Doğuştan kalp hastası bebeklerde enfeksiyon riski daha yüksek

Türkiye’de her yıl yaklaşık 12 bin bebek doğuştan kalp hastalığı ile dünyaya geliyor. Günümüzde, doğmadan önce tanı koyulabilmesi ile tedavi şansı yakalayabilecek bebek sayısı giderek artıyor.

7-14 Şubat haftası, bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de “Dünya Doğuştan Kalp Hastalıkları Farkındalık Haftası” olarak kabul edilmekte. Dünya Doğuştan Kalp Hastalıkları Farkındalık Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan SBÜ Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi E. A. H. Pediatrik Kardiyoloji Bölüm Başkanı ve Türk Pediatrik Kardiyoloji ve Kalp Cerrahisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Ahmet Çelebi, çocuklardaki kalp rahatsızlıklarının büyük kısmının doğuştan olduğuna işaret ederek; erken teşhisin çok önemli olduğunu belirtti.

Prof. Dr. Ahmet Çelebi, bebeklerin kalplerindeki rahatsızlığın genellikle hamileliğin erken evrelerinde organların gelişmeye başladığı dönemde oluştuğunu belirterek, bu yüzden tetkiklerin doğru zamanda yapılmasının önemli olduğunu ifade etti.

Doğuştan kalp hastası olan bebekler için en önemli konulardan birinin enfeksiyon riski olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Çelebi, “Doğuştan kalp hastası olan bebekler; Respiratuar Sinsityal Virüs (RSV), influenza A, B, adenovirus gibi solunum yolu enfeksiyonlarına daha kolay yakalanabilmektedirler. RSV, bebeklikte ve erken çocukluk döneminde çok sık görülen bir virüstür. Bebeklerin hayatının birinci yılında görülen bronşiyolit ve pnömoninin en yaygın nedenidir ve doğuştan kalp kusuru olan bebeklerin bu virüsü kapma olasılığı diğer bebeklere oranla daha yüksektir’’ şeklinde konuştu.

Doğum anından itibaren takip önemli

Prof. Dr. Çelebi, anne ve babaların bu zor süreçte sabırlı olup çocuklarının takip ve tedavilerini aksatmamalarının çok önemli olduğunu da kaydederek, ”Özellikle içinde bulunduğumuz kış aylarında enfeksiyon hastalıklarından korunmaya da dikkat edilmeli. Bu tür hastalıklar genellikle solunum ve direk temas yolu ile bulaşır. Dolayısıyla hasta insanlarla aynı ortamda uzun süre kalmak, el sıkışmak, öpüşmek ve benzeri şekillerde temastan kaçınmak, bebeğe temas öncesi elleri bol sabun ve suyla yıkamak gibi basit yöntemler bu yüksek riskli bebekler için hayat kurtarıcı olabilir’’ uyarısında bulundu.

Nuray Özger

(Visited 315 times, 1 visits today)