Koronavirüsü beklerken nelere dikkat edilmeli?
- Bilim İnsanlarından Çarpıcı Açıklama: Sağlıklı Yaşam Süresi Uzatılabilir - 29 Nisan 2026
- Bahar aylarında aort yırtılması riski artıyor - 13 Nisan 2026
- Demir eksikliği mi yoksa bahar yorgunluğu mu? - 12 Nisan 2026
İstanbul Tabip Odası (İTO) Başkanı Prof. Dr. Pınar Saip, ‘Sonuçta Corona virüsle ülkemiz de karşılaşacak. Mühim olan bizim hazırlıklı olmamız, paniğe kapılmadan gerekli tedbirleri almamız” dedi.
Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) Genel Sekreteri Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, ”Şu ana kadar dünyada yaklaşık 2.000 sağlık çalışanına COVID-2019 bulaşmış olup, 6 sağlık çalışanı bu hastalıktan hayatını kaybetmiştir” diye konuştu.
Geçtiğimiz yıl sonunda Çin’de ortaya çıkan ve komşu ülkeler başta olmak üzere hızla yayılan Coronavirüs (Covid-19) salgını toplumda büyük bir endişeye yol açmış durumda.
Corona virüsle ilgili olarak kamuoyunu bilgilendirmek, alınması gereken önlemlerle ilgili önerileri paylaşmak için İstanbul Tabip Odası (İTO) ile Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) ortak bir basın toplantısı düzenledi.
Basın toplantısına, İTO Başkanı Prof. Dr. Pınar Saip, KLİMİK Genel Sekreteri Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz ve İTO Genel Sekreteri Dr. Osman Öztürk katıldı.
![]()
Prof. Dr. Pınar Saip, Corona virüs salgınının sınırımıza dek geldiğini belirterek, şöyle devam etti:
”Sonuçta Corona virüsle ülkemiz de karşılaşacak. Mühim olan bizim hazırlıklı olmamız, paniğe kapılmadan gerekli tedbirleri almamız.
Şimdiye kadarki gözlemlere göre COVİD-19, hastalananların % 85’inde hafif, % 15’inde ağır seyrediyor; ağır seyredenlerin de % 5-7 kadarı yoğun bakım ihtiyacı gerektiriyor ve % 2-3’lük, bir ölüm oranı görünüyor.
Virüsle ilgili bilgilerimiz henüz çok netleşmediğinden, bundan sonra nasıl seyredeceği konusunda kesin verilerimiz olmadığından net rakamlarla konuşmak çok da doğru değil. Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu oluşturmuş durumda. Çok değerli bilim insanları var Kurulda.
Ülkemizde Corona virüs görüldüğü takdirde, en etkili, ilk elden hizmetin verileceği yerler birinci basamak sağlık kurumları olacak. Bu yüzden birinci basamağın güçlendirilmesi, bölge tabanlı sisteme geçilmesi gerekiyor. Mevcut sağlık sistemimizde sevk sisteminin olmayışı, acil servislere aşırı ve çoğu zaman gereksiz yığılmanın oluşu, birinci basamağın çok güçlü şekilde hizmet veremiyor olması bir sorun.
Bunun dışında Sağlık Bakanlığı ve yetkilileri şeffaf olmaya çağırıyoruz. Zamanında, yeterli bilgilendirme ve koordinasyonla atlatılabilecek bir süreç olacak. Ama bilgiyi saklamaya dönük durumlar virüsün daha da yayılmasına yol açabilir. Bu nedenle Sağlık Bakanlığı’nın bu konuda gerekli duyarlılığı göstereceğine inanıyoruz.”
![]()
KLİMİK Genel Sekreteri Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, ülkemizde henüz tanımlanmış bir olgu olmadığını dile getirerek, şunları kaydetti:
”Ancak ülkemiz de diğer tüm ülkeler gibi COVID-2019 salgını riskiyle karşı karşıyadır. Salgının başlangıcından itibaren şüpheli olguların girişlerinin sınırlandırılması, şüpheli olguların erkenden saptanması ve izolasyonu, hastalığın tanısının hızla konularak hastanın izolasyonu ve temaslıların takibi, olası salgın senaryolarına göre alt yapı değerlendirmeleri, ek hastane seçenekleri, malzeme ve ekipman gereksinimleri belirlenerek, olası çözümler oluşturulması gibi çalışmalar Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülmektedir.”
Şimşek Yavuz, hastalıktan korunmak için henüz bir aşı söz konusu dolmadığını hatırlatarak, ”Çinli yetkililer, geçtiğimiz hafta içinde laboratuvar çalışmalarını tamamladıkları bir aşının klinik çalışmalarına Nisan ayı itibariyle başlayacağını bildirmiş olmakla birlikte, bu klinik çalışmaların yapılma süresi nedeniyle 1 yıldan önce insanlara uygulanabilir hale gelecek bir aşının geliştirilmesi beklenmemektedir. Bu nedenle korunmada şimdilik en etkili yöntem virusla (hasta kişilerle) temas etmekten kaçınmaktır” dedi.
Dr. Serap Şimşek Yavuz, hastalıktan korunmak için önerileri de şöyle sıraladı:
”Kalabalık ortamlardan mümkün olduğunca kaçınılması; zorunlu olmadıkça hastanelere gidilmemesi; ellerin sık sık (özellikle toplu taşıma kullandıktan, kalabalık yerlerde bulunduktan sonra olmak üzere) su veya sabunla yıkanması veya görünür kirlenme yoksa %60-80 alkol içeren solüsyonlarla 30 saniye ovuşturulması; ellerle ağıza, buruna, gözlere dokunulmaması; hapşırık, öksürük vb. belirtileri olan kişilere 1 metreden fazla yaklaşılmaması; ateş, hapşırık ve öksürüğü olan kişilerin evde kalması ve mümkün olduğunca diğer insanlarla temasını kısıtlaması; hapşırık ve öksürük görgü kurallarına uyulması (ellere asla hapşırılmaması, mümkünse bir kağıt mendile hapşırıp, mendili attıktan sonra ellerin yıkanması veya alkollü solüsyonla ovuşturulması veya mendile ulaşılamıyorsa el yerine kola hapşırılması); hastalık belirti ve bulguları olan kişilerin özellikle başka kişilerin bulunduğu ortamlara girecekleri zaman tıbbi maske takması, aynı şekilde hastalık belirtileri olan kişilere evde bakan kişilerin de bu tür maske takmaları ve maskeler kirlendikçe bağlantı yerlerinden tutup açarak atmaları ve sık sık el yıkamaları veya alkollü solüsyonlarla el ovuşturmaları; ateş, öksürük, nefes darlığı semptomları olan kişilerin bir tıbbi maske taktıktan sonra bir sağlık kuruluşuna başvurması gibi önlemlere uyulması önemlidir. (Toplumda tüm bireylerin maske takmasının, SARS-CoV-2’nin kişiler arasında bulaşmasını azaltacağına dair bilimsel bir kanıt yoktur).”
COVID-2019’un görüldüğü ülkelerde bu hastalık açısından risk altında olan bir grubun da sağlık çalışanları olduğunu ifade eden Yavuz, ”Şu ana kadar dünyada yaklaşık 2.000 sağlık çalışanına COVID-2019 bulaşmış olup, 6 sağlık çalışanı bu hastalıktan hayatını kaybetmiştir” diye konuştu.