Antibiyotik direnci, sepsiste ölüm oranlarını artırıyor…
- Gebelik şekeri açısından kimler risk altında? - 10 Şubat 2026
- Epilepsi hastaları ilaç kullanımında nelere dikkat etmeli? - 9 Şubat 2026
- Bel fıtığı olanlar ”traktör kullanmasın”, ”yer sofrasına oturmasın”… - 8 Şubat 2026
Halk arasında ”kan zehirlenmesi” olarak da bilinen ”sepsis”, enfeksiyonun kana karışması ve tüm vücuda yayılması durumudur. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 13,7 milyon kişi sepsis nedeniyle hayatını kaybediyor. Kayıpların yüzde 40’ını beş yaş altı çocuklar oluşturuyor. Uzmanlara göre, basit bir idrar yolu enfeksiyonu bile sepsise neden olabilir.
![]()
Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Yoğun Bakım Uzmanı Prof. Dr. Sibel Temür, dünya çapında sepsis nedeniyle her 2,8 saniyede bir kişinin hayatını kaybettiğini, doğru bilgilendirme sayesinde yaşam kaybı riskinin yüzde 60’dan yüzde 20’e düşebileceğinin altını çizdi.
Tüm yaşam kayıplarının yüzde 20’si sepsis kaynaklı…
İstatistiklere göre, dünyadaki tüm yaşam kayıplarının yaklaşık yüzde 20’si sepsis nedeniyle. Daha da üzücü olan, kayıpların yüzde 40’ının beş yaş altı çocuklarda görülmesi. Obstetrik sepsis de anne ölümlerinin üçüncü en sık nedeni. Hastanede yatan hastaların yüzde 27’si, yoğun bakım hastalarının ise yüzde 42’si sepsis nedeniyle kaybediliyor.
Basit bir idrar yolu enfeksiyonu bile sepsise neden olabilir…
Sepsis, vücudun bir enfeksiyona karşı verdiği aşırı bağışıklık yanıtı sonucu gelişen ve organlara zarar vererek çok kısa sürede hayati tehlike oluşturabilen bir klinik tablo. Basit bir idrar yolu enfeksiyonu, zatürre ya da ameliyat sonrası gelişen bir enfeksiyon bile odak oluşturarak, bağışıklık sisteminin düzensiz çalıştığı durumlarda sepsise yol açabilir. Halk arasında kan zehirlenmesi olarak bilinse de, aslında sorun kanda mikrop bulunması kadar, bağışıklık sisteminin anormal reaksiyonudur.
Nasıl belirti verir?
Yüksek ateş, titreme, hızlı solunum, kalp atışında hızlanma, kan basıncında düşme, bilinç bulanıklığı ve idrar miktarında azalma sepsisin en önemli belirtileridir. Bu şikayetlerin bir kaçının bir arada olması ve özellikle hastanın genel durumunun hızla kötüleşmesi sepsis açısından alarm olarak kabul edilmeli. Özellikle bağışıklık sisteminin daha hassas olduğu ileri yaşta bilinç değişikliği çok ciddiye alınmalı.
Kimler risk altında?
Özellikle 60 yaş üstü kişiler, bir yaşın altındaki bebekler, bağışıklık sistemi baskılanmış hastalar, diyabet veya kronik akciğer-böbrek hastalığı olanlar, kanser tedavisi görenler ve ameliyat sonrası enfeksiyon riski taşıyan hastalar, sepsis için daha büyük risk taşıyor. Ayrıca gebeler ve doğum sonrası lohusa dönemdeki kadınların da riskinin daha yüksek olduğu bilinmeli.
Antibiyotik direnci tedavide ciddi bir engel…
Sepsis tedavisinde ülkemiz için de büyük bir sorun olan antibiyotik direnci ciddi bir engel oluşturuyor. Antibiyotik direnci, sepsis tedavisinde etkili ilaca ulaşmayı geciktiriyor ve yaşam kaybı oranlarını artırıyor.
Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında antibiyotik direnç oranlarının en yüksek olduğu ülkelerden biri. Bu nedenle gereksiz antibiyotik kullanımının azaltılması ve doğru ilaca erken başlanması hayati önem taşıyor. Bu nedenle gereksiz durumlarda antibiyotik kullanmayın. Basit viral enfeksiyonlarda antibiyotik gerekmez. Eğer antibiyotik başlandıysa, ilacı doğru dozda, doğru saat aralıklarında ve önerilen sürede kullanın.
Nasıl korunuruz?
Sepsisin üç temel unsuru vardır; enfeksiyon, bağışıklık sistemi ve organ yetmezliği. Önceliğimiz enfeksiyondan korunmak. Bunun için el hijyeni çok önemlidir. Düzenli sağlık kontrolleri yaptırmak, gerekli olduğunda antibiyotikleri doğru şekilde kullanmak ve antibiyotik direncinin gelişmesini önlemek gerekir. Bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerin aşılanmalarına özen göstermeleri çok önemlidir. Kalabalık ve havasız ortamlardan uzak durun. Bağışıklığı zayıflatabilecek madde kullanımlarından ve kontrolsüz takviyelerden kaçının.