Baş ve boyun bölgesindeki tümörlerin tedavisi mümkün

Kulak Burun Boğaz Hastalıkları ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Levent Renda, vücuttaki tümörlerin yaklaşık yüzde 2-3’ünün baş-boyun bölgesinde görüldüğünü dile getirerek, ”Bu bölgedeki tümörlerin yüzde 3’ü tükürük bezlerinden kaynaklanıyor ve erken evrede fark edilebildikleri için cerrahi olarak tedavi edilebiliyor” dedi.

Doç. Dr. Levent Renda, tükürük bezi kanserleri ve tedavisi hakkında bilgi vererek, tükürük bezi tümörlerinin yüzde 80’inin kulak önü tükürük bezlerinden kaynaklandığını ve bu tümörlerin de yüzde 80’inin iyi huylu tümörler olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

”Ülkemizde bu hastalık 1/2000 kişide gözükmektedir. Diğer tükürük bezi tümörleri nadir görülür ve sıklıkla çene altı tükürük bezlerinden veya dilaltı tükürük bezlerinden kaynaklanmaktadır. Bu son iki bölgede görülen tümörlerin kötü huylu olma potansiyeli daha yüksektir. Daha nadir olarak yumuşak damak, sert damak veya yutak bölgesindeki küçük tükürük bezlerinde de tümör gelişebilir.”’

Doç. Dr. Levent Renda, vücuttaki tümörlerin yaklaşık yüzde 2-3’ünün baş-boyun bölgesinde görüldüğünü dile getirerek, ”Bu bölgedeki tümörlerin yüzde 3’ü tükürük bezlerinden kaynaklanıyor ve erken evrede fark edilebildikleri için cerrahi olarak tedavi edilebiliyor. Kitleler genellikle kulak önü veya çene altında şişlikler olarak kendini gösteriyor. Daha ileri evrelerde çene hareketlerinde kısıtlılık, yüz felci, yüzde uyuşma, yutma zorluğu gibi durumlara yol açabiliyor. Bu nedenle erken dönemde tedavi büyük önem taşıyor” dedi.

Ameliyat sonrasında ek tedavi gerekebilir

Tükürük bezi tümörlerinde; USG ve/veya MR-CT gibi görüntüleme yöntemleri ile kitle hakkında bilgi sahibi olunarak, kitleden alınan ince iğne aspirasyon biopsisi ile tanı konulduğunu anlatan Doç. Dr. Renda, böylece ameliyat sonrası ek tedaviye gerek olup olmayacağının anlaşılacağını kaydetti.

Doç. Dr. Renda, bazı durumlarda biopsiden alınan sonuçların yeterli olmayabildiğini, bu gibi durumlarda kitlenin radyolojik incelemesi sonrasında tümör eğer kötü huylu ise cerrahiye başvurulduğunu, hastanın genel durumunda herhangi bir engel yoksa kötü huylu tükürük bezi tümörleri ameliyat edilmesi gerektiğini belirtti.

İyi huylu tümörler ileride kansere dönüşebilir

İyi huylu tümörlerin çok büyük bir kısmının da tedavisinin cerrahi olduğunu ifade eden Doç. Dr. Renda, şunları dile getirdi:

”İyi huylu tümörlerin ameliyat edilmesinin sebebi, ileride kötü huylu tümörlere dönüşme riskini ortadan kaldırmaktır. Kulak önü bezi tümörlerinde, tükürük bezi yüz siniri üzerinden sıyrılır. Dolayısıyla bu tip tümörlerde başarı, cerrahın tecrübesi ile doğru orantılıdır. Ameliyat sonrası yüzde uyuşukluk veya kısmi felç olabilir. Çok daha nadir olarak kalıcı yüz felci gelişebilir. Çene altı ve dilaltı tükürük bezi ameliyatları sonrasında ise kısa süreli yutma zorlukları oluşabilir.”

Ameliyatta boyun bölgesi de temizleniyor

Doç. Dr. Renda, bazı kötü huylu tümörlerin tedavisinde eş zamanlı olarak boyun bölgesinin de temizlenmesi gerektiğine işaret ederek, ”Bu tümörlerde kanserli hücreler boynun lenf damarlarına sıçrama potansiyeli göstermektedir. Böyle durumlarda hastaya ameliyat sonrası radyoterapi ve/veya kemoterapi önerilebilir. Tükürük bezi tümürlerinin tedavi sonuçları son derece başarılı olabilmektedir. Yaşam kalitesi ve süresi bu sayede önemli artmaktadır” dedi.

(Visited 19 times, 1 visits today)