Türkiye pandemiyle mücadelede Hindistan ve Brezilya gibi
- Bahar aylarında aort yırtılması riski artıyor - 13 Nisan 2026
- Demir eksikliği mi yoksa bahar yorgunluğu mu? - 12 Nisan 2026
- Türkiye kendi kanser ilacını dünyaya kazandırmaya hazırlanıyor - 6 Nisan 2026
TTB Pandemi Çalışma Grubu üyesi Dr. Tomris Cesuroğlu, pandemiyle mücadele stratejilerinde dünyada farklı ekollerin bulunduğunu belirterek, pandemi ile mücadelede tutarlı politikası olmayan bir gruptan da bahsedilebileceğini, Türkiye, Hindistan ve Brezilya’nın bu grup içinde yer aldığını söyledi.
Dr. Tomris Cesuroğlu, aşılamanın yaygınlaşması için bazı meslek gruplarında aşı zorunluluğunun önemine işaret ederek, hastanelerde, eğitim sektöründe, adliyelerde, toplu taşıma hizmetinde çalışanların hem kendilerini ve ailelerini hem de hizmet verdikleri insanları korumaları için aşı olmalarının şart olduğunu vurguladı.
Türk Tabipleri Birliği (TTB) Pandemi Çalışma Grubu’nun haftada bir kez yayımladığı “Pandemide Merak Ettiklerimiz” programının 34’üncüsüne Pandemi Çalışma Grubu üyesi Dr. Tomris Cesuroğlu konuk oldu.
Pandemiyle mücadele stratejilerinde dünyada farklı ekollerin bulunduğunu kaydeden Dr. Cesuroğlu, bunların temel olarak ikiye ayrıldığını söyledi.
Güneydoğu Asya ülkeleri, Avusturya ve Yeni Zelanda’nın sıfır Covid-19 stratejisini uyguladığını, İngiltere, Hollanda ve İsveç’in Covid-19’a karşı kontrollü yayılmacı bir politikayı benimsediğini aktaran Dr. Cesuroğlu, Almanya gibi ülkelerin bu iki temel stratejinin arasında politikalar yürüttüğünü, pandemi ile mücadelede bunların dışında tutarlı politikası olmayan bir gruptan da bahsedilebileceğini, Türkiye, Hindistan ve Brezilya’nın da bu grup içinde yer aldığını ifade etti.
Dr. Cesuroğlu, bu ülkelerin kapsamlı stratejiden yoksun olduklarını ve pandemiyle mücadelede günün şartlarına göre hareket ettiklerini belirterek, “Türkiye, ne yazık ki bu grupta yer aldı. Ülkemizin pandemiyle mücadelede öncelikleri net bir şekilde belirlenmiş, kavramsal çerçevesi oturtulmuş stratejisi, pandemi politikası maalesef hiç olmadı” dedi.
Türkiye’de pandeminin akılcı ve şeffaf bir şekilde yürütülmemesinin toplumun kırılgan ve dezavantajlı kesimlerinde olumsuz sonuçlar doğurduğunu belirten Dr. Cesuroğlu, aşılama sürecine de dikkat çekti.
Türkiye nüfusunun yüzde 55’i tam aşılı
Türkiye nüfusunun yüzde 55’inin tam aşılı olduğunu ve bunun çok düşük bir oranı temsil ettiğini dile getiren Dr. Cesuroğlu, aşının halkın ayağına götürülmesi gerektiğini belirtti.
Dr. Cesuroğlu, “Çalışanlara, fabrikalara, organize sanayi bölgelerine, şantiyelere, okullara ve üniversitelere gidilmeli, buralarda aşı kampanyası yürütülmeli. Diğer yandan birinci basamak güçlendirilerek kamu kurumları risk grupları ile iletişime geçmeli ve bu gurupların aşı takvimini takip etmeli” dedi.
Uygulanacak bu stratejinin “aktif aşılama” olarak adlandırıldığını kaydeden Dr. Cesuroğlu, Türkiye’nin aşı politikasının ise henüz “pasif aşılama” aşamasında kaldığını söyledi.
Tüm bunların yanında aşılamanın yaygınlaşması için bazı meslek gruplarında aşı zorunluluğunun önemine vurgu yapan Dr. Cesuroğlu, hastanelerde, eğitim sektöründe, adliyelerde, toplu taşıma hizmetinde çalışanların hem kendilerini ve ailelerini hem de hizmet verdikleri insanları korumaları için aşı olmalarının şart olduğunu vurguladı.