“Beyin Ölümü Tıbben ve Hukuken Ölümdür”

Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. Fethi Gül, toplumda yaygın şekilde yanlış bilinen beyin ölümü kavramına açıklık getirdi. Beyin ölümünün koma veya bitkisel hayat olmadığını vurgulayan Gül, “Beyin ölümü, beyin ve beyin sapı işlevlerinin geri dönüşümsüz olarak tamamen kaybıdır. Tıbben ve hukuken ölüm olarak kabul edilir” dedi.

Türk Yoğun Bakım Derneği, toplumda beyin ölümü konusunda yaygın olan yanlış inanışları düzeltmek ve organ bağışına ilişkin farkındalığı artırmak amacıyla bir basın toplantısı düzenledi. Derneğin İstanbul’daki merkez binasında gerçekleştirilen toplantıda, beyin ölümünün bilimsel ve hukuki boyutları ele alınırken konuya ilişkin 5 maddelik deklarasyon da kamuoyuyla paylaşıldı.

Toplantıya Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. Fethi Gül, Dernek 2. Başkanı Prof. Dr. Asu Özgültekin ile Organ ve Doku Nakli Daire Başkanlığı İstanbul Bölge Koordinasyon Merkezi Sorumlu Hekimi Doç. Dr. Gülçin Hilal Alay katıldı.

“Beyin ölümü ölümden farklı değildir”

Toplantıda açıklanan deklarasyonda, nörolojik kriterlere dayanarak konulan beyin ölümü tanısının ölümün kendisi olduğu vurgulandı. Uzmanlar, beyin ve beyin sapının tüm fonksiyonlarının geri dönüşümsüz biçimde kaybedildiği bu durumda kişinin kendi kendine nefes almasının ve yaşamsal faaliyetlerini sürdürmesinin mümkün olmadığını belirtti.

Yoğun bakım teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte, ağır beyin hasarı bulunan hastalarda kalp ve diğer organların cihaz desteğiyle kısa süre daha çalıştırılabildiğine dikkat çekilen açıklamada, kalbin atmaya devam etmesinin kişinin yaşadığı anlamına gelmediği ifade edildi.

Koma ve bitkisel hayatla aynı değil

Uzmanların özellikle üzerinde durduğu konulardan biri de beyin ölümü ile koma veya bitkisel hayat arasındaki fark oldu.

Deklarasyonda, koma ve bitkisel hayat durumlarında beynin bazı fonksiyonlarının devam edebildiği ve bazı hastalarda iyileşme ihtimalinin bulunduğu belirtildi. Beyin ölümünde ise geri dönüş ya da iyileşme ihtimalinin bulunmadığı vurgulandı.

Toplumda en sık karşılaşılan yanlış inanışlardan birinin beyin ölümünün geçici bir durum olduğu yönündeki düşünce olduğuna dikkat çeken uzmanlar, beyin ölümünün deneyimli hekimler tarafından belirlenmiş tıbbi ve yasal kriterler doğrultusunda konulan kesin bir tanı olduğunu ifade etti.

Beyin ölümü tanısı nasıl konuluyor?

Türk Yoğun Bakım Derneği’nin açıklamasına göre beyin ölümü tanısı, geri dönüşü olmayan ağır beyin hasarı bulunan hastalarda değerlendiriliyor.

Tanı süreci; biri nöroloji veya beyin cerrahisi uzmanı, diğeri ise anestezi-reanimasyon ya da yoğun bakım uzmanı olmak üzere iki uzman hekim tarafından yürütülüyor. Sağlık Bakanlığı’nın belirlediği kriterler doğrultusunda yapılan değerlendirmelerde gerekli durumlarda yardımcı testlerden de yararlanılıyor.

Uzmanlar, tanı sürecinde acele edilmediğini ve tüm değerlendirmelerin tanının kesinliğini sağlamak amacıyla titizlikle gerçekleştirildiğini belirtiyor.

Organ naklinin en kritik aşaması

Deklarasyonda, beyin ölümü tanısının organ nakli açısından hayati önem taşıdığı da vurgulandı.

Beyin ölümü gerçekleşen ve ailesinin organ bağışına onay verdiği kişilerden alınan organların, organ bekleyen hastaların tedavisinde kullanılabildiği belirtilirken, kadavradan organ naklinin temelini beyin ölümü tanısının oluşturduğu ifade edildi.

Uzmanlar, beyin ölümü tanısı alan kişinin tıbben ve hukuken ölü kabul edildiğini, buna rağmen solunum cihazı ve yoğun bakım desteği sayesinde bazı organ fonksiyonlarının kısa süre daha sürdürülebildiğini hatırlattı.

Türkiye’de 35 bin kişi organ bekliyor

Türk Yoğun Bakım Derneği’nin paylaştığı verilere göre Türkiye’de 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 35 bin kişi organ nakli bekleme listesinde bulunuyor.

Ancak Türkiye’de kadavradan gerçekleştirilen organ nakillerinin oranı yüzde 20’nin altında kalıyor. Organ nakillerinin büyük bölümü canlı vericilerden sağlanıyor.

Uzmanlar, yoğun bakımlarda beyin ölümü tanısının eksiksiz ve zamanında konulmasının hem organ bağışı oranlarının artırılması hem de organ bekleyen hastaların yaşam şansının yükseltilmesi açısından büyük önem taşıdığını belirtiyor.

Prof. Dr. Fethi Gül: “Yanlış bilgiler hem aileleri hem sistemi zorluyor”

Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. Fethi Gül, toplumda beyin ölümü konusunda ciddi bilgi eksiklikleri bulunduğunu belirterek şunları söyledi:

“Beyin ölümü koma ya da bilinç kaybı gibi farklı durumlarla karıştırılıyor. Beyin ölümünün geçici olduğu ve hastanın iyileşeceği yönünde yanlış algılar bulunuyor. Bu durum hasta yakınlarını psikolojik olarak zor bir sürece sokarken, sağlık sistemine ve ailelere ekonomik yük oluşturuyor. Toplumun doğru bilgilendirilmesi ve beyin ölümü gerçeğinin doğru anlaşılması, hem organ bağışı farkındalığının artmasına hem de organ nakline ihtiyaç duyan hastaların yaşamlarına sağlıklı şekilde devam edebilmesine katkı sağlayacaktır.”

(Visited 10 times, 10 visits today)