Sonbahar alerjisinde şikayetler yüzde 80’e kadar azaltılabiliyor
- Tempolu yürüyüş erken ölüm riskini yüzde 40’a kadar azaltıyor! - 4 Aralık 2025
- Tıbbın geleceği yapay zeka ile yeniden yazılıyor - 29 Kasım 2025
- Filtreli içerikler gençlerde “mükemmel profil” takıntısına neden oldu - 24 Kasım 2025
Mevsim geçişlerinin yaşandığı sonbahar aylarında polenler, küf sporları ve ani hava değişimleri alerjik şikayetleri artırıyor. Hapşırma, burun akıntısı, geniz akıntısı, öksürük ve nefes darlığı gibi belirtilerle ortaya çıkan sonbahar alerjileri, doğru tanı ve tedavi yöntemleriyle yüzde 70-80 oranında hafifletilebiliyor.
Memorial Antalya Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Arif Keleşoğlu, alınabilecek önlemler ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.
Astım Ataklarını Tetikleyebilir
Sonbahar alerjileri genellikle alerjik rinit (saman nezlesi) şeklinde görülüyor. Bağışıklık sisteminin çevresel alerjenlere aşırı tepki vermesi sonucu ortaya çıkan bu durum, özellikle polenler, küf sporları, ev tozu akarları ve viral enfeksiyonlarla tetikleniyor. Keleşoğlu, “Sonbaharda dökülen yapraklar küf oluşumunu artırırken, soğuyan hava kapalı alanlarda geçirilen süreyi uzatıyor. Bu da ev tozu akarlarına maruziyeti artırıyor. Ortaya çıkan alerji, astım ataklarını bile tetikleyebilir.” dedi.
Risk Grupları Dikkat!
Uzmanlara göre, çocuklar, yaşlılar, genetik yatkınlığı olanlar, astım veya solunum yolu hastalığı bulunanlar sonbahar alerjilerinden daha fazla etkileniyor. Şehirde yaşayanlar veya nemli bölgelerde oturanlar da küf sporlarına daha çok maruz kaldıkları için risk altında.
Şikayetler Kışa Sarkan Vakalara Dönüşebilir
Sonbahar alerjileri genellikle Eylül-Ekim aylarında yoğunlaşıyor ve havaların soğumasıyla birlikte azalıyor. Ancak bazı kişilerde belirtiler kış boyu da devam edebiliyor. Keleşoğlu, “Ev tozu akarları ve küf gibi kapalı alan alerjenleri yıl boyu aktif kalabiliyor. Bu nedenle şikayetler kışın da sürebilir.” diye konuştu.
Şikayetleri %80 Azaltmak Mümkün
Uzmanlar, şu önlemlerle alerjik şikayetlerin büyük oranda azaltılabileceğini vurguluyor:
Alerjenlerden kaçınma: Polen yoğun günlerde dışarı çıkmamaya özen gösterin, pencereleri kapalı tutun, klima filtrelerini düzenli değiştirin.
Hijyen: Çarşafları sıcak suda yıkayın, eve geldiğinizde kıyafetlerinizi değiştirin ve duş alın.
Tıbbi tedavi: Antihistaminikler, burun spreyleri ve alerji aşıları etkili olabilir. Astım riski olanlar inhaler kullanımını ihmal etmemeli.
Bağışıklık desteği: Dengeli beslenme, düzenli egzersiz, yeterli uyku ve probiyotik kullanımı fayda sağlayabilir.
Keleşoğlu, “Bağışıklığı güçlendirmek dolaylı fayda sağlar ancak asıl tedavi alerjeni hedef almalıdır.” diyerek sözlerini tamamladı.