Girişimsel radyoloji birçok hastalıkta en uygun tedavi yöntemi
- Kalbi koruyan 5 süper besin! - 9 Haziran 2026
- Pankreas Kanserinde Umut Veren Gelişme! - 6 Haziran 2026
- “Beyin Ölümü Tıbben ve Hukuken Ölümdür” - 6 Haziran 2026
Hastaların girişimsel radyolojiye yönlendirilmemesinin veya geç yönlendirilmesinin tedavide zaman kaybına yol açtığını ifade eden Türk Girişimsel Radyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Halil Öztürk, girişimsel radyolojinin birçok hastalıkta en uygun tedavi yöntemi olduğunu ve ayrı bir branş olması gerektiğini söyledi.
![]()
Türk Girişimsel Radyoloji Derneği’nin (TGRD) düzenlediği ve girişimsel radyolojideki son gelişmelerin değerlendirildiği 14. TGRD Yıllık Toplantısı, İstanbul’da yapıldı.
Türk Girişimsel Radyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Halil Öztürk, girişimsel radyolojinin birçok hastalıkta en uygun tedavi yöntemi olduğunu söyledi.
Girişimsel radyolojinin ayrı bir branş olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Öztürk, şunları dile geitrid:
“Hastalar Türkiye’deki sistem gereği önce diğer branş hekimleri tarafından görülüyor, onlar kendileri açısından uygun bulmadıkları hastaları girişimsel radyolojiye yönlendiriyor. Bu durum hastalar için zaman kaybı oluyor. Girişimsel radyolojinin ayrı bir branş olması gerekiyor. Girişimsel radyoloji ayrı bir branş olduğu takdirde hastaların direkt olarak bize başvurması tedavi açısından daha faydalı olacaktır. Türkiye’de girişimsel radyoloji dünya ile aynı anda başlamıştır ama bürokrasi açısından ilerleme kaydedilmediği için öncü olduğumuz bir alanda geri kalma ile karşı karşıyayız.”
“GİRİŞİMSEL RADYOLOJİYLE HASTA NORMAL YAŞAMINA KISA SÜREDE DÖNEBİLİR”
Girişimsel radyoloji ile geçekleştirilen operasyonlarda, klasik ameliyatların aksine büyük kesilerin olmadığına da değinen Prof. Dr. Öztürk, “Sadece bir iğnenin ve arkasından kateter dediğimiz plastik boruların geçeceği kadar küçük kesiler yoluyla operasyonlar gerçekleştirilir. Ancak işlemler sırasında, görüntüleme cihazları ile sürekli kontrol vardır ve vücut içine gönderilen iğne veya kateterlerin nereye gittiği sürekli takip edilir. Ayrıca, işlemler çoğunlukla lokal anestezi ve hastanın narkozsuz uyuması ile yapılır. Bu sayede hastalar normal yaşama ya da işine çok daha kısa sürede dönebilir” diye konuştu.
“İNME ZAMANA KARŞI BİR YARIŞTIR”
İnme hakkında konuşan TGRD Genel Sekreteri Prof. Dr. Kıvılcım Yavuz, inmenin beyni besleyen damarlardaki tıkanma ile oluştuğunu ve erken tanı ile tedavisinin yapılmadığı takdirde felç haline dönüşebileceğini belirtti.
Kıvılcım Yavuz, inme tedavisi için şu anda sadece Ankara’da uygulanan Akut İnme Merkezlerindeki modelin ülke çapına yayılması gerektiğini, inme tedavisinde oluşturulan modelle başarı oranının artacağını belirterek, “İnme dünyada olduğu gibi ülkemizde de engelliliğin en sık sebebi. Dünyadaki en sık ikinci ölüm nedeni olan inmeyi geçirenlerin çoğunluğu erken dönemde hayatını kaybetmese de ciddi kısıtlılıklarla bazen yatağa bağlı kalarak yaşamak zorunda kalmakta. İnme zamana karşı bir yarıştır. Fakat ülkemiz de inme çoğu zaman erken zamanda fark edilemiyor. Özellikle yaşlı hastalarda zaman zaman meydana gelen damar tıkanıklıklarına tanı konulmakta zorlanıldığı ve hastalarında nasıl olsa geçer deyip beklediği durumlar var. Bunlar bizim zamana karşı olan yarışımız da en büyük kayıplarımız” dedi.
İNMEDE ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIYOR
İnmenin belirtilerinden de bahseden Yavuz, şöyle devam etti:
“Konuşmada bozulma, anlamsız konuşma, kol veya bacaklarda uyuşukluk, yüzün simetrisinde bozukluk ani bozukluk, mide bulantısı, görme bozuklukları inmenin belirtileri olabilir. Bu belirtiler olduğunda hastaların hızlı bir şekilde doktoruna görünmesi gerekiyor. İnmenin iki çeşit tedavi yöntemi var. Bunlardan biri medikal tedavi, damardan pıhtı eritici ilacın verilmesiyle gerçekleşen bir tedavi, genellikle küçük tıkanıklarda yeterli tedavi olabiliyor. Bir diğer tedavi yöntemi ise girişimsel tedavi yöntemidir. Kasık damarından girip beyin damarına ulaşarak pıhtıyı çıkarma işlemidir. Hastanın tedavisi için hangi yöntemin uygulanacağı konusunda hastaya hangi tedavi yönteminin uygun olacağı hastaya iletiliyor. Hastanın bilgilendirilmesinin yanında uygun olan tedavi yöntemine ilgili hekim karar veriyor. İnme erken teşhis ile felç kalmadan yaşamını kaybetmeden tedavisi mümkün olan bir hastalıktır. Erken teşhis hayat kurtarıyor.”