İstanbul Tabip Odası: Sistem bulaşı kendi eliyle çoğaltıyor

İstanbul Tabip Odası Aile Hekimleri Komisyonu’nca,  çalışan Kovid-19 hasta ve taşıyıcıların istirahat raporu ve tedavi süreci için Aile Sağlığı Merkezi’ne (ASM) geldiği, hem kendilerini hem de çevresini riske atmak zorunda kaldıkları belirtilerek, sistemin bulaşı kendi elleriyle çoğalttığı dile getirildi.

İstanbul Tabip Odası Aile Hekimleri Komisyonu’nca,  çalışan Kovid-19 hasta ve taşıyıcıların istirahat raporu ve tedavi süreci için Aile Sağlığı Merkezi’ne (ASM) geldiği, hem kendilerini hem de çevresini riske atmak zorunda kaldıkları belirtilerek, sistemin bulaşı kendi elleriyle çoğalttığı dile getirildi.

Komisyondan yapılan açıklamada, İstanbul’da görev yapan aile hekimlerinin her gün kendilerine kayıtlı ortalama 80-90 kadar Kovid-19 PCR (+) vaka ve temaslı hastaları izlediği, sorularını yanıtlamaya, sorunlarına çare bulmaya çalıştığı ifade edilerek, ASM’lere gelen hastaların, bir yandan muayene, tanı, tedavi, rapor, izlem, danışmanlık hizmeti alırken, öte yandan bebek, çocuk ve gebelere izlem ve aşılar, erişkinlere zatüree, tetanoz, hepatit ve influenza aşılarının uygulandığı hatırlatıldı.

Açıklamada, şöyle devam edildi:

”Birinci basamak sağlık hizmeti veren birimler arasında bir ilişki olmadığı gibi yeterli bir organizasyon ve koordinasyonda yoktur. ASM ve hastaneler arasında da bir bağlantı olmayıp, salgın yönetimi kopukluğu söz konusudur. Bu durum sağlık hizmetlerini olumsuz etkilemekte, salgına karşı yürütülen mücadeleyi zayıflatmaktadır.

Filyasyon ekipleri, yoğun iş yükü, yetersiz eğitim ve motivasyon kaybıyla, kaynakla ilgili iz sürüp yakın temaslı olanları tespit edip izole etmekte, bilgilendirme ve danışmanlık hizmeti sunmakta zorlanmaktadır. Bu durum karşısında soru ve sıkıntılarına çare bulamayan hasta ve temaslılar ASM’leri arayarak yardım istemekte, diğer sağlık birimleriyle hiçbir ilişkisi olmayan aile hekimleri kendilerine kayıtlı hastalarına yardım etmede çaresiz kalmaktadırlar.

Filyasyon ekipleri, yoğun iş yükleri nedeniyle hastalara ulaşmakta gecikmekte, bu da temaslı takibi ve ilaca başlanmasında süre kaybına neden olmaktadır. Artan yoğunluk ve eksik uygulamalar nedeniyle filyasyon çalışmalarının hasta ve temaslı takibinde amacına yeterli düzeyde ulaşamadığını düşünmekteyiz.

Hastaların, pandemi sürecinde ertelenemez sağlık ihtiyaçları için nispeten güvenle geldikleri ASM’lerinde, salgın yönetiminin zaaf ve eksikliklerinden dolayı yeterli düzeyde hizmet verilememektedir.

PCR testi pozitif çıkan ve tedavi verilen hastaya hangi kurumun, kim tarafından neye göre ve nasıl rapor vereceği sorunu çözülmediği, konu ile ilgili bir yönergenin olmamasından hastalarımız mağdur olmaktadır. İstirahati biten hastalarımızın geçmiş güne ait rapor istemleri sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.

Pandemide gelinen aşamada İstanbul’da PCR + vaka ve temaslı sayıların her geçen gün artması, günlük özellikli izlem aramalarında zorluk çekilmesine neden olmaktadır. Her gün çeşitli platformlarla uyarılar yapılmasına rağmen vaka ve temaslıların istirahat raporlarının hastanelerde verilmediği, filyasyon ekipleri tarafından da ASM’ lere yönlendirildiği bilinmektedir.

Çalışan Covid-19 hasta ve taşıyıcıların istirahat raporu ve tedavi süreci için ASM lere gelip hem kendilerini hem de çevresini riske atmak zorunda kaldıklarını ısrarla iletmek istiyoruz. Bu raporların çalışanlara, İlçe Sağlık Müdürlükleri, filiasyon ekipleri ya da hastaneler tarafından veya mevzuat değişikliği ile sistem üzerinden aile hekimleri tarafından verilmesinin sorunu çözebileceğini düşünüyoruz.”

Suçiçeği aşısı yok, zatürre aşısı yok

Açıklamada, bir aya yakın süredir yetersiz aşı ikmalinden dolayı, erişkinlere zatürree aşısı yapılamadığı kaydedilerek, 
mevsimsel grip aşısının yeterli dozda temin edilmediği birçok risk grubunda olan hastalara hala influenza aşısı yapılamadığı, 1 yaş bebeklere uygulanan suçiçeği aşısının da 2 aydır dağıtılmadığı için süresiz aşı ertelemesi yapıldığı belirtildi.

Ev ortamında tedavisi süren Kovid-19 vakalarına önerilen antikoagülan enjeksiyonu için vakaların ASM’lere gelmek zorunda kaldıkları dile getirilen açıklamada, ASM’lere gelemeyen ve bu enjeksiyonları kendi başlarına yapmak zorunda kalan hastalara da sosyal medyadaki videolar yardımıyla ve telefon ile uzaktan eğitim vermek zorunda kalındığı kaydedildi.

Kovid-19 vakalarının birçoğunun evde tedavi gördüğü, kendilerine verilen ilaçların kullanılmasıyla ilgili birçok sorun yaşadıkları dile getirilen açıklamada, şöyle devam edildi:

”Hastalar ile sağlık çalışanlarına yönelik tedavi süreci ile ilgili yeterli ve güncel bilgilendirmelerin yapılmasının, broşür dağıtılmasının oldukça önemli olduğunu düşünüyoruz.

Son aylarda salgının artışı ile mide kanaması, kalp krizi, nörolojik ve psikiyatrik şikayeti ve kontrol dışına çıkan şeker, tansiyon gibi birçok acil sağlık ihtiyacı olan hastaların tanı ve tedavileri için hastanelere gitmekten kaçındıklarını öğreniyoruz. Bazı hastaların hastane sisteminden günlerce randevu alamadıkları da bir gerçek.. Bu durumda olan hastaların yaşamlarının tehlikede olduğunu ya da kalıcı sağlık sorunu yaşadıklarını gözlemlemekteyiz.

Pandemi sürecinde şüphelendiğimiz hastalar ve temaslılar ile sağlık çalışanlarımıza PCR testi yapılması taleplerimizin geri çevrildiğini, hastalarımıza filyasyon amacıyla gelen ekiplerin semptomu olan temaslı kişilere bile test yapmaktan kaçındıklarını görüyoruz, tanık oluyoruz. Sağlık Bakanlığı yetkililerinin, pandemi rehberi doğrultusunda sağlık çalışanlarına telkinleriyle, böyle sorunların devam ettiğini biliyoruz. Bu durumun bulaş zincirinin kırılmasına engel olduğunu düşünüyoruz. Rehberdeki bu tür olumsuz görüş ve ifadelerin kaldırılmasını talep ediyoruz.

Pandemi sürecin de şimdiye kadar yaklaşık 170 sağlık çalışanı Kovid-19 nedeniyle yaşamını yitirmiştir. Binlerce sağlık çalışanı PCR + hasta olduğu için tedavi olmaktadır. Sağlık çalışanları, ağır ve riskli iş koşullarında sağlık hizmeti vermeye çalışan sağlık çalışanlarına yapılan tüm çağrılara rağmen mevsimsel grip aşısı yapılmamıştır. Kendi sağlık çalışanını risk grubu içinde kabul edip aşılamasını zamanında yapmayan Sağlık Bakanlığını bir kez daha uyarıyoruz. Aşıları biran önce, grip salgını çıkmadan ASM’lere dağıtın.

Salgın süreciyle ilgili yapılan güncel yayınlar, yeni bilgi ve deneyimler aile hekimlerine iletilmediği, eğitimlerin verilmediği, buna karşılık hekimlerin oldukça önemli hale gelen yeni ve güncel bilgi ve deneyimleri kendi olanaklarıyla, çabalarıyla sağladıklarının bilinmesini istiyoruz.

Evde tedavi altındaki hastaların durumlarının ağırlaşması halinde 112 Acil Sağlık Hizmetlerine 184 SABİM ve ilçe sağlık müdürlüklerine ulaşılamadığı, bu yüzden mağduriyetlerin yaşanıldığı bilinmektedir. Konu ile ilgili aile hekimlerinin yetki ve sorumluluğu olmadığından, devreye girseler bile sonuç alınamamaktadır. Semptomu olan hastaların hastanelere gitmek için 112 birimlerine ulaşamadıkları ya da uzun süre beklemek istemediklerinden yüksek paralar karşılığında özel hastane ambulanslarından hizmet aldıklarını da biliyoruz.

Kovid-19 geçiren çalışanların işe dönüşlerinde PCR tekrarı ve işe başlama raporu istenmesi hastaları ve aile hekimlerini zor duruma düşürmektedir. Oysa bu konular Covid-19 rehberinde tanımlanmıştır. İşyeri sahibi ve hekimleri rehbere uymalılar. Çalışanların işyeri sahipleri tarafından dayatılan bu talepler karşısında mağduriyetleri giderilmelidir.

Salgın yönetimindeki yönetememe sorunlarına rağmen, salgınla mücadelede birinci basamak ve diğer tüm sağlık çalışanları elinden gelen gayreti gösterdikleri açıktır. Ancak sadece birinci basamağın ve diğer sağlık birimlerinin salgına karşı yürüttüğü çabalarla salgın son bulmayacaktır. Bulaşın kırılmasına yönelik sıkı önlemlerin alınması şarttır.

Başta ücretlilere ve yaşamak için çalışmak zorunda kalan insanlara evde kal çağrıları yapmak için temel ihtiyaçlarını karşılamak, bulaşı kırmak içinde kapanma dahil, etkili tedbirler alınması gerektiğini düşünüyoruz. Yoksa salgına karşı mücadelede sadece halkın kişisel tedbirler alması ve sağlık çalışanlarının çaba sarf etmesi yetmez. Bu nedenle sıkı önlemlerin alınması durumunda kısa süreli de olsa çalışanların günlük kazanç ve işten atılma kaygılarını gidermeye yönelik adımlar ayrıca atılmalıdır.”

ÖNERİLER VE ACİL TALEPLER

Pandemi sürecinde acil olmayan ehliyet, işe giriş, av tüfeği, sporcu raporu vb . istekler ile kışkırtılmış tetkik talepleri ertelenmelidir.

  • Acil olmayan, ertelenebilir kronik sağlık sorunları için özen gösterip ASM lere gelmeyerek, pandemiyle mücadele ve koruyucu hekimlik hizmetlerinin ağırlıklı sürdürülmesine yardımcı olunmalıdır.
  • Aile Hekimleri Kovid19 hastasını, bulaş, takip, tedavi sürecini yeterli düzeyde yapabilmesi için gerekli tüm bilgilere ulaşma olanağına kavuşmalıdır.
  • Gebe, bebek takipleri aşı hizmetleri yeterli ve etkili düzeyde sürdürülmesi için olanaklar artırılmalıdır, aşı lojistiği düzenli yapılmalıdır.
  • Yaklaşık iki aydır çocuklarımıza yapamadığımız suçiçeği aşısı acilen temin edilmelidir.
  • Riskli ve yaşlı gruplar için önerilen Kpa (zatürre) aşısının yeterli miktarda dağıtımı yapılmalıdır.
  • Güncellenen bilgiler, değişen protokoller, rehberler Aile Hekimleri ile doğrudan paylaşılmalıdır.
  • Yakınması ya da temaslı olan kişilere test için yönlendirildikleri hastanelerde hemen rapor verilebilmeli ya da sistem entegrasyonu sağlanarak başvuru ile birlikte otomatik e-nabız raporu oluşturulabilmelidir. Temaslı kişilerin tespitleri tam olarak yapılmalıdır.
  • Hasta ve hasta yakınlarına yönelik web siteleri ya da sosyal mecralarda bilgilendirici net mesajlar, broşürler, kamu spotları hazırlanmalıdır.
  • Hastaların birden fazla ekip tarafından aranması (ASM, filyasyon, hastane vb) güvenin azalmasına neden olmaktadır. Süreç tek elden yürütülmelidir. Sağlık çalışanlarına influenza aşısı biran önce yapılmalıdır.
  • ASM hizmet binalarının pandemi koşullarında ne kadar kullanışsız ve elverişsiz olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır. ASM binaları kamu olanaklarıyla yapılarak, ya da onarılarak uygun sağlık hizmeti verilecek yerlere dönüştürülmelidir. ASM binalarının depreme karşı güvenlikli hale getirilmesi dahil iyileştirilmesi için Sağlık Bakanlığı acilen harekete geçmelidir.
  • Kovid-19 aşısı uygulanmaya başlandığında birinci basamak unutulmamalıdır.
  • Kovid-19 meslek hastalığı sayılmalıdır.
  • Özellikli izlemlere ait ek ödemelerin hesaplanmasındaki adaletsizlikler giderilmelidir.
  • Birinci basamak koruyucu sağlık hizmetlerinin her kesimi kapsaması ve basamaklar arası zincirin kurulmasıyla sunulmasının önemli olduğu bilinmelidir. Koordinasyon sağlanarak pandemiye karşı yürütülen mücadele kolektif yürütülmelidir.
  • Salgına karşı yürütülen mücadelenin, yerel otoriteler, toplumu temsil eden demokratik kitle örgütleri, meslek odaları, sendika ve derneklerle ilişki geliştirilerek, ortaklaşa yürütülmesi önemlidir.
  • Salgınla sadece sağlık hizmetiyle baş etmenin mümkün olmadığını, sağlık hizmet kapasitesini, yeterliliğini artırmakla salgının yayılması ve zararlarını azaltmak mümkün olsa da, bulaşın kırılması için hayati ve temel ihtiyaçlar dışında tüm üretimin ve dolaşımın en az bir ay durdurulması, halkın temel ihtiyaçlarının karşılanması kaçınılmazdır diye düşünüyoruz, bu konuda ısrarcı olduğumuzu hatırlatmak isteriz.
(Visited 18 times, 1 visits today)