Bu faktörler, mide kanseri riskini artırıyor
- Panik atak gebeler normal doğum yapabilir mi? - 25 Nisan 2026
- Hamilelikte her karın ağrısı normal midir? - 24 Nisan 2026
- Merck Türkiye’den global atama… - 23 Nisan 2026
Mide kanseri, en sık görülen kanserler arasında 6’ıncı sırada yer alıyor. Dünya Sağlık Örgütü raporuna göre; tüm kanserler dünya çapında yılda 7,6 milyon kişinin ölümünden sorumlu oluyor ve bu ölümlerin yaklaşık 736 bini mide kanserinden kaynaklanıyor. Uzmanlara göre, son 5 yıldır ülkemizde de mide kanseri 50 yaş altındaki kişilerde daha sık teşhis edilmeye başlandı.
![]()
Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Atakan Yeşil, son 5 yıldır Türkiye’de mide kanserinin 50 yaş altındaki kişilerde daha sık teşhis edildiğine dikkat çekti, mide kanseri riskini artıran faktörleri anlattı.
Aile öyküsü: Aile öyküsü mide kanseri için risk faktörü olarak görülüyor. Mide kanseri olan kişilerin, kardeşleri ve çocuklarının mide kanserine yakalanma riski artıyor. Ancak bu artışın genetik mi yoksa Helicobacter Pylori enfeksiyonu gibi diğer risk faktörlerinden mi kaynaklandığı henüz bilinmiyor.
İlerleyen yaş: Diğer kanser türlerinde olduğu gibi mide kanseri de ileri yaşlarda daha sık görülüyor. Öyle ki her 100 mide kanserinden 95 gibi oldukça yüksek bir oranı, 50 yaş ve üzeri kişilerde teşhis ediliyor.
Çok tuzlu gıdalar: Mide kanserinin görülme yaygınlığı dünya çapında ülkeden ülkeye değişiyor. Bu değişim bir ölçüde bölgeler arasındaki diyet farklılıkları ile açıklanabiliyor. Örneğin, çok tuzlu gıdaların fazla tüketildiği bir beslenme modeli mide kanseri riskini artırıyor. Dolayısıyla aşırı tuzlu salamura gıdaların popüler olduğu Japonya’da mide kanseri çok yüksek oranda seyrediyor. Ayrıca bazı konserve ve işlenmiş gıdaların yoğun olduğu bir beslenme alışkanlığı da mide kanseri riskini artırabiliyor.
İşlenmiş ve kırmızı et: Yapılan çeşitli çalışmalar; işlenmiş eti çok tüketen kişilerde (en sık fast food tarzı beslenme) mide kanseri riskinde küçük bir artış olduğunu saptamış. İşlenmiş etlere pastırma, sosis, sucuk ve jambonun dahil olduğu belirtiliyor. Bu etler mide kanseriyle bağlantısı saptanan ve nitrozaminler denilen kimyasal maddeler içeriyorlar. Bunların yanı sıra kırmızı eti çok sık ve fazla tüketen kişilerde de mide kanseri riski yükseliyor. Son çalışmalar, vejetaryenlerde et tüketen kişilere göre mide kanseri riskinin daha düşük olabileceğini gösterdi.
Helicobacter Pylori enfeksiyonu: Helicobacter Pylori enfeksiyonu midenin alt bölümünde kanser riskini yaklaşık 6 kat artırıyor. Bu enfeksiyonun cagA pozitif Helicobacter Pylori denen belirli bir tipi, mide kanseri riskini daha da yükseltebiliyor. Ancak bu bakteri ile enfekte olan milyonlarca kişinin çoğu kanser olmadığı için mide kanserinin oluşumunda başka faktörlerin de devrede olduğunu söyleyebiliriz. Beslenme ve sigara kullanımı Helicobacter Pylori bakterisiyle etkileşime geçtiğinde kansere yol açıyor olabilir.
Sigara kullanımı: Sigara dumanı içerdiği çok sayıda kimyasal içerik nedeniyle mide kanseri için de önemli bir risk faktörü. Öyle ki sigara kullanımı mide kanseri riskini iki kat artırıyor. Sigara içen ve Helicobakter Pylori enfeksiyonu olan kişiler, bu enfeksiyonu olmayan ve sigara içmeyen kişilere göre 10 kat daha fazla risk taşıyorlar. Sigara içmediği halde dumanına maruz kalan kişiler de aynı riski taşıyorlar.
Zayıflamış bağışıklık sistemi: HIV (Human Immunodeficiency Virus) ile AIDS hastalarında, enfeksiyon nedeniyle bağışıklık sistemi baskılanmış olan hastalarda ve organ nakli sonrasında ilaç kullanan hastalarda mide kanseri iki kat fazla görülüyor. Bunun nedeni ise bu tip durumların Helicobacter Pylori gibi enfeksiyon risklerini arttırabilmesi.
Asit reflüsü: Asit reflüsü mide asidinin yemek borusuna (özofagus) geri gitmesi olarak tanımlanıyor. Bu durum yemek borusu (özofajit) iltihabına yol açabiliyor. Asit reflüsü midenin özofagusa en yakın bölgesinde kanser riskini arttırabiliyor.
Obezite: Obezite hayatı tehdit eden pek çok ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Örneğin, insülin direnci üzerinden mide kanseri riskini arttıran etkiye sahip oluyor.
Gelişigüzel mide koruyucu kullanmak: Mide koruyucu kullanımı nedeniyle mide asidinin azalması ve mide PH’nın artması, hem bakterilerin üremesi için kolay ortam oluşturuyor, hem de vitamin eksikliklerine neden oluyor. Kronik asit düşüklüğü atrofik gastrite zemin hazırlarken mide kanseri riskini de artırıyor. Bu nedenle hekimin önerisi olmadan mide koruyucu ilaçların kullanımından kesinlikle kaçınılmalıdır.
Radyasyon: Geçmişte mide kanseri tıbbi X-ray ışınlarına (röntgen) maruz kalmayla ilintili olmuştu. Günümüz teknolojisinde ise röntgenlerde maruz kalınan X-ışınındaki radyasyon miktarı eskisinden çok daha düşük. Ancak bazı diğer tıbbi yöntemler, mesela BT (Bilgisayarlı Tomografi) taramalarında önemli miktarda radyasyon bulunuyor. BT çekimleri sadece ihtiyacınız olduğunda kullanılırsa bu sizin için zararlı değildir.
Kanser hastası olmak: Daha önce prostat, meme, mesane ya da testis kanseri geçiren erkeklerin mide kanseri riskinde hafif bir artış oluyor. Kadınlar da yumurtalık, meme ya da rahim ağzı kanseri geçirmişlerse, mide kanserine yakalanma riskleri artıyor. Her iki cinsiyet içinse yemek borusu (özofagus), bağırsak veya trioit kanseri, melanom olmayan cilt kanseri ile non Hodgkin lenfoma öyküsü mide kanseri riskini artırıyor.