Japon onkologdan kişiselleştirilmiş kanser aşısı AFTV için dikkat çeken açıklama: “Güçlü klinik kanıt şart”
- Pankreas kanserinde erken teşhis umudu - 18 Temmuz 2026
- Şezlongda saatlerce yatıyorsanız dikkat! Uzmanlar bel ve boyun fıtığı riskine karşı uyardı - 17 Temmuz 2026
- Kumar bağımlılığı sadece bir karakter sorunu değil - 16 Temmuz 2026
Japon Onkolog ve Genel Cerrah Dr. Tatsu Miyoshi, kişiselleştirilmiş kanser aşısı AFTV (Otolog Formalin Fikslenmiş Tümör Aşısı) hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Miyoshi, karaciğer kanseri ve glioblastom başta olmak üzere çeşitli kanser türlerinde umut verici sonuçlar elde edildiğini belirtirken, tedavinin küresel kabul görmesi için güçlü klinik kanıtlara ihtiyaç olduğunu vurguladı.
30 yılı aşkın süredir kanser tedavisi alanında çalışan Miyoshi, AFTV’nin bazı ileri evre hastalarda dikkat çekici sonuçlar verdiğini ifade etti. Ancak bu sonuçların henüz sınırlı sayıda klinik veriyle desteklendiğini ve devam eden Faz III çalışmalarının belirleyici olacağını söyledi. WHO’nun akciğer kanseri sınıflandırmasına giren çalışmasıyla tanınan Miyoshi, AFTV’nin etkinliği konusunda temkinli iyimser bir yaklaşım sergiledi. “Umut verici bulgular var ancak nihai değerlendirme için güçlü klinik kanıtlara ihtiyaç bulunuyor” dedi.
Karaciğer kanserinde sağkalım süresini uzattı
Miyoshi’nin verdiği bilgilere göre, hepatosellüler karsinom hastalarında gerçekleştirilen Faz II klinik çalışmada, cerrahi sonrası uygulanan AFTV tedavisi hem genel sağkalım (OS) hem de ilerlemesiz sağkalım (PFS) sürelerinde belirgin uzama sağladı.
“Bu sonuçlar, AFTV’nin nüks ve metastazın önlenmesine etkili şekilde katkıda bulunabileceğini güçlü biçimde ortaya koyuyor.”
Glioblastom için Faz III sonuçları bekleniyor
Yüksek malignite derecesine sahip ve tedavisi zor tümörlerden biri olan glioblastom için yürütülen Faz III çalışmanın devam ettiğini belirten Miyoshi, mevcut bulguların umut verici olduğunu ancak kesin sonuca ulaşmak için çalışmanın tamamlanması gerektiğini ifade etti.
“Her kanser türüne uyarlanabilir”
AFTV’nin çalışma mekanizmasını da anlatan Miyoshi, aşının tümör dokusundaki kanser antijenlerini kullanarak sitotoksik T lenfositlerini (CTL) aktive ettiğini söyledi.
“Teorik olarak bu yaklaşım, hemen hemen her kanser türüne uyarlanabilir ve uygulanabilir.”
Evre 4 hastalarda dikkat çeken tam yanıtlar
Miyoshi, kendi klinik gözlemlerinde mide, kolorektal, akciğer, renal pelvis ve rahim kanseri bulunan bazı Evre IV hastalarda, yalnızca AFTV uygulanarak tam yanıt (CR) elde edildiğini açıkladı.
Bu vakaların bir kısmının bilimsel yayınlara konu olduğunu belirten Miyoshi, mide ve kolorektal kanserlerdeki yeni sonuçların da literatüre sunulmasının planlandığını ifade etti.
Bilimsel olarak hâlâ yanıt bekleyen sorular var
AFTV’nin bazı ileri evre hastalarda neden dramatik sonuçlar oluşturduğunun henüz tam olarak açıklanamadığını söyleyen Miyoshi, mevcut mekanizmanın bilimsel olarak net biçimde ortaya konulamadığını belirtti.
“Klinikte gözlemlediğimiz bu sonuçların altında yatan mekanizmanın gelecekte yapılacak çalışmalarla aydınlatılmasını umut ediyoruz.”
Kemoterapi ile kombinasyona temkinli yaklaşım
Miyoshi, sitotoksik kemoterapi ilaçlarının bağışıklık hücrelerini baskılayabileceği için AFTV ile tam uyumlu olmayabileceğini düşündüğünü söyledi. Buna karşın bağışıklık sistemini koruyan yeni kombinasyon rejimlerinin geliştirilebileceğini ifade etti.
Radyoterapi ile “abskopal etki” vurgusu
AFTV’nin radyoterapi ile birlikte uygulanmasının, abskopal etki olarak bilinen mekanizmayı tetikleyebileceğini belirten Miyoshi, ışın almayan uzak metastaz odaklarında da küçülme görülebileceğine dikkat çekti.
“AFTV ve radyoterapi kombinasyonunda dramatik tedavi başarıları gözlemlediğimiz vakalar mevcut.”
Türkiye, Japonya ile hasta iletişim köprüsü kuruyor
CyberCellX Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Mehmet Akdemir ise Türkiye’den Japonya’ya gidecek hastalar için iletişim köprüsü oluşturduklarını belirtti. Akdemir, uygun hastaların süreçlerinde Türk ve Japon onkoloji ekipleri arasında koordinasyon sağlandığını ifade etti.