”Talebimiz, insanca yaşayacak ücret”

Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) Beyaz Forum’da dile getirilen talep ve öneriler ile çözüm için üstlenilmesi gereken sorumlulukları da içeren sonuç raporu yayımlandı. 

Raporda; ”Talebimiz, insanca yaşayacak ücret. Bu talep hekimler kadar sağlık emekçileri, tüm emekçiler için yani tüm toplum içindir” ifadesine yer verildi.

Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) “Emek Bizim, Söz Bizim” başlıklı mücadele programı kapsamında 23 Kasım’da İstanbul’dan başlayan “Beyaz Yürüyüş”ü, Kocaeli, Bursa ve Eskişehir’de devam etmiş, 27 Kasım’da Ankara’da “Beyaz Forum” ile noktalanmıştı.

TTB, Beyaz Forum’da dile getirilen talep ve öneriler ile çözüm için üstlenilmesi gereken sorumlulukları da içeren bir sonuç raporu hazırladı.

Raporda, tüm sağlık emekçileri ve hekimler adına Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’dan defalarca istenilen randevulara yanıt gelmediği hatırlatılarak, forumda dile getirilen talep ve öneriler şöyle sıralandı:

”Talebimiz; insanca yaşayacak ücret. Bu talep hekimler kadar sağlık emekçileri, tüm emekçiler için yani tüm toplum içindir.

Sağlıkta performans sistemi etik ilkelerimize karşıdır, kaldırılmalıdır. Ek ödemeler hekim maaşlarının önüne geçmemeli toplam ücretin yüzde 15’inden fazla olmamalıdır.

7200 ek gösterge ve tüm sağlık emekçilerine pandemide çalışılan her yıl için 120 gün yıpranma payı verilmelidir.

Aslolan emekliliğe yansıyan temel ücrettir.

5 dakikada bir verilen randevuyla sağlık ve hekimliği 5 dakikaya sığdırmaya çalışan; bir hekimin günde 100 hastaya bakmasını öngören bu sağlık sistemi, sağlık değil sağlıksızlık üretmektedir.

5 dakikada sağlık hizmeti de verilemez, hekimlik de yapılamaz. Hekimler kötü hekimlik uygulamalarına zorlanmaktadır. Hekimler ve örgütü TTB buna karşı durmalı, bu durumu topluma iyi anlatmalıdır.

Covid-19 meslek hastalığı sayılsın

Önlenebilir hastalıklar nedeniyle birçok meslektaşımızı, sağlık çalışanını kaybettik. Ancak ölen sağlık çalışanlarını meslek hastalığına bağlı kaybettiğimizi bir de iktidara kanıtlamamız istendi. Ölen 500’ün üzerinde sağlık çalışanının sevenleri ve aileleri bunu unutmayacaktır.

Covid-19 Meslek Hastalığı Yasası’nın çıkması için mücadele biz meslektaşlarının, mesai arkadaşlarının yitirdiğimiz hekimlere karşı bir sorumluluğudur ve TTB yasa çıkana kadar mücadeleyi kararlılıkla sürdürmelidir.

Sağlıkta şiddetle mücadele

Hekimler artık gerçekten işleyen bir Sağlıkta Şiddet Yasası’na ihtiyaç duymaktadır. Bunun için hızla TTB tarafından hazırlanan yasa önerisi tekrar gündeme getirilmeli, çalışma yürütülmelidir. İşyerlerimiz alanın uzmanları ile görüşülerek güvenli, sağlıklı çalışma ortamları haline getirilmelidir.

KHK ve güvenlik soruşturmaları

Hekimlerin kamuda da özelde de iş güvencesi kalmamıştır. KHK ve güvenlik soruşturmaları, arşiv taramaları gibi bahanelerinin bu iş güvencesini iktidar ve yanlılarının eline bırakma girişimi olduğu açıktır. KHK’ler nedeniyle iki milyon insanın ekmeği elinden alınmıştır.

KHK ve güvenlik soruşturmaları iktidar yanlısı olmayanlara, topluma, iş üzerinden korku salma taktiğidir. Bunu boşa çıkarma ve dayanışma Türkiye demokrasisi için de sorumluluğumuzdur. KHK’li, atanmayan, güvenlik soruşturması bahanesiyle işten çıkarılan tüm hekimlerin ortak sesi olmak, bu uygulamaların ortadan kaldırılması için mücadele etmek; iş ve gelecek güvencemiz için mücadele etmektir ve sorumluluğumuzdur.

Tıp öğrencilerinin birincil hedefleri yurtdışında çalışmak

Tıp eğitiminde üniversite enflasyonunun en büyük hedefi ucuz emek, ucuz işgücüdür. Niteliksiz tıp eğitimi ile tıp öğrencilerinin anayasal eğitim hakkı ellerinden alınırken, halkın da nitelikli sağlık hizmeti hakkı tehlikeye atılmaktadır.

Tıp öğrencileri gelecekleri için kaygılıdır ve çoğunlukla birincil hedefleri yurtdışında çalışmaktır.

Tıp eğitimi etik ilkelere bağlı ve laik olmalıdır. Son dönemde bu değerlere bilinçli yapılan saldırılar ve yıpratmalara karşı tüm alanlardaki hekimler bir araya gelmeli ve tıp eğitiminin temel değerlerine “amasız, fakatsız” sahip çıkmalıdır.

Asistan hekimlerin hakları

Asistan hekimler 36 saatlik nöbetlerle sağlığını kaybetmiş durumdadır.

Nöbet sonrası izin temel insani haktır ve tercihe bırakılamaz. Nöbet sonrası izin asistan hekimlerde kaygıya yer bırakmayacak şekilde hiçbir özlük ve maddi haklarının kaybına neden olmayacak şekilde garanti altına alınmalıdır. TTB nöbet sonrası zorla çalıştırma, angarya çalışma gibi etik dışı uygulamalarda bulunanlar ile ilgili yaptırımları hızla uygulamalı aynı tutumu taraf olan diğer kurumların da alması için gerekli idari ve toplumsal baskıyı oluşturmalıdır.

Özel hastaneler

Artık hekimler geçinebilmek için birden fazla işte çalışmak zorunda kalmaktadır.

Sağlıkta Dönüşüm Programı karşısında durmak hastanelerin satılmasının önünde durmaktır; koruyucu sağlık hizmetlerinin ve emeğimizin yanında durmaktır.

Giderek kartelleşen özel hastaneler ve özelleştirmeler konusunda TTB, bu alanın tüm bileşenleriyle bir araya gelerek bütüncül bir politika oluşturmalıdır.

İşçi sağlığı ve işyeri hekimliği

İktidar Covid-19 salgının en yoğun yaşandığı zamanlarda dahi işçileri çalıştırmış, ölüm riskine rağmen işverenlerin işçileri sömürmesine sessiz kalmıştır. TTB salgının en yoğun yaşandığı dönemlerde defalarca “Çarklar dursun, ölümler bitsin” çağrısında bulunmuş ancak iktidar bu çağrıya kulaklarını tıkamıştır.

Bu alanda çalışan hekimlerin de yüzde 38’i işini kaybetme korkusu yaşamakta; yüzde 37’si ücretlerini ve maaşlarının bir kısmını ya da tamamını alamamaktadır. İşyeri hekimlerinin ödemeleri Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi (OSGB) üzerinden yapılmakta; işyeri hekimlerinin yüzde 45’i TTB’nin belirlediği asgari ücretin yarısını almaktadır.

Şehir hastaneleri

Birtakım şirketlere kamu kaynaklarının peşkeş çekilmesine yol açan şehir hastanelerinin sözleşmelerinin tazminatsız feshedilerek kamunun zarar etmesinin önüne geçilmelidir. TTB önceki yıllarda olduğu gibi Sayıştay’ın bu raporları doğrultusunda ihmali ve suistimali bulunduğu tespit edilen ilgililer hakkında yargılama yapılması ve oluşan “kamu zararının tespiti” için gerekli yasal girişimlerde bulunmalıdır.

Aile hekimliği ve Birinci Basamak sağlık hizmetleri

Birinci basamak çalışanlarında sürekli bir baskı ve gelecek kaygısı oluşturulmuştur. Birinci basamak artık sağlık politikalarındaki en önemli konumunu hızla almalı, TTB bunu hazırladığı politika önerileriyle ortaya koymalıdır.

Mücadelede kararlılık

Hekimleri duymayan, korumayan bir Sağlık Bakanı artık meşruluğunu yitirmiştir.

TTB’nin başlattığı Beyaz Yürüyüş sadece bir başlangıçtır. Bu mücadele yerellerde, işyerlerinde her gün güçlendirilirse, topluma yayılırsa emek ve demokrasi kazanacaktır.

İlk adım olarak 14 Mart’a kadar uzanan, toplumu da içine katan bir mücadele programı TTB tarafından hızla planlanmalı ve paylaşılmalıdır. Sağlık hakkımıza sahip çıkan bölgesel mitingler, merkezi miting ve gerekirse GöREV hazırlıkları şimdiden başlamalıdır.

(Visited 28 times, 1 visits today)