”Alışma” psikolojisi kovid-19 kaygısını azalttı mı?

Bu kadar uyarıya karşın neden maske takılmıyor?  ”Alışma” psikolojisi, kovid-19 kaygısını azalttı mı? Uzmanlar,  süreç ilerledikçe her gün veri ve bilgi almanın, kişilerde duyarsızlaşma oluşturmuş olabileceğine dikkati çekiyor. 

Uyarılara rağmen neredeyse her toplumda maske takmayan, fiziksel mesafe kurallarına uymayan birçok kişi görülüyor. ”Alışma” psikolojisi, kovid-19 kaygısını azalttı mı?

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Nermin Gündüz, konuya ilişkin şunları söyledi.

Toplumda kaygı seviyesi 10’dan, 2-3 seviyelerine indi

Mart ayındaki ilk açıklanan hasta sayısı Türkiye’de 1 iken, insanların kaygı düzeyini 10 üzerinden değerlendirecek olursak, kaygı düzeyi 10’ndu. Şu anda vefat eden  günlük kişi sayısı 40’ları geçti. Yeni vaka sayısı bin 500’i geçti. Kaygı düzeyi ise 2-3 seviyesinde. 

İlk vakayla birlikte ölüm sonucunu duyduğumuzda inanılmaz panik olmuştuk ve birdenbire vücudumuzda korkunç bir tehdit algısı oluştu. Sekiz aydır pandemiyle yaşamaya çalışıyoruz. Öncesinde de karantinalar, kısıtlamalar ve son anda açıklanan sokağa çıkma yasakları ruh sağlığı açısından bakıldığında ciddi rahatsızlıkların ortaya çıkmasına sebep olabilecek kaotik ortamdı. Ancak, sürekli koronavirüsle alakalı bilgi alıyor olmak insanlarda alışkanlık oluşturdu ve artık eskisi kadar önemsenmemesine neden oldu.. Süreç ilerledikçe her gün veri ve bilgi almak bazı kişilerde duyarsızlaştırma oluşturdu.

Koronavirüse karşı nasıl bir davranış şekli geliştirilmeli?

Koronavirüse karşı geliştirilmesi gereken davranış biçiminde dengeli bir tutum çok önemli.  Burada iki uçtan bahsedebiliriz. Biri salgını hiç önemsememek, yokmuş gibi davranmak, hiçbir hazırlık yapmamak, maske dahi takmamak, uzun süreli tatillere çıkmak ve hiçbir öneriye uymamak gibi davranışlar sergilemek.

Diğeri de kendine bir alan yaratarak aşırı steril yaşamak, dünyayla bağlantının koparıldığı bir yaşam biçimi.

Tavsiye ettiğimiz bu iki yaşam biçiminin tam ortası. Kayıtsız olmak da değil, kendi fanus alanını yaratıp o alanda sıkışıp kalmak da değil. Hazırlıklı olmaktan kast ettiğimiz, bu iki ucun arasında olmak.

(Visited 32 times, 1 visits today)