Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) tehlikesi devam ediyor
- Yapay zekaya sorarak ilaç alınır mı? - 12 Ocak 2026
- Egzersiz, depresyon tedavisinde terapiye rakip olabilir - 11 Ocak 2026
- Kalp krizi ve felç “aniden” ortaya çıkmıyor - 11 Ocak 2026
Kene tutunması veya keneyle temas sonucu bulaşabilen ve ölümcül olabilen Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı, özellikle yaz aylarının gelmesiyle birlikte yeniden gündemde. Sağlık Bakanlığı, vatandaşları KKKA’ya karşı dikkatli olmaları ve gerekli önlemleri almaları konusunda uyardı.
Türkiye’de ilk olarak 2002 yılında İç Anadolu Bölgesi’nde dikkat çeken ve 2003 yılında kesin tanısı konulan KKKA vakaları, Sağlık Bakanlığı tarafından titizlikle takip ediliyor. Bakanlık, “KKKA Vaka Bildirim Çizelgesi” ve 2011 yılında kullanıma sunulan web tabanlı “KKKA Bilgi Sistemi” ile vakaları aktif olarak izliyor. Belirlenen referans laboratuvarlarda tanı konulurken, hasta sevki ve hastalığın tedavisi için 19 bölgede özel merkezler görev yapıyor. Ayrıca, Bakanlığın hazırladığı güncel “KKKA Vaka Yönetim Rehberi” bu yıl yürürlüğe girdi.
Bulaşma Yolları Sadece Kene Değil: Hayvan ve İnsan Temasına Dikkat!
Sağlık Bakanlığı, KKKA’nın sadece kene tutunması veya keneyle temas yoluyla değil, aynı zamanda viremik (kanda virüsün dolaşması) dönemdeki hayvanlar ve hasta kişilerin kan, doku ve vücut sıvılarıyla korunmasız temas sonucunda da bulaşabileceğini vurguladı. KKKA’nın hayvanlarda hastalık belirtisi göstermeden seyredebileceğine dikkat çeken Bakanlık, özellikle hastalığın sık görüldüğü bölgelerde hayvanların kan, idrar gibi vücut sıvılarına ve dokularına çıplak elle temas edilmemesi gerektiğini belirtti. Hastalığın bulaşmasını engellemek için eldiven kullanımı gibi gerekli koruyucu önlemlerin alınması ve özellikle Kurban Bayramlarında kişisel korunma önlemlerine titizlikle uyulması, kurban kesiminden önce başlayarak temizlik ve hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiği ifade edildi.
KKKA Belirtisi Gösterenler Zaman Kaybetmemeli
Kene tutunan veya kene ile temas eden kişilerin kendilerini en az 10 gün süreyle takip etmeleri, hasta insan veya viremik dönemdeki hayvanların kan ve vücut sıvıları ile doğrudan temas eden kişilerin ise kendilerini 2 hafta süreyle izlemeleri gerektiği belirtildi. Bu süreçte halsizlik, iştahsızlık, ateş, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kusma veya ishal gibi belirtilerin görülmesi halinde, vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması hayati önem taşıyor.
Bahçe ve Piknik Alanlarında Alınması Gereken Basit Ama Etkili Önlemler
Sağlık Bakanlığı, tarla, bağ, bahçe ve piknik alanları gibi kene yönünden riskli alanlara gidilirken alınması gereken önlemleri de sıraladı:
Mümkün olduğu kadar vücudu örten giysiler giyilmeli.
Pantolon paçaları çorapların içerisine sokulmalı.
Kenelerin elbise üzerinde rahat görülebilmesi için açık renkli kıyafetler tercih edilmeli.
Riskli alanlardan dönüldüğünde vücutta (kulak arkası, koltuk altları, kasıklar ve diz arkası dâhil) kene olup olmadığı kontrol edilmeli.
Vücuda kene tutunmuş ise hiç vakit kaybetmeden, uygun bir malzeme (cımbız, eldiven, bez ve naylon poşet gibi) ile kene çıkarılmalı ve en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalı.
Vücuda tutunan veya hayvanların üzerinde bulunan keneler kesinlikle çıplak el ile öldürülmemeli ve patlatılmamalı.
Hastalığa yakalanan kişilerin kan ve vücut sıvıları ile hastalık bulaşabildiğinden, hasta ile temas eden kişilerin gerekli korunma önlemlerini (eldiven, önlük, maske vb.) alması gereklidir.
Yılda 2 Milyon Kişiye KKKA Eğitimi Veriliyor
Sağlık Bakanlığı’nca belirlenen stratejiler doğrultusunda, her yıl sağlık personeline ve topluma yönelik eğitim çalışmaları yürütülüyor. Toplumsal eğitimler, son üç yılda vaka görülen veya o yıl içerisinde yeni vaka bildirilen yerleşim birimlerinde yüz yüze ve toplu şekilde yapılıyor. Bu kapsamda her yıl yaklaşık 2 milyon kişiye KKKA konusunda eğitim ve bilgilendirme faaliyetleri gerçekleştirildiği bildirildi. Bakanlık, vatandaşların KKKA konusunda bilinçli olması ve önlemlere uymasının hastalığın önlenmesinde büyük rol oynadığını vurguladı.