Anne karnında başa gelen gelen sorun: ”Beyincik sarkması”

Beyincik sarkması, yani anne karnında ortaya çıkan gelişimsel bir anomali. Araştırmalara göre, toplumun yüzde 1-3’ünde görülüyor. Genellikle 20-30 yaş aralığında ve kadınlarda daha sık ortaya çıkıyor. Uzmanlara göre, ”neden herhangi bir yaşta ortaya çıktığı” ise tam bir kara kutu.

Anne karnında  ”başa” gelen sorun yani ”beyincik sarkması”…. Her yaşta görülebilmesinin nedeni tam olarak bilinemese de ek de tedavisinde hayli yol kat edilmiş durumda. Anadolu Sağlık Merkezi Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü Direktörü Prof. Dr. Serdar Kahraman ve Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, beyincik sarkmasına ilişkin şu bilgileri verdiler.

Beyincik sarkması nedir?

Beyincik sarkması (Arnold- Chiari hastalığı), beyinciğin tonsil dediğimiz yapılarının omurilik
soğanı ile omuriliğin birleştiği yere doğru ilerleyerek, buradan geçen sinirleri sıkıştırması sonucu
oluşan bir hastalık. Bu nedenle tonsillerin anatomik yapısı ve şekli, beyincik sarkması tanısında
da önemli bir role sahip. Yapılan araştırmalara göre, toplumun yüzde 1-3’ünde görülen beyincik sarkması, doğuştan gelen bir sorun.. Yani bu, anne karnında ortaya çıkan gelişimsel bir anomali.

Nedenleri?

Genetik faktörler (beyinciğin yerleştiği arka çukurun küçük olması gibi) ve bazı sendromlar (Klippel-Feil sendromu vs.), kemik anomalileri, beyinde tümör veya kist olması, hamilelikte folik asit eksikliği, ilaç ya da kimyasal ajanlara maruz kalmak gibi pek çok neden beyincik sarkmasının bir sebebi olabilir.

Neden herhangi bir yaşta ortaya çıkıyor?

Çocuklarda da görülebilen bu sorun, genellikle 20-30 yaş aralığında ve kadınlarda daha sık çıkıyor karşımıza. Neden herhangi bir yaşta ortaya çıktığı ise tam bir kara kutu. 

Beyincik sarkmasının belirtileri?

Bası derecesine ve yaş grubuna göre şikayetler değişebilir:
 Genellikle enseden başlayan baş ağrısı (Hidrosefaliye bağlı da olabilir). Kafa içi basıncını artıran (ıkınma, hapşırma, öksürme, egzersiz gibi) durumlarda ağrı şiddetlenebilir. Ağrıya bazen bulantı ve kusma da eşlik edebilir.
 Baş dönmesi, denge kaybı (beyincik etkilenmesine bağlı), yürüme bozukluğu.
 Görmede sorun (Nistagmus dediğimiz gözde istem dışı hareketler), işitme sorunları (çınlama, işitme kaybı), yutkunma güçlüğü, konuşma ve solunum sorunu ve uyku apnesi gibi omurilik soğanı belirtileri.
 Boyun ve omuzlarda ağrı, elektrik çarpması hissi.
 Siringomyeliye bağlı olarak kollarda, bacaklarda güçsüzlük, uyuşukluk, sıcak ve soğuk ile ağrıyı hissetmeme, mesane
(idrar kesesi) ve bağırsak kontrolünde zayıflama.
 Nadiren, bazı yetişkinlerde, kendine zarar verme veya intihara meyil gibi psikiyatrik durumlar.
 Bebeklerde fontanellerde (bıngıldaklar, başın büyümesi) gerginlik, kusma, yutma güçlüğü, gelişme geriliği, sık huzursuzluk ve zayıf ağlama, epileptik nöbet geçirme, görme sorunu.

Tanısı nasıl konuyor?

Beyincik sarkması, anne karnında yapılan ultrasonografiyle saptanabiliyor. Ancak doğduktan
sonraki yıllarda, şikayetlere göre genellikle diğer hastalıklarla karışabiliyor. Hastalığı tespit
edebilecek tek bir test yok. Bazen hastalar, şikayetleri nedeniyle farklı uzmanlıklardan pek çok
doktora gidebiliyor; bu da tanı sürecinin uzun yıllara yayılmasına sebep olabiliyor. Hastanın
hikayesi dinlendikten sonra muayene süreci başladığında ilk yapılacak şey, MR ile tomografi
görüntülerinin alınması olacaktır. Bu süreçte olası şüpheli durumlara açıklık getirmek için bazı
elektrofizyolojik çalışmalar ve görme, işitme testleri de yapılıyor.

Tedavisi var  mı? 

Hastaların tanısı zor olduğu için, semptomatik (belirti)  ve tanı konan hastaların yarısında, cerrahi tedavi yapılıyor. Her hastanın ayrı ayrı değerlendirilmesi gereken bu süreçte, cerrahi tecrübenin önemi
de kuşkusuz çok büyük.

Sorunu hafif düzeyde olan hastalar öncelikle “Bekle ve Gör” prensibiyle takip edilmelidir. Bunlar genellikle, başka nedenlerle (kafa travması gibi) çekilen MR’da tesadüfen tanı almış hastalardır. Bazı hastalar ameliyattan çekindikleri için ilaç tedavisi de uygulanabilir. Böyle hastalarda yaşam tarzları yeniden düzenlenir ve ağrılar için ilaçlar verilir. Sadece baş ağrısı şikayeti olan hastalarda cerrahi karar vermek için uzun süreli takip ve ilaç tedavisi gerekebilir. Hasta “Bekle ve Gör” aşamasında fayda görmez, şikayetlerinden kurtularak yaşam kalitesini yükseltmek isterse bu kez ilk seçenek cerrahi olacaktır.

Ameliyat sonrası, çok ağır olmayan hastalarda şikayetler yüzde 80 düzelir. Çocuklarda cerrahi sonuçlar yetişkinlere göre daha iyidir.  Özellikle kronik ağrı bazı hastalarda kalıcı sorun yaratabilir.  Birden fazla cerrahi uygulama çok az hastaya gerekebilir.  Hastalıkla ilgili bilinmeyenler, araştırmalar ilerledikçe netleşmeye devam ediyor.  Beyincik sarkması olan hastalar, hastalıklarını anlamalı, kendilerini eğitmeli ve sağlık hizmetini yönetmede doktorlarıyla iş birliği içinde olmalıdırlar.

(Visited 18 times, 1 visits today)