Hızlı yürüyen yaşlıların beyni daha genç kalıyor

80 yaşından sonra yürüyüş hızı, beyin sağlığının önemli bir göstergesi olabilir. Yeni bir araştırmaya göre yaşıtlarından daha hızlı yürüyen yaşlı bireylerde bilişsel bozukluk gelişme riski yaklaşık yüzde 50 daha düşük bulundu. Uzmanlar ise yürüme hızının bir tedavi değil, genel sağlık durumunun güçlü bir göstergesi olduğunun altını çiziyor.

Habere göre, İleri yaşta fiziksel hareketliliğin korunmasının yalnızca kas ve kalp sağlığı için değil, beyin fonksiyonlarının sürdürülmesi açısından da önemli olduğu bir kez daha ortaya kondu.

ABD’de Stony Brook Tıp Merkezi tarafından yürütülen ve 80 yaş üzerindeki yaklaşık 4 bin yetişkini kapsayan araştırmada, yaşıtlarına göre belirgin şekilde daha hızlı yürüyen bireylerin bilişsel bozukluk geliştirme riskinin normal hızda yürüyenlere kıyasla yaklaşık yarı yarıya daha düşük olduğu belirlendi.

Bulgular, Neurology dergisinde yayımlandı.

“Süper yürüyenler” dikkat çekti

Araştırmada katılımcıların yaklaşık yüzde 6 ila 10’u, “süper yürüyenler” olarak tanımlandı. Bu kişiler, aynı yaş ve cinsiyetteki bireylerden çok daha hızlı yürüyebiliyor ve yürüme hızları yaklaşık 30 yaş daha genç bireylerin performansına yaklaşıyor.

Bilim insanları, bu grubun bilişsel işlevlerini daha uzun süre koruyabildiğini tespit etti.

Beyindeki değişiklikler aynı, sonuç farklı

Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri ise hızlı yürüyen bireylerin beyinlerinde demansla ilişkili patolojik değişikliklerin bulunmasına rağmen zihinsel performanslarını koruyabilmeleri oldu.

Otopsi sonrası yapılan incelemelerde hızlı ve yavaş yürüyenler arasında demansa bağlı beyin değişiklikleri açısından anlamlı bir fark görülmedi.

Araştırmanın baş yazarı nörolog Dr. Joe Verghese, bunun beynin yaşlanmaya karşı geliştirdiği “direnç mekanizmalarıyla” ilişkili olabileceğini belirterek şunları söyledi:

“Hareketlilik ve beyin sağlığı birbirine yakından bağlı. Bazı kişiler yaşa bağlı beyin değişikliklerine rağmen bilişsel işlevlerini koruyabiliyor. Bu koruyucu mekanizmaları anlamak, sağlıklı beyin yaşlanmasını destekleyen yeni yaklaşımların geliştirilmesine katkı sağlayabilir.”

Araştırmacılar uyardı: Nedensellik kanıtlanmadı

Uzmanlar, çalışmanın gözlemsel nitelikte olduğuna dikkat çekerek hızlı yürümenin tek başına demansı önlediğinin söylenemeyeceğini vurguladı.

Kalp-damar sağlığı, kas gücü, fiziksel kondisyon ve genetik özellikler gibi birçok faktörün hem yürüyüş hızını hem de bilişsel performansı etkileyebileceği ifade edildi.

Yürüme hızı tedavi değil, sağlık göstergesi

Dr. Verghese, yaşlı bireylerin yalnızca daha hızlı yürümeye odaklanmaması gerektiğini belirterek şu önerilerde bulundu:

  • Düzenli fiziksel aktivite yapılmalı.
  • Kuvvet egzersizleri ihmal edilmemeli.
  • Denge çalışmaları programa eklenmeli.
  • Kalp ve damar sağlığı korunmalı.
  • Egzersiz programına başlamadan önce gerekli durumlarda doktora danışılmalı.

Uzmanlara göre yürüme hızı, bir tedavi yöntemi değil; kişinin genel fiziksel ve bilişsel sağlığını yansıtan önemli bir biyobelirteç olarak değerlendirilmeli.

Haftada en az 150 dakika yürüyüş öneriliyor

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) ile Fiziksel Aktivite Kılavuzları, yetişkinlere haftada en az 150 dakika orta şiddette aerobik egzersiz yapılmasını öneriyor.

Bu süre;

  • Haftada 5 gün 30 dakika,
  • Ya da çoğu gün 20-25 dakikalık tempolu yürüyüşlerle tamamlanabiliyor.

Ayrıca gün içine yayılan kısa yürüyüşlerin de benzer sağlık yararları sağlayabileceği belirtiliyor.

Uzmanlar, özellikle ileri yaşlarda yürüyüşün kuvvet ve denge egzersizleriyle desteklenmesinin hem düşme riskini azaltabileceğini hem de bağımsız yaşam süresini uzatabileceğini ifade ediyor.

(Visited 16 times, 1 visits today)