TTB: Şebnem Korur Fincancı özgür bırakılsın
- Bilim İnsanlarından Çarpıcı Açıklama: Sağlıklı Yaşam Süresi Uzatılabilir - 29 Nisan 2026
- Bahar aylarında aort yırtılması riski artıyor - 13 Nisan 2026
- Demir eksikliği mi yoksa bahar yorgunluğu mu? - 12 Nisan 2026
Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyince, Dr. Şebnem Korur Fincancı’nın tutukluğunun sona erdirilmesi istendi.
Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, Dr. Şebnem Korur Fincancı’nın tutuklanmasının ardından TTB’de bir basın toplantısı düzenledi.
Basın toplantısına TTB Merkez Konseyi üyeleri, tabip odalarının yöneticileri ve üyeleri ile emek-meslek örgütlerinin, demokratik kitle örgütlerinin ve siyasi partilerin temsilcileri katılım sağladı.
Basın açıklamasında söz alan TTB Hukuk Bürosu avukatlarından Hülya Yıldırım; Dr. Şebnem Korur Fincancı’nın çağrıldığı takdirde ifade vermeye gelebileceği bildirilmesine karşın evi basılarak gözaltına alınması, herhangi bir kısıtlılık kararı olmamasına karşın savcının avukatlar ile hiçbir iletişim kurmaması, gözaltı kararının paylaşılmaması gibi hukuksuzlukları dile getirdi. Yıldırım, savcılığın işlettiği sürecin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini de sözlerine ekledi.
Dr. Şebnem Korur Fincancı’nın avukatı Meriç Eyüboğlu; Korur Fincancı’nın selamını aktararak söze başladı. Eyüboğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hocamız, günlerdir sürdürülen, adeta üzerinde tepinilen manipülasyona hiç muhatap olmadı. Bu spekülasyonların ve manipülasyonların; Şebnem hocanın pırıl pırıl geçmişini, aydınlık tarihini ve yıllardır verdiği emeği gölgeleyemeyeceğini çok iyi biliyoruz. Şebnem hocamız bugüne dek defalarca soruşturmaya uğradı, defalarca gözaltına alındı ama bir kere bile geri adım atmadı.”
TTB II. Başkanı Dr. Ali İhsan Ökten tarafından okunan açıklama şöyle:
TTB Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı Özgür Bırakılsın, Meslek Örgütümüze Yönelik Baskılara Son Verilsin!
Türk Tabipleri Birliği ve tabip odaları olara uzun yıllardır yaşam hakkı, sağlıkta şiddet, hekimlerin özlük hakları ve toplum sağlığı için büyük bir mücadele yürütüyoruz. Aynı zamanda sağlıklı bir toplum için vazgeçilmez olan yoksulluğa karşı mücadelede sendikalarla, meslek ve kitle örgütleriyle birlikte mücadele ediyoruz.
Çok doğal olarak biz hekimler baskılara, antidemokratik uygulamalara karşı demokrasi, özgürlük ve barış için büyük bir çaba harcıyoruz. İktidar çevrelerinin tüm düşmanlaştırma çabalarına karşı emek bizim söz bizim diyerek inatla toplumun sağlık ve yaşam hakkına sahip çıkıyoruz.
İktidar çevrelerinin TTB’ye karşı yürüttüğü susturma, etkisizleştirme, kapatma girişimleri ve TTB Merkez Konseyi Başkanı’nın tutuklanması tüm bu mücadele ve ısrarlarımızın sonucudur.