Astımın çaresi var
- Kalbi koruyan 5 süper besin! - 9 Haziran 2026
- Pankreas Kanserinde Umut Veren Gelişme! - 6 Haziran 2026
- “Beyin Ölümü Tıbben ve Hukuken Ölümdür” - 6 Haziran 2026
En sık rastlanan hastalıklardan olan astım düzenli tedavi edildiğinde yaşamı olumsuz etkileyen bir sorun olmaktan çıkıyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ferah Ece “Astım ataklarla gelen kronik bir hastalık olduğu için ilaçların düzenli kullanılması çok önemli. Çünkü astım kontrol altına alınmadığında hayatı kısıtlıyor” diyor.
![]()
Solunum yollarının mikrobik olmayan bir iltihap sonucu aşırı derecede duyarlı olmasına ve bazı etkenlerle ataklar halinde daralmasına neden olan astım toz, duman, koku gibi uyaranlar ile öksürük, nefes darlığı ve göğüste sıkışma hissi gibi yakınmalara yol açıyor.
Krizde hava yollarını saran kasların kasılması, hava yollarının yüzeylerinin iltihaplanıp şişmeye başlaması ve balgama neden olan astım tüm bu tepkimeler hava yollarının daha daralıp tahriş olmasına neden oluyor ve hırıltı, hışıltı ile kendini gösteriyor.
Kalıtım, cinsiyet ve şişmanlık gibi kişisel risk faktörleri ve alerjen maruziyeti, sigara dumanı, hava kirliliği, mesleksel uyaran maruziyeti gibi çevresel risk faktörleri de astımın görülme olasılığını artırırken, soğuk hava, mikrobik hastalıklar, aşırı yorgunluk ve psikolojik bozukluklar da astım şikayetlerini artırabiliyor.
Kuru ve inatçı öksürüğe dikkat!
Liv Hospital Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ferah Ece , gülerken, ağlarken hatta derin nefes alırken bile kuru ve inatçı bir şekilde öksürük varsa dikkat etmek gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:
”Çünkü tüm bu belirtiler astım hastalığına işaret ediyor. Astımın en sık görülen belirtileri; nefes darlığı, hırıltılı nefes alıp verme, göğüs kafesinde sıkışma hissi, normal insanlara göre daha çabuk yorulma, hareket mesafesinde kısalma ve bazen de yukarıda belirtildiği gibi öksürüktür.
Takip çok önemli
Astım tedavisinde; belirtilerin kontrol altına alınması, kişilerin normal aktivitelerini sorunsuz yapabilmeleri, astım ataklarının önlenmesi, akciğer fonksiyonlarının normal ya da normale yakın seviyelerde tutulması hedeflenir. Bu da tetikleyici risk faktörlerine maruziyetin ortadan kaldırılması ve astım tedavisinin düzenlenerek belirli aralıklarla takibi ile mümkün olur. Astım tedavisinde kullanılan ilaçlar kontrol edici ve nefes açıcı olmak üzere iki gruba ayrılır.
Kontrol edici ilaçlar mikrobik olmayan iltihapı iyileştirir, etkileri uzun dönem düzenli kullanıldığında ortaya çıkar. Kortizon içeren ilaçlar, lökotrien sistemini etkileyen ilaçlar, uzun etkili beta agonist ilaçlar, teofilin ve anti-IgE bu grupta sayılır. Nefes açıcı ilaçlar ise kullanımdan hemen sonra etkilerini gösterir ve nefes darlığı, hırıltılı solunum gibi şikayetlerde rahatlama sağlar. Bu grup ilaçlar, kısa etkili beta agonist ilaçlar, antikolinerjik ilaçlar ve teofilindir. Düzenli tedavi gören hastaların büyük çoğunluğunda, astım yaşamı olumsuz yönde etkilemez. Buna karşılık eksik ya da düzensiz tedavi; astım hastalığının giderek ağırlaşması ile hava yollarında ve çevresinde oluşan geriye dönüşümsüz yeniden yapılanmaya neden olur.”
UNUTMAYIN…
- İlaçları doktor kontrolünde kullanın.
- Kontrollü egzersiz ve yürüyüş yapın.
- Sigaradan uzak durun.
- Hava kirliliği olan yaşam ortamlarından kaçının