Safra kesesi taşında çözüm her zaman ameliyat değil
- Bahar aylarında aort yırtılması riski artıyor - 13 Nisan 2026
- Demir eksikliği mi yoksa bahar yorgunluğu mu? - 12 Nisan 2026
- Türkiye kendi kanser ilacını dünyaya kazandırmaya hazırlanıyor - 6 Nisan 2026
Safra kesesinde taş saptanan her hastanın mutlaka ameliyat olması gerekmediğini ifade eden Cerrah Prof. Dr. Törer, hiçbir şikayeti olmayan, tamamen tesadüf eseri safra kesesi taşı olduğu saptanan hastalarda ameliyat önerilmediğini dile getirdi.
Medline Adana Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Nurkan Törer, safra kesesi taşı hastalığında böbrek taşlarında olduğu gibi taşın kırılması, düşürülmesi veya eritilmesi gibi tedavilerin olmadığını dile getirerek, en etkin tedavi yönteminin ameliyat ile safra kesesinin içindeki taşlarla beraber alınması olduğunu kaydetti.
Safra kesesinde taş saptanan her hastanın mutlaka ameliyat olması gerekmediğini ifade eden Prof. Dr. Törer, şöyle devam etti:
”Hiçbir şikayeti olmayan, tamamen tesadüf eseri safra kesesi taşı olduğu saptanan hastalarda ameliyat önerilmez. Ancak bu hastaların safra kesesinin yaratabileceği ciddi sorunları hayatlarının bir döneminde yaşama olasılığının az da olsa olduğu bilinmelidir. Ayrıca safra çamuru veya yoğunlaşması olarak bilinen durumlarda hastanın ameliyata engel başka ciddi sağlık sorunları da varsa bazı ilaç tedavileri denenebilir ancak bu yöntem uzun süreli olarak önerilmez.”
KAPALI YÖNTEMDE HASTA KONFORU ARTIYOR
Safra kesesi ameliyatlarının günümüzde genellikle kapalı yöntemle (laparoskopik) yapıldığını anlatan Prof. Dr. Törer, nadiren de olsa açık yöntemle yapılmasının gerekebildiğini ifade etti.
Safra kesesi taşlarının iki açıdan klinik önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Törer, şöyle devam etti:
“Bunlardan ilkinde hastalar sıklıkla yemeklerden sonra artan şişkinlik, karın ağrısı, midede ekşime-yanma ve bulantı gibi şikâyetlerde bulunurlar. İkincisi ve daha önemlisi ise taşların safra sisteminde yarattığı tıkanıklıklara bağlı ciddi sorunlardır. Bunlar safra kesesi iltihabı, pankreas iltihabı, safra yolları iltihabı ve sarılık gibi bazen hayati tehlike yaratabilecek kadar önemli olabilir. Sorunlar birinci aşamada ise safra kesesinin alınması nispeten kolay, riskleri oldukça düşük ameliyatlardır. Ancak problemler arttıkça (iltihap, safra kanallarına taş düşmesi v.b) ameliyattan önce yapılması gereken ek girişimler ve tedaviler gündeme gelir. Bu gibi durumlarda ameliyatın da riskleri artar ve kapalı yöntemle gerçekleşme olasılığı azalır.”