Meme kanseri hastaya, bu sözleri söylemeyin
- Beyin sisini azaltmak için kendinize bu soruları sormayın… - 29 Nisan 2026
- Sebze ağırlıklı beslenmek Hashimoto tiroidi riskini azaltabilir… - 28 Nisan 2026
- Elde hangi parmakta ki uyuşma, hangi soruna işaret eder? - 28 Nisan 2026
Kanserin adı bile kişiyi endişeli bir sürecin içine sokmaya yetiyor. Hele bunun memede ortaya çıkması, kadınlar için daha hassas bir sürecin doğmasına neden oluyor. Tedavi başarısında hastanın ruhsal durumu, çevre desteği ve yüksek motivasyon büyük rol oynuyor.Yanlış duygusal destek hastayı olumsuz etkiliyor. Bazen teselli cümleleri, sandığınız kadar ‘yapıcı’ olmayabilir. Meme kanseri tedavisi gören kadınlar, ruhsal açıdan güçlü olmak için neler yapmalı, yakınları nasıl davranmalı?
![]()
Memorial Bahçelievler Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Uzman Klinik Psikolog ve Psikoonkolog Gözdem Özdem, meme kanseri hastaları ve yakınlarına önemli uyarı ve önerilerde bulundu.
Teselli cümleleri sandığınız kadar ‘yapıcı’ olmayabilir
Meme kanseri hastalarında, hastalık tanısı çeşitli endişe ve korkulara neden olabilmektedir. Bu süreçte ortaya çıkan endişe ve korkular kanser tanısıyla ilgili, yapılacak ameliyatla ilgili, kadınlık ve cinsellikle ilgili görülmektedir. Bunların yanında biyolojik, psikolojik ve sosyal boyutu olan meme kanseri, birden fazla noktada endişeye neden olmaktadır. Bunlar gelecek kaygısı, hastalığın nüksü, ağrı ve acı çekileceği, vücut bölümlerinin hasar göreceği, vücudunun üzerindeki denetimini kaybedeceği, görünümünde değişim olacağı ve ilgi ve desteğini kaybedeceği gibi konularda endişe duymasıdır. Bu nedenle hasta yakınları hastayla tanıyı, tedaviyi ve hastalıklarını konuşurken ‘Kafana takma geçer’, ‘Moralini iyi tutarsan daha iyi olursun’, ‘Aslan gibisin benden sağlamsın’, ‘Başımıza ne geleceği belli mi? Bakmışsın ben de trafik kazasında ölüvermişim’ ve ‘Daha ne kötüleri var, sen yine iyisin’ gibi hastayı teselliden çok, kızdıran ifadeler kullanmamalıdır.
Öfke, şok ve üzüntü duyma normaldir
Pozitif düşünce inancı bir takıntı haline gelirse, hasta tanıyı aldıktan sonra kendisini hep olumlu düşünmek zorunda hisseder. Bu sebeple hasta ve yakınları yaşadıkları öfkeyi, üzüntüyü ve kederi yaşamayı erteler, duygularından kaçarlar. Oysa hastalık tanısı sonrası yaşanılan öfke, şok ve üzüntü gibi olumsuz duygular normaldir ve bunların paylaşılması gerekir. Bu duyguların bastırılması, hastalığın inkar döneminin uzun sürmesine ve bastırılan duyguların daha şiddetli şekilde kendini göstermesine, bu da tedavinin konforsuz geçmesine neden olabilmektedir.
Kanser tedavisinde profesyonel destek almak önemli
Hasta yakınları ‘Kendini ihmal ettiğin için böyle oldu’ gibi suçlayıcı ifadeleri kullanmaktan uzak durmalıdır. Suçlayıcı dil kişinin/hastanın kendisini daha çok suçlamasına ve utancına yol açar. Hastanın yaşama inancını zayıflatır. Kanser kadar kişinin psikolojik durumunu tedavi etmek de önemlidir. Hasta yakınlarının bazen kendini çaresiz ve yardım edemiyormuş gibi hissetmesi son derece normaldir. Bu süreçte kişinin psikolojik destek ihtiyacı doğabilir. Bazen kanserden daha çok psikolojik durumu tedavi etmek önemlidir. Çünkü beden ve ruh sağlığı iç içedir. Birindeki sıkıntı, diğerini de etkileyebilir. Kişiyi, psikolojik yardım almak konusunda teşvik edebilirsiniz.
Bu önerileri dikkate alın
Kanserin ölümcül değil kronik bir hastalık olduğu unutulmamalıdır.
Ruhsal olarak bir sorun ortaya çıkmasını beklemeden profesyonel destek alınmalıdır.
Hasta yakını çocuk ise. durumun mutlaka çocukla anlayacağı bir konuşma dili ile paylaşılması gerekir.
Hasta yakını ziyaretleri kısa tutulmalıdır.
Hastayla duygularınızı paylaşın
Hasta ziyaretlerinde hastalık dışında günlük hayatla ilgili gündemlerin de konuşulması önemlidir.
Hastaya refakat eden yakının yükünü dönüşümlü olarak diğer aile üyelerinin paylaşması önemlidir.
Hasta üzerinde pozitif düşünme ve hastalığın yenileceği baskısı oluşturulmamalıdır.
Hasta ile duygular paylaşılmaktan çekinilmemelidir. Hastalığı aile içinde konuşulabilir kılmak oldukça önemlidir.