Atopik dermatit hastalarının yarısı, tedavinin kaşıntıyı gidermesini bekliyor

Türkiye’de ilk kez yapılan atopik dermatit araştırmasıyla, hastaların yaşadıkları sosyal, psikolojik ve ekonomik ihtiyaçlar ortaya konuldu. Buna göre, her  beş hastadan ikisi atopik dermatit hastalığıyla yaşama konusunda kötümser. Hastaların yüzde 27’lik kısmı ataklar sırasında işlerine ya da okullarına devam edemiyor. Atopik dermatit hastalarının tedaviden bekledikleri en önemli  şey ise  ”kaşıntıyı gidermesi” ve ”hızlı etki sağlaması.”

Atopik  dermatit hastalarının semptomlarını ilk gözlemlemeye başladıkları andan, tedavi sonrası takibe kadar olan süreçte yaşadıkları sosyal, psikolojik, ekonomik ve karşılanmamış ihtiyaçlarının anlaşılması amacıyla gerçekleştirilen, ”Atopik Dermatit ile Yaşam–Hasta Yükü” araştırması sonuçları açıklandı.

 Dermatoimmuniloji Derneği ve Alerji ile Yaşam Derneğinin katkılarıyla gerçekleşen ve Ipsos tarafından yürütülen araştırmada 12 ilde, 18 yaş üstü 100 orta ya da şiddetli atopik dermatit hastasıyla görüşüldü. 

Hastaların yüzde 26’sına 18 yaşından önce tanı konuluyor

Araştırmaya göre, Türkiye’de orta ve şiddetli atopik dermatit tanısı ortalama üç yılda koyuluyor. Hastaların yaklaşık dörtte biri (yüzde 26) 18 yaşından önce tanı alıyor. 28 yaş civarında belirti göstermeye başlayan hastalar, ortalama 31 yaşında tanı alıyorlar. Hastaların yüzde 81’ine ilk tanı dermatoloji uzmanı tarafından koyulmakta.

İlk belirti kaşıntı

Hastaların yüzde 81’i,  ilk belirti olarak  ”kaşıntı/alerjik kaşıntıyı” işaret ediyor. Bunu yüzde 51’le ”ciltte kabarıklık/kızarıklık/kurdeşen” takip ediyor. Bağışıklık sistemi kaynaklı kronik bir hastalık olan atopik dermatitte, hastalarda yine bağışıklık sistemine bağlı diğer kronik alerjik hastalıklar da gözlenmekte.

Yaklaşık her 10 hastadan 4’ünde saman nezlesi 

Yaklaşık her 10 hastanın 4’ünde atopik dermatite, polen alerjisinin (saman nezlesi) eşlik ettiği görülüyor. Bunu her beş hastadan birinde rastlanan astım ve her altı hastanın birinde görülen gıda alerjisi takip ediyor. Hastaların yaklaşık yüzde 40’ının ailelerinde, atopik dermatit, yarısında ise astım bulunuyor.

Hastalar tedaviden ne bekliyor?

Araştırmaya katılan hastaların yarısından fazlası, atopik dermatit nedeniyle cildinde çok fazla kaşıntı, ağrı veya batma yaşadığını belirtiyor. Hastaların tedaviden bekledikleri en önemli şey yüzde 52’lik bir oranla ”kaşıntıyı gidermesi”. Bunu yüzde 36’yla ”hızlı etki sağlaması”,  yüzde 22’le de ”kızarıklıkları gidermesi” takip ediyor. Atopik Dermatit hastalarının yüzde 93’ü  ”daha etkili ve güvenli yeni tedavilere” ihtiyaç duyduğunu belirtirken, yüzde 82’si de yeni tedavilerle ilgili bireysel araştırma yaptıklarını ifade etti.

Dört hastadan biri yılda altı gün hastanede yatıyor

Atopik Dermatit hastalarının yaklaşık dörtte üçünün, ataklar boyunca iş veya okul performansının etkilendiği görülüyor.  Buna ek olarak yüzde 27’lik bir kısmı, ataklar sırasında işlerine ya da okullarına devam edemiyor.
Hastaların yarısı, hastalığı nedeniyle bir sene içerisinde ortalama 12 gün işe veya okula gidemediklerini belirtiyor. 

”Gergin hissetme hali” en çok görülen olumsuz duygu

Atopik Dermatit’in genel, fiziksel ve duygusal etkileri sorgulandığında gergin hissetme hali en çok görülen olumsuz duygu. Bunu konsantrasyon bozukluğu ve kaşınma konusunda suçluluk hissi takip ediyor.  Bununla birlikte her üç hastadan ikisi, görünüşüyle bir mücadele içinde olduğunu ve yarısı da hastalığını gizlemeye çalıştığını belirtiyor. 
Her beş hastadan ikisi atopik dermatit hastalığıyla yaşama konusunda kötümser. Genel olarak olumsuz etkiler, kadınlarda veya gençlerde daha fazla oranda görülmekte.

Atopik Dermatit ekonomik yük de getiriyor

Araştırmaya katılan atopik dermatit hastalarının yüzde 58’i, hastalığını yönetmek adına gerçekleştirdiği tedaviyle ilişkili veya kişisel bakım harcamalarının, kendilerine veya ailelerine ekonomik bir yük oluşturduğunu ve bu harcamaları yeterince karşılayamadıklarını belirtmekte. Hastaların gelir düzeylerine göre bakıldığında ise, ortanın altı (C2 sınıfı) ve alt (D/E sınıfı) sınıflarda bu oran yüzde 77’lere ulaşmakta.

 

(Visited 7 times, 1 visits today)