Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Özlü’den Ramazanda sosyal izolasyona uyun uyarısı
- Bahar aylarında aort yırtılması riski artıyor - 13 Nisan 2026
- Demir eksikliği mi yoksa bahar yorgunluğu mu? - 12 Nisan 2026
- Türkiye kendi kanser ilacını dünyaya kazandırmaya hazırlanıyor - 6 Nisan 2026
Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü:
”Ramazanda sosyal izolasyonla ilgili tedbirleri gevşetmeyelim. Bunu da başarıp inişe geçmemiz lazım ki bir an önce bu salgını kontrol altına alıp daha normal bir hayata doğru hep beraber geçelim.”
”Çok kırılgan bir dönemdeyiz. Eğer bu dönemde bu davranışları kontrol edemezsek tekrar bir yükseliş ivmesi ortaya çıkabilir. İkinci bir pik oluşabilir. Bunun olmaması için mutlaka Ramazanda da sosyal izolasyona uymamız lazım ve inişi mutlaka başarmalıyız.”
Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü, ”Ramazanda sosyal izolasyonla ilgili tedbirleri gevşetmeyelim. Bunu da başarıp inişe geçmemiz lazım ki bir an önce bu salgını kontrol altına alıp daha normal bir hayata doğru hep beraber geçelim” dedi.
Prof. Dr. Özlü, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ramazanla birlikte toplumsal davranışlarda bir değişkenlik olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:
”Kovid-19 nedeniyle bu değişikliğin salgın kontrol hassasiyetlerimizi azaltmamasında büyük fayda var. Türkiye bugün itibariyle artık salgının durgunlaşmasını sağladığı bir plato dönemini yakaladığını biliyoruz. 12-13 gündür verilerimiz iyi gidiyor ama bu ikinci dönemi de aşıp iniş dönemine geçmemiz lazım.
Onun için çok kırılgan bir dönemdeyiz. Eğer bu dönemde bu davranışları kontrol edemezsek tekrar bir yükseliş ivmesi ortaya çıkabilir. İkinci bir pik oluşabilir. Bunun olmaması için mutlaka Ramazanda da sosyal izolasyona uymamız lazım ve inişi mutlaka başarmalıyız. Ramazanda bizi en çok etkileyecek olan bulaş açısından riskler öncelikle iftar sofraları. Toplu iftarlar zaten olmayacak ama aile düzeyinde iftarlar olabilir, olmasın. Çünkü bunlarda riskli yani komşularınızı, akrabalarınızı, dostlarınızı, aile efradınızı davet ettiğiniz iftarları da yapmayın. Onlar davet ederseniz de gitmeyin. Hane halkınızla beraber iftar etmeye çalışın.
Bu iftarlarda bulaş riski çok fazla size. Bu virüsü size bulaştıracak insanlar uzaklardaki tanımadığınız insanlar değildir, genelde en yakınınızdaki dostlarınız, tanıdıklarınız, karşı karşıya geldiğiniz, konuştuğunuz, iletişim kurduğunuz, kişilerdir.
İkincisi teravih namazları… Bunlar, topluca kılınmamalı. cami dışında da insanlar bir araya gelip teravih namazlarını topluca kılmak istiyorlar. Bunu yapmamak lazım, çünkü risk çok yüksek bu durumda.
Bir diğer konu mukabele denilen bir adet var bizim toplumumuzda, evlerde de camilerde de bir araya gelip kuran okunuyor ve takip ediliyor bu da çok riskli bulaş açısından bunu da yapmamak gerekiyor.
Bir diğer önemli konu iftar öncesi fırınlarda sıcak pide kuyrukları oluşuyor pide alabilmek için, çok riskli. Pideyle değil eve aynı zamanda virüsle de dönebilirsiniz.
Bir de market alışverişlerine daha çok rağbet oluyor. İhtiyaçlarınızı liste yapın, hızlıca alışverişinizi yapın ve marketten çıkın. Marketlerde uzun süre kalmayın, her gün alışverişe çıkmayın.
Ramazanda sosyal izolasyonla ilgili tedbirleri gevşetmeyelim. Bunu da başarıp inişe geçmemiz lazım ki bir an önce bu salgını kontrol altına alıp daha normal bir hayata doğru hep beraber geçelim.”