Türkiye’de her 3 kişiden 1’i obez

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada 650 milyon obeziteli var. Türkiye’de ise 20 milyon obeziteli birey var. Bu da Türkiye’de her 3 kişiden 1’inin obeziteli olduğunu gösteriyor.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşegül Atmaca, obezitenin bütün dünyada yaygın ve yetişkinlerin yanı sıra çocukları da etkileyen kronik bir hastalık olduğuna dikkat çekti.

Prof. Dr. Ayşegül Atmaca, Dünya Obezite Günü nedeniyle düzenlenen toplantıda “Hadi Samsun: Obeziteye Karşı Hep Birlikte” diyerek obeziteye karşı mücadele çağrısı yaptı.

OBEZİTENİN EN KOLAY TANI YÖNTEMİ: VÜCUT KİTLE İNDEKSİ

Obezitenin sağlığı bozabilecek anormal veya aşırı yağ birikimi olarak tanımlandığını söyleyen Prof. Dr. Atmaca, bunun en kolay tanı yönteminin de vücut kitle indeksine (VKİ) bakarak yapılabileceğini söyledi.

Prof. Dr. Atmaca, ”VKİ, vücut kitlesinin, uzunluğunun metre cinsinden karesine bölünmesiyle hesaplanır. VKİ 18.5 altındaysa zayıfsınız, 18-25 arasında normal kilolu, 25-30 arasındaysa fazla kilolusunuz demektir. Bir diğer ölçüm yöntemi de bel çevresidir. Bel çevresi kadınlarda 80 cm, erkeklerde 90 cm üzerinin fazla kilolu, ;kadınlarda 90 cm, erkeklerde 100 cm üzerinin obeziteli olarak tanımlanıyor.

Obezitenin tüm dünyada kronik hastalıkların başlıca nedeni olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Atmaca, şöyle devam etti:

“Başta tip 2 diyabet olmak üzere, hipertansiyon, kalp hastalığı, yağlı karaciğer hastalığı gibi birçok kronik kardiyometabolik hastalığa zemin oluşturur. Obeziteli bireylerde kanser gelişimine, safra taşları, kısırlık, astım ve solunum yolu hastalıklarına, uyku apnesine daha sık rastlanır. Ayrıca kas iskelet sistemine ait pek çok mekanik yakınma ve depresyon, duygu durum bozuklukları gibi ruhsal hastalıklar da sık görülür.”

Kilo vermenin önemine işaret eden Prof. Dr. Atmaca, “Kilo vermek birçok hastalık riskini azaltır. Bir kilo vermek kan basıncını 1 mmHg düşürür. Beş kilo vermek diyabet riskini %55, osteoartrit riskini %50 azaltır. On bir kilo vermek obstrüktif uyku apnesi riskini %76 düşürür” dedi.

Prof. Dr. Atmaca, obeziteli bireylerin karşılaştığı sosyal ve psikolojik diğer sorunları da dile getirerek, ‘Obeziteli bireyler her an etiketlenmeye maruz kalabilmektedir. Toplum içinde rahat hissetmeyen, dışlanan veya hor görülen obeziteli bireyleri tekrar yaşamla barıştırmak ve tedavi sürecine girmeleri konusunda motive etmek için hepimize görev düşüyor. Obezite, multisipliner yaklaşım gerektiriyor” dedi.

TEDAVİDE KİLİT YOL SAĞLIKLI BESLENME VE YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİĞİ

“Obezite tedavisindeki kilit yol sağlıklı beslenme ve yaşam tarzı değişikliğinin kazanılmasıdır” diyen Prof. Dr. Atmaca, tedavinin her aşamasında hekim, hemşire, diyetisyen, psikolog ve aile ile işbirliği içinde olunması gerektiğine dikkat çekti. 

(Visited 490 times, 1 visits today)