Göz kapağında geçmeyen yaralar, kanser habercisi olabilir
- Büyükşehirde yaşayanlar uyumaya da zaman bulamıyor: ”Uyku süresi ortalamanın altında” - 4 Haziran 2026
- Bu hastalık, kadınlarda erkeklere göre 5 yıl daha erken gözüküyor - 3 Haziran 2026
- Hipnoz sırasında kişi istemediği bir şey söyler mi? - 2 Haziran 2026
Türk Oftalmoloji Derneği, göz kanserine dikkati çekti; ”Göz küresi ve çevresinde, tıpkı diğer organlarda olduğu gibi iyi ve kötü huylu tümörler görülebilir”, ” Göz kapaklarındaki geçmeyen yaralar, göz kanseri belirtisi olabilir.”
![]()
Türk Oftalmoloji Derneği Oküler Onkoloji Birim Başkanı Prof. Dr. Hülya Gökmen, göz küresi ve çevresinde, tıpkı diğer organlarda olduğu gibi iyi ve kötü huylu tümörler görülebildiğine işaret etti:
Hangi belirtiler dikkate alınmalı?
Göz ve göz çevresinde ortaya çıkan tümörler, çeşitli göz şikayetlerine sebep olabilir. Bulanık görme, görme azalması, şaşılık, çift görme, gözün öne doğru çıkması ve kapaklarda şekil bozukluğu bu şikayetler arasında yer alır. Göz kapağında geçmeyen yaralar da kanser habercisi olabilir. Bazen tümörün olduğu gözde öne doğru büyüme olabilir. Ele gelen bir kitle ve şişlik olabilir.
Bazen de belirtisiz ilerleyebilir
Göz ve göz çevresindeki tümörler, bu şikayetler ortaya çıkana kadar uzun bir süre belirtisiz, bulgu göstermeyen bir dönem geçirebilirler. Göz hekimleri olarak, hastaların rutin kontrolleri ya da gözlük muayenesi sırasında göz kanserini tesadüfen de olsa tespit edebiliyoruz.
Göze metastaz ihtimali
Ayrıca başka bir organda kanser görülen hastalarda, bu hastalığın teşhisinden önce, tedavi sırasında ya da iyileşme süreci sonrasında bir takım göz problemleri yaşanabilir. Göze metastaz ihtimali veya kanserle ilişkili durumlar ortaya çıkabilir. Bu tür kanser öyküsü olan hastaların, her türlü göz problemlerine daha hassasiyetle yaklaşmaları ve en kısa zamanda bir göz hekimine başvurmaları ya da tedaviyi sürdüren onkolog doktoruna şikayetleriyle ilgili bilgi vermeleri oldukça önemli.
Tedavisi…
Bu tümörler zamanında tedavi edilmezse kalıcı görme kayıplarına ve hatta hayati tehlikeye yol açabilirler. Bu yüzden bu tür hastalıkların erken tanı ve tedavisi son derece önemli. Son yıllarda, tıbbin tüm alanlarında olduğu gibi, oküler onkoloji alanında da birçok gelişme var. Bu sayede 10 yıl önce hastanın gözünü almak zorunda kalınan bazı göz kanserlerinde artık göz koruyucu ve hayat kurtarıcı tedavi yöntemleri uygulanıyor.