TTB’den yeni varyant açıklaması: Test yapılmazsa tespit edilemez

Yeni varyantlar nedeniyle vaka sayılarının artabileceğine vurgu yapan Türk Tabipleri Birliği (TTB), “Sağlık Bakanı’nın söylediği gibi yeni varyantların ülkemizde görülmediğini söylemek kanıta dayalı değildir. Çünkü test yapılmazsa virüs de tespit edilemez”değerlendirmesinde bulundu.

Türk Tabipleri Birliği Pandemi Çalışma Grubu, Covid-19’un yeni varyantıyla ilgili açıklama yaptı.

Açıklamada, “Hükümetin aşı öncesi dönemdeki tüm kararlarında toplumun sağlığı yerine sermayenin çıkarlarını tercih ettiğini net biçimde göstererek ülkeyi adeta sürü bağışıklığına sürüklemiştir” ifadelerine yer verilen açıklamada, “Yetersiz, bilimsel olmayan düzenlemeler salgının yayılımını önleyemediği gibi sosyal ve maddi olarak bir başına bırakılan toplum için salgını adeta işkence haline getirerek salgına karşı toplumsal direnci kırmıştır. Üstelik, ülkede COVID-19 ile ilgili alınan önlemlere uymayanlara verilen cezalar da affedilmiştir. Bu yolla salgınla mücadele politik kararlılığının yetersizliği de açıkça ilan edilmiştir. Günümüze kadar uygulanan yanlış politikalar, ileride bulaşıcı hastalıkların oluşturabileceği ciddi tehlikelere verilebilecek toplumsal cevabı da zayıflatmıştır” denildi.

TTB, virüsün mutasyon geçirmeye devam ettiğini vurgulayarak “DSÖ’nün izleme aldığı iki yeni Omicron alt varyantı; EG.5 (Eris) ve BA.2.86’dır. Bunlardan Eris tüm dünyada azalan taramalara karşın, salgında ‘yaz piki’ ne yol açmış ve hastaneye yatışlara da yansımıştır. Pirola olarak adlandırılan BA.2.86 ise ‘hipermutant’tır. Aşı ve hastalıkla ilişkili bağışıklıktan kaçabileceği endişe vericidir” ifadelerini kullandı.

‘Yeni varyantların ülkemizde görülmediğini söylemek kanıta dayalı değildir’

Yeni varyantlar nedeniyle vaka sayılarının artabileceğine dikkat çekilen açıklama şöyle devam etti:

“DSÖ ve ilgili kuruluşlar salgın taramalarının sürdürülmesi ve yeni sezonda, sonbaharda, ileri yaş ve eşlikçi hastalıkları olanların aşı tekrarı ve bireysel önlemler ile korunmalarının önemine dikkat çekmektedir. Hekimler tüm yaz boyunca süregiden ‘yaz gribi’ gibi alışılmadık bir salgın ile karşı karşıya olduğumuzu belirtmektedir. Ancak bireysel ve atık su taramaları yapılmadığı için ülkemizde ‘yaz gribi’ ve ‘ishal’ salgınları ile COVID-19 yeni varyantları arasındaki bağlantı kurulamamaktadır. Dolayısıyla Sağlık Bakanı’nın söylediği gibi yeni varyantların ülkemizde görülmediğini söylemek kanıta dayalı değildir. Çünkü test yapılmazsa virüs de tespit edilemez.”

‘Son açıklamalar yalnızca salgının eskisi gibi yıkıcı olmayacağına dair teselliye yönelik’

“Ayrıca salgının yeniden alevlenmesine yönelik bir hazırlık da görülmemektedir. Sağlık Bakanlığı web sitesinde COVID-19’a yönelik paylaşılan son veriler Mart 2023’e aittir. Dolayısıyla Sağlık Bakanı’nın konuyla ilgili son açıklamaları da yalnızca salgının eskisi gibi yıkıcı olmayacağına dair teselliye yönelik kalmıştır.

Türk Tabipleri Birliği olarak aşı eşitsizliğine ve gittikçe güçlenen aşı kararsızlığına ulusal ve uluslararası düzeyde sürekli dikkat çeksek de; hem ulusal hem uluslararası yetkili kuruluşlar, ne aşı eşitsizliği ne de aşı kararsızlığı ve aşı karşıtlığıyla mücadele konusunda yeterli çabayı göstermişlerdir.

Geldiğimiz noktada, Türkiye nüfusunda COVID-19 aşısı ile iki doz aşılananların oranı %62,4’tür. Üç doz aşılananların oranı ise yalnızca %33,1’dir. 2023 senesinde yapılan toplam COVID-19 aşısı sayısı yaklaşık 110 bin, içinde olduğumuz ağustos ayında ise bu sayı yalnızca bin civarındadır. Öyle bir noktadayız ki, ülkedeki sağlık çalışanlarının dahi önemli bir kısmı COVID-19 aşılarından bazılarına güven duymamaktadır. Aşı kararsızlığı, önümüzdeki salgınlar için acil olarak başa çıkmamız gereken en önemli konulardan biri olarak karşımızdadır.”

‘Aşılanmaya teşvik etmek Sağlık Bakanlığı’nın öncelikli görevidir’

“Ülkedeki mevcut COVID-19 aşısı çeşitleri ve sayısı hakkında toplumu bilgilendirmek ve gerektiğinde aşılanmaya teşvik etmek Sağlık Bakanlığı’nın öncelikli görevidir.

COVID-19 bitmedi, halen hayatımızda duruyor. Yaşlı ve kronik hastalar başta olmak üzere toplumun hem COVID-19 hem de diğer bulaşıcı hastalıklardan korunması için gerekli önlemlerin alınması, COVID-19 salgını süresince yapılan hatalardan ders çıkarılıp aşı kararsızlığıyla mücadele dahil toplum sağlığına yönelik her türlü düzenlemenin toplumun da içinde olduğu şekilde yapılması gelecek için hayati önemdedir.”

(Visited 45 times, 1 visits today)