Adenovirüs salgını konjoktivit vakalarını da artırdı

Son zamanlarda okullarda ve kreşlerde hızla yayılmaya başlayan adenovirüs salgınında vaka sayısı artmaya devam ediyor. Salgına bağlı olarak gözlere taşınan virüs nedeniyle konjoktivit vakalarında da dikkat çekici oranda artış yaşanıyor.

Göz Hastalıkları ve Retina Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Nur Acar Göçgil, önlem alınmaması halinde ciddi görme kayıplarına sebep olabilecek adenovirüse bağlı viral konjonktivit hastalığı hakkında bilgi vererek 7’den 70’e herkesin alması gereken önlemleri şöyle sıraladı.

Çeşitli nedenler ile sıklıkla karşılaşılan ve halk arasında kırmızı göz hastalığı olarak da bilinen, göz iltihaplanması şeklinde kendini gösteren konjonktivit hastalığıyla ilgili uyarılarda bulunan Prof. Dr. Nur Acar Göçgil,  şunları kaydetti:

“Konjonktivit, gözün beyaz kısmını veya sklerayı örten ve göz kapaklarının iç kısmını kaplayan ince yüzey dokunun iltihaplanmasıdır. Çok ince damarlardan zengin bu şeffaf katman aynı zamanda gözün nemli kalmasını sağlayan maddeleri üretir ve salgılar. Konjonktivit hastalığı kan damarlarımızın daha büyük ve belirgin bir hale gelerek gözlerimizin kırmızı görünmesine yol açar. Hastalık sadece bir veya iki gözde aynı anda oluşabilmektedir.” 

Son derece bulaşıcı

Konjonktivitin neden olan türlerine göre 3 farklı tipe ayrıldığını belirten Pr. Dr. Nur Acar Göçgil, şunları anlattı:

“Konjonktivitler bakteriyel, viral ve alerjik etmenler nedeniyle karşımıza çıkmaktadır. Viral ve bakteriyel tip konjonktivit çok bulaşıcıdır. Viral konjonktivit nezleye neden olan virüslerin benzeri virüslerden kaynaklanmaktadır. Virüslere bağlı gelişen konjonktivit, tedavi edilmediğinde çok uzar ve gözün kornea yani cam tabakasını tutarsa kalıcı izler bırakabilir. Bakterilerin neden olduğu konjonktivit tedavi edilmediği taktirde gözlerimize ciddi zararlar verebilir. Bakteriyel tip konjonktivitte gözde sarı ve yeşilimsi renkte akıntı görülmekle birlikte bu tip son derece bulaşıdır. Bakteriyel kaynaklı enfeksiyon göze değen el ya da eşyalarla temas durumu ile bir başkasına bulaşabilir.

El ve göz hijyenine dikkat etmemek, kalabalık ortamlar, mikroplu makyaj malzemeleri hastalığın oluşmasının en önemli etkenleridir. Çok bulaşıcı bir hastalık olduğundan dolayı tedavi için zaman kaybetmeden doktora başvurmak çok önemlidir.

Konjonktivit hastalığı gözlerde sulanma, çapaklanma, kaşıntı, batma ve kızarıklık gibi belirtilerle kendisini hissettirir. Eğer tedavi süreci zamanında başlatılmaz ve hastalık tedavi edilmez ise zamanla kronikleşebilirler. 

Son zamanlarda özellikle kreşlerde ve okullarda salgın düzeyinde gittikçe artmaya başladı. Adenovirüs genel olarak solunum yollarını ve bağırsak sistemini enfekte eden, genellikle soğuk algınlığına benzer semptomlarla kendini gösteren bir virüstür. Bu virüsün en önemli belirtileri arasında boğaz ağrısı, burun ve göz akıntısı, hapşırma, baş ağrısı, öksürük ve ateş gelmektedir. Adenovirüs kaynaklı olarak bazı insanlarda krup veya bronşit gelişimi de görülebilir.

Son zamanlarda bizler de bu virüse bağlı olarak viral konjonktivit vakalarıyla sıklıkla karşılaşmaktayız. Önlem alınmadığı taktirde, uzun süren ve gözün cam tabakasını etkilediğinde görme kayıplarına dahi yol açabilen bu enfeksiyon çok hızlı bulaşabiliyor ve aile bireyleri arasında hızla yayılabiliyor. Gözlerde şiddetli batma, yanma, kapaklarda şişlik, akıntı ve ağrı hissi oluşabiliyor. Adenovirüse bağlı gözde oluşan bulgular yaklaşık 3-4 hafta gibi uzun süre devam edebiliyor ve hastalarda yaşam kalitesini bozarak işgücü kaybına da yol açıyor.”

(Visited 11 times, 1 visits today)