Her safra kesesi taşı alınmalı mı?

Toplumun yüzde 15’inde safra taşı bulunmaktadır. Genetik yatkınlık, gebelik, doğum kontrol haplarının uzun süre kullanılması, aşırı kilo alma ve hızlı kilo kaybına bağlı olarak gelişebilen safra kesesi taşları, safra kanalına düştüğünde tıkanıklığa yol açarak sarılık ve karaciğer işlev bozukluklarına neden olabiliyor. 

Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Türkmen Bahadır Arıkan, her safra kesesi taşına müdahale edilmediğini belirterek, şöyle dedi:

”3 santimden büyük, porselen safra kesesi”…

Safra kesesi taşları önemli bir sağlık sorununa neden olmuyorsa vücutta kalmasına izin verilir. Toplumun yüzde  15’inde safra taşı bulunmaktadır. Bu kişilerin yüzde  20’sinde safra kesesi taşı hastalık oluşturmaktadır. Herhangi bir bulgu vermeyen ve görüntüleme yöntemleriyle tesadüfen belirlenen taşlar için (taşın 3 santimetreden büyük olması, safra kesesinin tamamen taşla dolu olması, porselen safra kesesi gibi durumlar hariç) safra kesesi ameliyatı önerilmemektedir.

”Rahatsızlık veren taş alınmazsa sorun büyür”

Safra kesesindeki taş özellikle yağlı yemek yedikten sonra karın sağ üst kadranında, göbek üst kısmında veya sırta özellikle sağ kürek kemiğine yayılan yoğun bir ağrı ve rahatsızlık hissi oluşturabilir. Bu durum yemekten bağımsız gece saatlerinde de ortaya çıkabilmektedir. Ağrıya genellikle terleme, bulantı ve kusma da eşlik edebilmektedir. Rahatsızlık veren taş alınmazsa safra kesesi taşı ani safra kesesi iltihabına, taşın ana safra kanalını tıkaması ile sarılığa, safra yolu iltihabı hastalığına veya taşın pankreas kanalını tıkaması senaryoları ortaya çıkabilmektedir. Pankreas kanalını tıkanması, pankreas iltihabına neden olmakta maalesef bu durum yaşamı tehdit etmektedir.

(Visited 23 times, 1 visits today)