseri habercisi olabilir. Bu grup hastalarda kan şekeri değerleri, kanser tedavisi sonrası sıklıkla düzelmektedir.

Genetik yatkınlık: Hem benzer çevresel faktörler, hem aynı genetik havuz paylaşıldığı için bazı ailelerde pankreas kanseri kümeleşmesi görülür. Genetik araştırma konusundaki tüm ilerlemelere rağmen henüz ailevi pankreas kanseri konusu net açıklanabilmiş değildir. Tüm pankreas kanserlerinin yaklaşık yüzde 4-5’lik kısmını oluşturan bu grupta belirlenecek genetik belirteçler ile gelecekte bu ailelerde tarama yapmak mümkün olacaktır.

Beslenme alışkanlıkları:  Bilimsel bazı çalışmalar işlenmiş et, doymuş yağ asitleri ve şekerli içeceklerden zengin Batı tipi beslenmenin pankreas kanseri riskini artırdığını göstermektedir. Batı tipi beslenmenin obeziteye yol açarak pankreas kanseri riskini etkilediği de öne sürülmektedir. Her şekilde sağlıklı beslenme alışkanlıklarının koruyucu olduğu akılda tutulmalıdır.

(Visited 56 times, 1 visits today)