‘Covid’e bağlı entübasyonlarda taburcu hasta oranı yüksek’

Pandemiyle adı sıkça duyulan entübasyon işlemi halk arasında olumsuz bir durum olarak algılansa da aslında hayat kurtarıcı bir uygulama.

Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, hastaneye yatırılan Covid-19 hastalarının yüzde 8,8’i entübe edildi. Entübe edilen hastaların yüzde 95,6’sı ise hastaneden taburcu oldu.

Altınbaş Üniversitesi Sağlık Meslek Hizmet Yüksekokulu, İlk ve Acil Yardım Program Başkanı Öğr. Gör. Özlem Karagöl, “Geçen yılın Sağlık Bakanlığı verilerine göre, hastaneye yatırılan Covid-19 hastalarının yüzde 8,8’i entübe edilmiş, bu hastaların yüzde 95,6’sı ise hastaneden taburcu edilmiştir” dedi.

Kendi kendine nefes alamayan hastalara uygulanan entübasyon işlemi sonrasında hastaların solunumu hekimin uygulamaları ile desteklendiğini ve temiz kanın vücutta dolaşarak organları çalıştırdığını bu sayede de hastaların iyileşmesinin sağlandığını belirten Özlem Karagöl, entübe işlemi ile ilgili olarak toplumda bir önyargının oluştuğunu söyledi. 

Entübasyon hangi durumlarda kullanılır? 

Entübasyon işleminin hastanın anestezi, sedasyon ya da şiddetli hastalık sırasında rahat nefes almasına yardımcı olmak için yapıldığına dikkat çeken Özlem Karagöl, “Koronavirüs nedeniyle adını sıkça duyduğumuz entübasyonu nefes alamama durumlarında uygulanır. Bu yöntemle koronavirüs hastalarının rahat nefes alması desteklenir. Bu evrede vücut virüsle savaşırken ona yardım da eder. Ancak entübasyon işlemi koronavirüsü tedavi etmez” dedi.

Entübasyon işleminin uygulandığı diğer durumlara da değinen Özlem Karagöl, “Genel anestezi ilaçları, diyafram dahil vücuttaki tüm kasları ameliyat sürecinde felç ederek ventilatör olmadan nefes almayı imkansız hale getirebilir. Hasta, kendi kendine nefes alıp vermeye başladığında, kanı yeterince oksijene doygun hale geldiğine entübenin tersi olan ‘ekstübe’ işlemi yapılabilir” şeklinde konuştu.

Özlem Karagöl, çoğu ameliyattan sonra hastaların anesteziden uyandırılmak için verilen ilaçla kendi kendine nefes almaya başladığına da değinerek, şöyle devam etti:

“Ancak anesteziyi tersine çevirecek ilaçların kullanılmadığı açık kalp ameliyatları gibi durumlarda, hasta kendi kendine uyanır. Bu tür hastaların solunum yolunu korumak ve kendi başlarına nefes almalarını sağlamak için yeterince uyanık olana kadar ventilatörde kalmaları, yani entübe edilmeleri gerekebilir. Hastanın akciğerindeki hasar, ileri seviye zatürre ya da KOAH nedeniyle de solunum yetmezliği yaşadığı durumlarda da sıkça başvurulan bir işlemdir. Entübe sırasında hastaların uyku durumundadır. Bu nedenle damar yoluyla beslenirler.” 

 Entübe hastalarının büyük çoğunluğu iyileşiyor

Özlem Karagöl, entübasyonun tedaviye yardımcı, hayat kurtaran bir işlem olduğunu hatırlatarak, entübe hastaların büyük çoğunluğunun iyileştiğine vurgu yaptı.

Karagöl, “Pek çok kişi entübasyonun genelde ölümün bir öncü habercisi olduğunu varsaysa da durum böyle değil” diye konuştu. 

Kendilerine sık sık, “Entübe hasta kaç gün yaşar?”, “Entübe olan hasta yaşar mı?” gibi sorularının geldiğini belirten Özlem Karagöl, deneyimlerine ve bilimsel veriler göre entübe edilen koronavirüs hastalarının önemli bir bölümünün iyileştiğini söyledi.

Açık kalp ameliyatları sonrasında da entübe hastalarda iyileşme oranlarının çok yüksek olduğunu da dile getiren Özlem Karagöl, entübasyonun korkulacak bir işlem olmadığını, İyileşme sürecinin hastaların durumuna göre değiştiğini belirtti.

Bazı riskler var

Entübasyonun düşük riskli bir işlem olsa da uzun süre ventilatörde kalmasının bazı riskler taşıdığına da değinen Özlem Kargöl, şöyle devam etti:

“Entübasyon sonrası başta pnömoni (zatürre), siş, ağız, dil, gırtlakta travma, trakea travması, entübasyon sırasında tükürük veya diğer sıvıların aspire edilmesi, boğaz ağrısı ve ses kısıklığı yaşanabilir.”

(Visited 347 times, 1 visits today)