Taşıyıcılık Taramaları ile Sağlıklı Nesiller Hedefleniyor
- Nipah Virüsü (NiV) hakkında korkutan gerçekler! - 4 Şubat 2026
- Türkiye’nin önde gelen 7 tıbbi derneği Ankara’da tarihi bir buluşmaya imza attı - 4 Şubat 2026
- Her 10 kişiden 7’si RSV’yi hiç duymamış! - 3 Şubat 2026
Sağlık Bakanlığı, 8 Mayıs Dünya Talasemi Günü vesilesiyle yaptığı basın açıklamasında, kalıtsal kan hastalıklarından biri olan talaseminin Türkiye’deki durumu, önlenmesine yönelik yürütülen çalışmalar ve toplumda farkındalığın artırılmasının önemine dikkat çekti.
Açıklamada, hemoglobinopatilerin, alyuvarlarda oksijen taşıyan hemoglobinin yapısal bozuklukları sonucu ortaya çıkan kalıtsal hastalıklar olduğu belirtildi. En yaygın türlerinin talasemi ve orak hücre anemisi olduğu ifade edilen açıklamada, halk arasında “Akdeniz anemisi” olarak da bilinen talaseminin, dünyada ve Türkiye’de önemli bir halk sağlığı sorunu teşkil ettiği vurgulandı.
Türkiye’de beta-talasemi taşıyıcılığı oranının ortalama yüzde 2,1 olduğu, ancak bu oranın bölgelere göre yüzde 0,6 ile yüzde 13 arasında değişiklik gösterdiği bilgisi paylaşıldı. Akraba evliliklerinin yaygın olmasının, genetik geçişli bir hastalık olan talaseminin görülme sıklığını artırdığına dikkat çekilerek, her yıl yüzlerce hasta çocuğun dünyaya geldiği ve bu durumun hem aileleri hem de toplumu maddi ve manevi olarak olumsuz etkilediği belirtildi. Taşıyıcılık oranı yüksek olan toplumlarda, iki taşıyıcının evlenip hasta çocuk sahibi olma riskinin de yüksek olduğu ifade edildi.
1993 yılından bu yana her yıl 8 Mayıs tarihinin “Dünya Talasemi Günü” olarak belirlendiği ve bu kapsamda toplumun bilgilendirilmesi ve farkındalığın artırılması amacıyla çeşitli etkinlikler düzenlendiği hatırlatıldı.
Hemoglobinopati Kontrol Programı ve Evlilik Öncesi Tarama
Talasemi taşıyıcılarının büyük bir bölümünün, taşıyıcı olduklarını bilmedikleri ve genellikle ancak özel bir kan testi yaptırdıklarında veya talasemi hastası bir çocuk sahibi olduklarında bu durumu öğrendikleri vurgulandı.
Türkiye’de talaseminin görüldüğü bazı illerde 1994 yılında taşıyıcılık taramalarına başlandığı, 2003 yılında ise “Hemoglobinopati Kontrol Programı”nın başlatılarak tarama yapılan il sayısının artırıldığı belirtildi. 2018 yılında programın, “Evlilik Öncesi Hemoglobinopati Tarama Programı” adıyla 81 ilde uygulamaya başlandığı bilgisi paylaşıldı.
1 Kasım 2018 tarihinden itibaren başlatılan “Evlilik Öncesi Hemoglobinopati Tarama Programı” kapsamında, evlilik öncesi sağlık raporu almak için aile hekimine başvuran veya hâlihazırda evli olup çocuk sahibi olmayı planlayan çiftlere danışmanlık hizmeti verildiği ve ardından erkek eş adayından kan örneği alınarak ilgili laboratuvara gönderildiği açıklandı. Tarama testleri sonucunda erkek eş adayı taşıyıcı veya şüpheli bulunursa kadın eş adayına da tarama testi yapıldığı belirtildi. Eş adaylarının her ikisinin de taşıyıcı veya sonuçlarının şüpheli olması durumunda çiftlerin hematoloji uzmanına, ilde hematoloji uzmanı bulunmaması hâlinde ise iç hastalıkları (dâhiliye) uzmanına sevk edildiği ifade edildi. Ücretsiz olarak sunulan bu test hakkında aile hekimliklerinden bilgi alınabileceği kaydedildi.
Genetik Danışmanlık ve Sağlıklı Çocuk Sahibi Olma İmkanı
Hemoglobinopati tanısı netleşen çiftlerin, tıbbi genetik uzmanına yönlendirilerek genetik danışmanlık hizmeti almasının sağlandığı vurgulandı. Sağlıklı çocuk sahibi olmayı planlayan bu çiftlere, preimplantasyon genetik tanı (tüp bebek uygulaması sırasında embriyoların genetik olarak test edilip yalnızca sağlıklı olanların anneye transfer edilmesi) yönteminin önerildiği ve bu sayede hasta çocuk doğumunun önüne geçilmesinin hedeflendiği belirtildi.
Sağlık Bakanlığı, talasemi gibi kalıtsal kan hastalıklarının önlenmesi ve toplum sağlığının korunması amacıyla yürütülen programların kararlılıkla devam edeceğini bildirdi.