Önce şefkat ve güven, ardından sınır ve kural

Bir çocuğun dünyaya geldiğinde ilk ilişki kurduğu kişi olan “anne”, çocuğun ilerleyen hayatında kuracağı yeni ilişkilerin yönünü de belirliyor.  Annesiyle güvenli, sevgi ve saygı temelli bir ilişki kuran kişi, ruhsal açıdan daha sağlıklı  birey olarak yetişiyor. Dolayısıyla anne-çocuk ilişkisinde önce sevgi, şefkat ve güven tesis edilmeli, bunun üzerine sınırlar ve kurallar getirilmeli.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Çocuk-Ergen Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Emel Sarı Gökten, anne-çocuk ilişkisinin önemi hakkında açıklamalarda bulundu.

YENİ İLİŞKİLERİN KALİTESİNİ BELİRLİYOR

Bir çocuğun dünyaya geldiğinde ilk ilişki kurduğu kişi annesi ya da onun yerine geçen bakım verenidir. Anne-çocuk ilişkisinin sağlıklı olması çocuğun ilerleyen hayatında kuracağı yeni ilişkilerin kalitesi açısından çok önemlidir. Annesiyle güvenli, sevgi ve saygı temelli bir ilişki kuran kişi, ruhsal açıdan daha sağlıklı olan bir birey olur. Çocukların kendilerine yeten, güvenli ve ruhsal açıdan sağlıklı bireyler olabilmeleri için huzurlu bir aile ortamında büyümeleri, anne ve babalarından yeterli sevgi, şefkat ve ilgiyi görmeleri, hayatta birtakım sınırların ve kuralların var olduğunu öğrenmeleri gereklidir.

ANNE-BABA BİR EKİP GİBİ ÇALIŞMALI 

Doğdukları andan itibaren bebekleriyle konuşarak ilişki kuran annelerin bebeklerinin dil, bilişsel ve sosyal becerilerinin daha iyi geliştiği gösterilmiştir. Çocuk yürümeye başladıktan sonra yavaş yavaş kendi bireysel varlığını daha fazla hissetmeye başlar ve anneyle inatlaşma dönemine girer. Annenin bu dönemde çok kaygılı olmaması, çocuğun ayrışmasına izin verici olması gerekir. Zaman içinde birtakım sınırların olduğu çocuğa öğretilmeye başlanmalıdır. Her çocuk yaşadığı çevre içerisinde bazı sınırlamaların olmasına gerek duyar. Dolayısıyla önce sevgi, şefkat ve güven tesis edilmeli, üzerine sınırlar ve kurallar getirilmelidir. Demokratik davranma ve disiplin uygulama konusunda anne ve baba bir denge kurabilmelidir. Bu dengenin kurulmasında anne ve babanın bir arada hareket etmesi, bir ekip gibi çalışması ve çocuğa benzer mesajlar vermesi çok önemlidir.

ANNE-ÇOCUK İLİŞKİSİNDE YANLIŞ DAVRANIŞLAR 

Çocuk yetiştirirken her anne zaman zaman çok yorulabilir, tükenmiş hissedebilir. Yapılan bilimsel çalışmalarda, her sosyo-ekonomik düzeydeki ailenin zaman zaman negatif ebeveyn tutumları gösterebildikleri saptanmıştır. Negatif ebeveyn tutumları dediğimiz şey tehdit etme, bağırma ve vurma gibi davranışlardır. Bu olumsuz davranışları en aza indirebilmek için anne ve babanın birlikte hareket etmesi, çocuklarını sevgi ve ilgiyle büyütmeleri, olumlu davranışlarını pekiştirmeleri, yeni beceri ve davranışları öğretmeleri, tüm bunlarla birlikte de aile içi temel kurallar koyup bu kuralların uygulamaya geçmesi konusunda birlikte hareket etmeleri gerekir.

 SORUMLULUK SADECE ANNEYE BIRAKILMAMALI  

Bizim gibi ataerkil toplumlarda çocuk büyütme süreci annenin görevi gibi düşünülmekte, baba bu ilişki içinde oldukça silik bir yer tutmaktadır. Bu durum annenin çok fazla sorumluluk yüklenmesine, bu nedenle çok fazla yıpranmasına ve tükenmesine neden olmaktadır. Tükenen anne daha tahammülsüz, çabuk sinirlenen biri haline dönüşmekte, çocukla olan ilişkisi zarar görmeye başlamaktadır. Çocuklarla ilgili sorumluluk ve bakımın tamamıyla anneye bırakılması çocuk ruh sağlığını olumsuz etkileyebilir. Babaların ya da yakın aile bireylerinin anneye desteklerini sürdürmeleri, zaman zaman dinlenmesine izin vermeleri gerekir.

(Visited 22 times, 1 visits today)