Üniversiteli Zeliha’dan Vitiligoya ‘Umut Işığı’ olacak cihaz

Her şey babasının cildindeki beyaz lekelerle başladı. İstinye Üniversitesi öğrencisi Zeliha Alboru, babasının yıllardır savaştığı vitiligo hastalığına sessiz kalmadı. Arkadaşlarıyla birlikte, hastanelerdeki devasa ve tüm vücudu ışına maruz bırakan cihazların yerini alacak, taşınabilir ve hedef odaklı bir tedavi cihazı geliştirdi. Bu buluş, dünya genelinde milyonlarca insan için yeni bir umut olabilir.

Halk arasında ‘ala’ veya ‘beyazlama hastalığı’ olarak bilinen vitiligo, cilde rengini veren pigmentlerin kaybolmasıyla ortaya çıkan ve hastaların yaşam kalitesini derinden etkileyen bir durum. Babasının bu mücadelesine tanıklık eden İstinye Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği 3. sınıf öğrencisi Zeliha Alboru, “Neden daha iyi bir çözüm olmasın?” diyerek yola çıktı.

Arkadaşları İlayda Erdoğan ve Aleyna Erdoğan ile güçlerini birleştiren Zeliha, akademik danışmanları Dr. Aytaç Durmaz’ın rehberliğinde, vitiligo tedavisinde çığır açabilecek bir prototip geliştirdi: IoT Entegrasyonlu Güvenli ve Etkin UVB LED Fototerapi Cihazı.

Devasa Cihazlar Yerine Cep Boyu Teknoloji

Mevcut fototerapi (ışık tedavisi) yöntemleri, genellikle hastaların büyük kabinlere girerek tüm vücutlarının ultraviyole ışınlarına maruz kalmasını gerektiriyor. Bu hem pratik değil hem de sağlıklı dokuların gereksiz yere ışın almasına neden oluyor.

Zeliha ve ekibinin geliştirdiği cihaz ise bu sorunu kökünden çözüyor:

  • Taşınabilir ve Kullanıcı Dostu: Cihaz, hastaların tedavilerini evlerinin konforunda veya diledikleri yerde yapmalarına olanak tanıyor.

  • Hedef Odaklı Tedavi: Sadece vitiligo lekelerinin olduğu bölgeye kontrollü ve güvenli bir şekilde ışık vererek, sağlıklı deriyi koruyor.

  • Akıllı Teknoloji: Belirli modlar ve sürelerle ışık yayarak, tedavinin güvenliğini ve etkinliğini en üst düzeye çıkarıyor.

“Babasının Hikayesi, Milyonlara Umut Oldu”

Projenin ilham kaynağı Zeliha Alboru, Türkiye’de nüfusun %0.15’ini etkileyen bu hastalıkla ilgili çarpıcı bilgiler paylaşıyor: “Hastalığın sebebi tam olarak bilinmiyor ama fototerapi, pigmentleri yeniden canlandırmada %40 ila %100 arasında etki gösteriyor. Biz de bu kanıtlanmış yöntemi, herkesin kullanabileceği pratik bir hale getirmek istedik.”

Ancak Alboru, bu tedavinin bir uzman kontrolünde yapılması gerektiğinin altını çiziyor: “UVB ışınlarına fazla maruziyet riskli olabilir. Bu yüzden sistemimiz, belirlenen parametreler ışığında güvenli kullanımı esas alıyor.”

Üniversite-Sanayi İş Birliğinin Gücü

TÜBİTAK tarafından da desteklenen proje, üniversite ve sanayiyi bir araya getiren başarılı bir örnek. Akademik danışman Dr. Aytaç Durmaz, “Projenin ileri faz klinik çalışmaları tamamlandığında, bu cihazı dermatoloji alanında yaygın kullanıma sunmayı hedefliyoruz. Bu, yenilikçi medikal cihazların geliştirilmesine önemli bir katkı,” diyor.

Şu an yazılım geliştirme aşamasında olan cihazın ilk prototipi yakında oluşturulacak. Ekip, optimum tedavi yanıtı için en az bir yıllık bir süreç gerektiğini belirtse de, bu buluşun babasının ve onun gibi milyonlarca hastanın hayatında yaratacağı fark için heyecanla çalışmaya devam ediyor. Babasının yaşadığı zorluklardan doğan bu proje, bilimin ve azmin en dokunaklı hikayelerinden birini yazıyor.

(Visited 20 times, 1 visits today)