4 milyon kişi alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanmasından muzdarip

Türkiye’de, 4 milyon kişi siroz riski taşıyan ”NASH” hastası. Yani, bu kişiler alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanması sorunu yaşıyor. Uzmanlar, ”hastalığın özellikle bel çevresindeki kalınlaşmayla direkt ilgili olduğuna” işaret ediyor.

Ülkemizde, Türkiye Karaciğer Araştırmaları Derneği öncülüğünde ”Dünya NASH Günü” farkındalık çalışmaları devam ediyor. İç Hastalıkları Uzmanı ve Fitoterapist Prof. Dr. Murat Hakan Terekeci, Türkiye’de her 5 kişiden birinde görülen karaciğer yağlanması sorununun, sağlıksız beslenme ve hareketsiz yaşam nedeniyle her geçen gün arttığını işaret etti. ” sessiz çığlığı” olarak nitelendirilen yağlanmaya karşı uyarı ve önerilerde bulundu.

Her 5 kişiden 1’inde karaciğer yağlanması var

 Türkiye’de her 5 kişiden birinde görülen karaciğer yağlanması sorunu, sağlıksız beslenme ve hareketsiz yaşam nedeniyle her geçen gün artmakta. Türkiye’de bulunan 19 milyon yağlı karaciğer hastasından 4 milyonu siroz riski taşıyan ‘NASH’ hastası.

Alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanması 

NASH, Türkçe açılımıyla ‘alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanması’ hastalığının, özellikle bel çevresindeki kalınlaşmayla direkt ilgili olduğunu söyleyebiliriz. Bunun yanı sıra, gün içerisinde çok sayıda ilaç almak zorunda kalan bireylerin de karaciğerini koruması gerekiyor. Çünkü kimyasalların detoksifikasyonu karaciğer üzerinde gerçekleşiyor.

Bu hastalık vücutta karaciğere özgü sinyal vermediği için sinsi ilerliyor. Sinyal verecek noktaya geldiğinde ise artık hastalığın geri dönüşü maalesef olmuyor. Bu sebeple karaciğer yağlanmasında erken müdahale ve önlemler hayat kurtarıyor.

Kilo probleminiz varsa, karaciğerinizde de yağlanma var!

Karaciğer protein, karbonhidrat ve yağ metabolizmasında, hücresel düzeyde hayati fonksiyonlarını yerine getiren önemli bir organ. Bu fonksiyonlarda meydana gelen bir aksama, diyabet ve kolesterol gibi metabolik rahatsızlıklara zemin hazırlar.

Diyabet ve kolesterol gibi kronik metabolik hastalığı olanlar, kilolu olanlar, hareketsiz kalanlar, düzenli ya da düzensiz alkol tüketenler, çoklu ilaç kullanmak zorunda olan kişilerin tamamı, karaciğer yağlanması yönünden risk grubundadır. Bu bireyler sadece beslenme ve hayat şekillerini değiştirmekle kalmamalı, aynı zamanda fitoterapide öne çıkan bitkisel özütleri de kullanmalıdır

Devedikeni, zerdeçal, enginar, karahindiba gibi bitkilerin içerisindeki aktif özütlerin karaciğer yağlanması üzerinde olumlu sonuçlar verdiğini klinik olarak biliyoruz. Burada dikkat edilmesi gereken temel önemli nokta, bunları besin olarak tüketmek yerine, bu bitkisel özütlerin standardize edilmiş aktif içeriklerini içeren ürünleri almak gerekir. Doğru ürünlerin doğru dozlarda alınması ve tetkiklerin tamamlanması için başlangıçta doktor gözetimi gerekmektedir.

(Visited 83 times, 1 visits today)