Strese bağlı tiroid hastalıkları kadınları seviyor

Çağın hastalığı stres, tiroid hastalıklarını da tetikliyor.  Strese bağlı tiroid hastalıkları, kadınlarda daha çok görülüyor.

Çağın hastalığı stresin tiroid hastalıklarını da tetiklediğine dikkati çeken Endokrin Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erhan Ayşan, şunları anlattı.

”Stres, hormonların salgı ritmini bozar”

Tiroid bezinden T3 ve T4 isimli hormonlar salgılanır ve stres bu hormonların salgı ritmini bozar. Aşırı hormon salgısı, günlük hayatımıza endişe, terleme, kilo kaybı, uyku bozuklukları olarak yansıyor. Yetersiz hormon salgısında ise hasta kilo alıyor, halsizlik, bitkinlik, isteksizlik, depresyon, aşırı uyku isteği, kabızlık, şişkinlik sorunları yaşayabiliyor. Saç dökülmesi ve cilt kuruluğu da strese bağlı olarak ortaya çıkan hormonal salgı ritminin bozulmasının sonuçlarıdır.

Kadınlarda daha çok görülüyor

Strese bağlı tiroid hastalıkları kadınlarda daha çok görülüyor. İleri yaş, kalp, tansiyon, şeker hastalığı gibi ek hastalıkların varlığı da, durumdan daha fazla etkilenilmesine neden olabiliyor. Özellikle kadınlarda bunu daha çok görüyoruz. Bu durumun kadınların hormonal ve duygusal yapılarının erkeklerden farklı olmasından kaynaklandığı düşünülüyor. Bu yapı tiroide de yansıyor ve yaş, ek hastalıklar, kadın cinsiyeti stresten etkilenmede öne çıkıyor.

Önemli olan stresin varlığı değil düzeyidir 

Strese kötü bir şey olarak bakmamak gerekiyor. Stres, dışarıdan gelen bir uyarıya vücudun verdiği doğal ve faydalı bir tepkidir. Örneğin kötü bir haber aldığımızda hemen göğsümüzde bir çarpıntı hissederiz. Çarpıntı strese verilen en erken cevaplardan biridir. Biz onu kötü bir şey olarak düşünürüz. Oysa kalp, stres anında vücuda fazla miktarda kan pompalamak zorundadır. Bunu da ancak fazla çalışarak yapar. Eğer kalp bunu yapmazsa tansiyonumuz düşer ve bayılabiliriz.

Önemli olan stresin varlığı değil, onun düzeyidir. Eğer stres belli bir düzeyde tutulabiliyor, kontrol edilebiliyorsa sorun yok demektir. Bu kontrolün bir bölümü bizim elimizde. Örneğin kendi kendimizi telkin ederek ve hızlı, aşırı tepkiler vermemeye programlayarak, stres kontrolünü kısmen yapabiliriz. Kısmen diyorum çünkü ne yazık ki, tüm kontrol bizde değil. Vücudun savunma sistemi, sinirsel kontrol mekanizmalarının bir bölümü tamamen otonom yani kontrolden bağımsız bir şekilde kendi kendine çalışır.

(Visited 31 times, 1 visits today)