Tempolu yürüyüş erken ölüm riskini yüzde 40’a kadar azaltıyor!

Dünya genelinde dördüncü en büyük ölüm riski faktörü olarak kabul edilen hareketsizliğe karşı, uzmanlardan hayati önem taşıyan uyarı geldi. Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Semih Akı, haftada sadece 150 dakikalık tempolu yürüyüşün erken ölüm riskini çarpıcı bir oranda düşürdüğünü belirtti. İşte o kritik detaylar ve hareketsizliğe karşı alınması gereken basit önlemler…

Günlük koşuşturma içinde kaybedilen fiziksel aktivite, modern yaşamın en büyük tehlikelerinden biri haline geldi. Oysa kısa, tempolu bir yürüyüş ya da basit esneme hareketleri, sadece zindelik sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda bedenin doğal ritmini güçlendirerek biyolojik süreçlerin dengeli işlemesine de katkı sunuyor.

Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Semih Akı, fiziksel aktivitenin hayat kurtaran etkilerini gözler önüne serdi.

150 DAKİKA KURALI: Erken Ölüm Riskinde Yüzde 40 Azalma

Prof. Dr. Semih Akı, düzenli fiziksel aktivite ile erken ölüm riski arasındaki güçlü ilişkiye dikkat çekiyor. Verilere göre; haftalık düzenli aktivitenin sağladığı fayda, hareketsizliğin küresel tehdidini bertaraf ediyor.

Prof. Dr. Akı, “Haftada 150 dakikalık tempolu yürüyüşün erken ölüm riskini yüzde 30–40 azalttığı biliniyor. Dünya genelinde fiziksel hareketsizlik, yılda yaklaşık 3,2 milyon kişinin ölümüne neden olan dördüncü en büyük risk faktörü olarak kabul ediliyor” açıklamasında bulundu.

Bu oran, haftada 1000–2000 kcal enerji harcamasına denk gelen yaklaşık 3 ila 5 saatlik tempolu egzersizle elde edilebiliyor.

Türkiye’nin Yüzde 61’i Hareketsiz Kalıyor

Fiziksel aktivitenin hayat kurtardığı bilimsel olarak kanıtlanmış olmasına rağmen, birçok kişi hala yeterli düzeyde hareket etmiyor. Prof. Dr. Akı, bu küresel ve yerel tabloya dikkat çekerek uyardı:

“Küresel verilere göre yetişkinlerin yüzde 27,5’i haftada en az 150 dakika orta şiddette fiziksel aktivite ihtiyacını karşılamıyor. İstanbul özelinde yapılan bir araştırma ise 2023’te haftada 150 dakikadan fazla fiziksel aktivite yapanların oranının yalnızca yüzde 38,7 olduğunu, dolayısıyla yaklaşık yüzde 61,3’ün önerilen düzeyin altında kaldığını gözler önüne seriyor.”

 Kadınlarda Boyun Ağrısı Riski İki Kat Fazla

Düzenli hareket eksikliği sadece genel sağlık risklerini artırmakla kalmıyor, aynı zamanda ofis çalışanlarının en sık karşılaştığı sorunlardan biri olan boyun ağrısını da tetikliyor.

Prof. Dr. Akı, ofis çalışanlarının yüzde 42–63’ünün yılda en az bir kez boyun ağrısı yaşadığını belirterek, cinsiyetler arası çarpıcı bir farka dikkat çekti: “Bir çalışmada bu oran kadınlarda yüzde 45,5 olarak saptanmış. Bazı olumsuz etkenlere bağlı olarak kadınların boyun ağrısı geliştirme olasılığı erkeklerden iki kat daha yüksek görülüyor.”

Uzun süre aynı pozisyonda oturmanın boyun bölgesine binen yükü artırdığını ifade eden Akı, kısa molalar ve basit esneme egzersizlerinin bu riski belirgin şekilde düşürdüğünü vurguladı.

TEMPOLU YÜRÜYÜŞ SAATTE 360 KALORİ YAKABİLİR

Hareketsizliğin etkilerini azaltmak için evde ve iş yerinde uygulanabilecek basit önlemlerin önemini belirten Prof. Dr. Akı, günlük hayata entegre edilebilecek küçük adımları sıraladı:

  • Gün içinde kısa esneme hareketleri yapmak.

  • Ara ara ayağa kalkmak ve kısa molalar vermek.

  • Asansör yerine merdiven kullanmak.

Prof. Dr. Akı, aktivite düzeyini anlamak için kullanılan MET (Metabolik Eşdeğer) kavramına değinerek, basit hareketlerin ne kadar enerji harcadığını açıkladı:

“Orta yoğunluklu aktiviteler genellikle 3–6 MET aralığında yer alıyor. Bu kapsamda tempolu yürüyüş saatte yaklaşık 3–6 MET’e (180–360 kcal) denk gelirken, merdiven çıkma ve bahçe işleri de benzer bir enerji harcaması oluşturuyor.”

(Visited 12 times, 1 visits today)