Dünyada geri dönüşümsüz körlüğün nedeni: ”Glokom”
- Bahar aylarında aort yırtılması riski artıyor - 13 Nisan 2026
- Demir eksikliği mi yoksa bahar yorgunluğu mu? - 12 Nisan 2026
- Türkiye kendi kanser ilacını dünyaya kazandırmaya hazırlanıyor - 6 Nisan 2026
Türk Oftalmoloji Derneği Glokom Birimi Başkanı Prof. Dr. Ilgaz Yalvaç “Fark edilmeden ilerleyen göz tansiyonu, zamanında müdahale edilmediğinde körlüğe yol açıyor” dedi.
Prof. Dr. Ilgaz Yalvaç, 7-13 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilen Dünya Glokom Haftası kapsamında glokoma karşı toplumsal farkındalığı artırmaya yönelik açıklamalarda bulundu.
Göz tansiyonu artışı olarak da bilinen glokomun, genellikle göz içi basıncının artmasıyla ortaya çıktığını anlatan Prof. Dr. Ilgaz Yalvaç, bu durumun zaman içerisinde, görme siniri hasarı, çevresel görme alanı kaybı ve son olarak körlükle sonuçlanabildiğini dile getirdi.
Göz içi basıncı ne kadar yüksekse, görme sinirinin hasar görme olasılığının da o kadar yüksek olduğunu kaydeden Prof. Dr. Ilgaz Yalvaç, şöyle devam etti:
”Ne yazık ki, hastada bu semptomlar her zaman fark edilebilir algıda değildir ve glokom, özellikle yaşlılarda körlüğün en yaygın sebebidir. Bu nedenle, düzenli göz muayenesinin yaptırılması önerilmektedir.
Türkiye’de 2,5 milyona yakın glokom hastası olduğu tahmin edilirken her 4 hastadan yalnızca biri teşhis edilebiliyor. Geri dönüşümsüz görme kaybına yol açan glokomun en önemli özellikleri arasında, hastaların büyük bir bölümünde sinsi seyretmesi ve geç tanı konulması yer alıyor.
Migren sanılan ataklar göz tansiyonu çıkabiliyor
Açık açılı glokom olarak bilinen ve en sık rastlanılan glokom tipinde hastalık genellikle bir başka şikâyetten ötürü göz muayenesine gelen hastalarda tesadüfen tespit ediliyor. Birçok hasta genellikle 40 yaşından sonra yakın görme bozukluğundan dolayı göz hekimine başvurduğunda göz tansiyon hastası olduğunu öğreniyor.
Dar açılı glokom olarak bilinen bir başka glokom tipinde ise hastalar glokomun belirtilerini migren ataklarıyla karıştırıyor. Migren sanılan baş ağrıları aslında sinsice ilerleyen ve zamanla körlüğe yol açabilen göz tansiyon hastalığı çıkabilir. Glokomun hangi tipi olursa olsun erken tanı ve müdahale ile hastalık kontrol altına alınarak görme yetisinin korunması sağlanabiliyor.”
Glokom genetik yatkınlığı olan bireylerde daha sık görülüyor
Prof. Dr. Ilgaz Yalvaç, glokomun en sık görülen tipinin açık açılı ya da diğer bir deyişle ”sinsi glokom” olduğunu ifade ederek, ”Özellikle anne, baba ve kardeş gibi birinci dereceden yakın akrabaların glokomlu olması hastalığın aile üyelerinde görülme riskini 7 kat arttırıyor. Daha nadir olan dar açılı glokom ise kadınlarda ve yüksek hipermetrop kimselerde daha sık görülebiliyor” dedi.
Glokom genellikle ileri yaş hastalığı olarak bilinse de gerçekte gençlerde hatta yeni doğan bebeklerde ve çocuklarda dahi ortaya çıkabildiğini kaydeden Prof. Dr. Ilgaz Yalvaç, diyabet, göze ait nedenler veya başka sebeplerden uzun süreli kortizon tedavisi, geçirilmiş göz yaralanmalarının da glokom için diğer risk faktörlerini oluşturduğunu anlattı.
Prof. Dr. Ilgaz Yalvaç, glokomun damarsal problemler, düşük kan basıncı, uykuda nefessiz kalma (uyku apnesi) sorunları olanlarda da görülebildiğini kaydederek, göz muayenesinin ayrılmaz bir parçası olan göz tansiyonu ölçümünün glokom teşhisinde ilk adım olarak çok önemli yeri olduğunu, ancak sadece basınç ölçümü ile tanı ve tedavi planlamasının yapılmadığını, görme alanını ölçen ya da görme sinirindeki erken kayıpları dahi yakalayabilen diğer ileri yöntemlerle hastaları takip ettiklerini vurguladı.
Prof. Dr. Yalvaç, özellikle miyop ameliyatı geçirmiş kimselerde kornea dokusunun inceldiğini, bu durumun yanlış olarak göz tansiyonunun normal olarak ölçülmesine yol açabileceğini ve hastalığın atlanabileceğini belirterek, bu hastaların daha dikkatli olmalarının altını çizdi.
Bebeklerde de görülüyor
Bebeklerde de glokom olabileceğini hatırlatan Prof. Dr. Ilgaz Yalvaç, ”Doğumsal (konjenital) glokom dediğimiz bu tip erişkin glokomlarından çok farklıdır. 3 yaşına kadar bebeklerde gözün dış tabakası çok elastik olduğu için artan basınç gözü büyütür, bebek iri gözler ile doğabilir. Bu tek taraflı olursa daha kolay fark edilebilir ancak iki taraflı olduğunda gözden kaçabilir. Aile özellikle tek veya iki taraflı büyük gözlü bebeklerde dikkatli olmalıdır. Bu bebeklerde aşırı sulanma, ışıktan rahatsızlık vardır ve göz rengi iyi seçilemez. Bu belirtiler varsa derhal bir göz hekimine başvurmalıdırlar” dedi.