Omuz ağrıları pek çok hastalığın habercisi olabilir
- Tempolu yürüyüş erken ölüm riskini yüzde 40’a kadar azaltıyor! - 4 Aralık 2025
- Tıbbın geleceği yapay zeka ile yeniden yazılıyor - 29 Kasım 2025
- Filtreli içerikler gençlerde “mükemmel profil” takıntısına neden oldu - 24 Kasım 2025
Bel ve boyun ağrılarından sonra en sık karşılaşılan problem olan omuz ağrıları gündelik yaşamı ciddi şekilde etkileyebiliyor. Omuz ağrısının şekli de altta yatan soruna göre değişiyor. Hareketle artan omuz ağrılarından özellikle ev kadınları yakınırken, donuk omuz sorununu da özellikle şeker (diyabet) ve tiroid (hipotiriroidi) hastalığı olan kişiler yaşıyor.
Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Hakan Turan Çift, omuz ağrısının şeklinin altta yatan soruna göre değiştiğini belirterek, omuz ağrılarında kronik süreçte (uzun dönemde) travma olmaksızın gelişen omuz ağrılarının tedavisinin öncelikle konservatif (ameliyatsız) tedaviler olduğunu hatırlattı.
Omuz bölgesinde ortaya çıkabilecek sorunlar ve çözüm önerileri hakkında bilgi veren Doç. Dr. Hakan Turan Çift, şunları dile getirdi:
HAREKETLE ARTAN OMUZ AĞRISI
”Eklem kapsülünün üzerinde ligaman denilen kemikleri birbirine bağlayan bağlar vardır. Bu bağların üzerinde de omuz eklemini hareket ettiren kasların tendonları bulunuyor ki omuzu hareket ettiren kasların kemiğe tutunmasını sağlayan kirişler olarak açıklanıyor. Omuzu çevreleyen döndürücü manşet (rotator kaf) denilen 4 önemli tendon bulunuyor ve yırtıkları da dolayısıyla çok önem kazanıyor. Özellikle ev kadınlarının en çok yakındığı bu durum kürek kemiğinin bir uzantısı olan kaslardaki sıkışma sonrası ortaya çıkıyor.”
Kolun havaya kaldırılması, arkaya doğru yöneltilmesi gibi hareketlerde ağrı hissinin sıkışma sorunun belirtileri arasında yer aldığını söyleyen Doç. Dr. Hakan Turan Çift, özellikle omuzdan başlayarak kola kadar uzanan ağrının da en karakteristik bulgular arasında yer aldığını belirtti.
Ayrıca omuz eklemini hareket ettirirken takılma hissi de gözlenebildiğini, bu nedenle tanı koyarken hastanın ayrıntılı hikayesinin önemli olduğunu dile getiren Doç. Dr. Hakan Turan Çift, “Ayrıntılı ve fizik muayeneyi takiben yardımcı görüntüleme yöntemlerine başvurulur. Rotator kas yırtığından şüphelenildiği durumlarda MRI (manyetik rezonans görüntüleme) tetkiki istenir” diyor.
DONUK OMUZ DİYABET VE TROİD HASTALARINDA SIK RASTLANIYOR
Omuz eklemini çevreleyen kapsül de bir eklem kılıfı bulunduğunu anlatan Doç. Dr. Hakan Turan Çift, şöyle devam etti:
”Kapsülde yapışıklığa neden olan durumlarda donuk omuz olarak belirtilen sorun ortaya çıkıyor. Donuk omuz sorunun özellikle şeker (diyabet) ve tiroid (hipotiriroidi) hastalığı olan kişilerde omuzunda herhangi bir sebeple ağrı oluşması sonucunda kolunu kullanamama ile ortaya çıkıyor. Hasta kolunu kullandıkça ağrısının arttığından şikayet ediyor. Kullanmadıkça ağrı azalsa da omuz hareket kısıtlılığında artış gözleniyor. Sonunda, ağrı-hareket kısıtlılığı arasında bir kısır döngü oluşuyor.”
Donuk omuz sorunun en sık belirtisinin hastanın omuzunu öne ve yana kaldırdığı sırada artan ağrısı olduğunu anlatan Doç. Dr. Hakan Turan Çift, “Tedavide önce hastanın ağrısını azaltmak sonrasında da omuz egzersizleri ile hareket açıklığını arttırmak gerekir. İnatçı vakalarda kapalı yöntemlerle (artroskopi) omuz hareket açıklığını arttırmak gerekebilir” dedi.
GECE ARTAN OMUZ AĞRISINA DİKKAT
Özellikle gece artan omuz ağrısına dikkat çeken Doç. Dr. Hakan Turan Çift, şunları dile getirdi:
“Bu tür ağrılar sinir sıkışması ya da çok ileri vakalarda kireçlenme (artroz)dan kaynaklanabileceği gibi omuz çevresi kemik ve yumuşak doku tümörleri de benzer belirtiler gösterebiliyor. Dolayısıyla ayırıcı tanıda bu noktanın atlanmaması gerekir. Tanı röntgenle konulabilir.”
BOYUN OMURLARINDAKİ PROBLEMLER DE OMUZ AĞRISI YAPABİLİR
Omuz ağrısı bazı durumlarda boyun bölgesindeki boyun omurlarındaki problemlere de bağlı olabildiğini, bu sebebi dışlamak için hasta muayenesinin önemli olduğunu söyleyen Doç. Dr. Hakan Turan Çift, “Sıkışma sendromundan şüpheleniyorsa akromion kemiği üzerindeki boşluğun içine lokal anestetik madde enjeksiyonu uygulanabilir. Ağrının azalması bizi sıkışma sendromu tanısı koymaya yönlendirir. Aslında hem bir tanı, hem de bir tedavi yöntemidir” dedi.
AMAÇ EN KISA SÜREDE AĞRIYI AZALTMAK
Nedeni ne olursa olsun omuz ağrısı tedavisinde amacın ağrıyı azaltmak ve hastanın mümkün olabilecek en kısa süre içerisinde gündelik hayatına dönmesini sağlamak olduğunu söyleyen Doç. Dr. Hakan Turan Çift, kronik süreçte (uzun dönemde) travma olmaksızın gelişen omuz ağrılarının tedavisinin öncelikle konservatif (ameliyatsız) tedavi olduğunu anlattı.
Doç. Dr. Hakan Turan Çift, genel tedavi yaklaşımıyla ilgili şunları anlattı:
“Bu amaçla 3 haftalık ağrı kesici ve enflamasyonu azaltıcı ilaçlardan faydalanılır. Ağrının azalmasıyla birlikte rotator kaf kaslarının kuvvetlenmesi amacıyla egzersizler başlanır. Bu egzersizler şikâyetlerinizin tekrarlamaması için oldukça önemlidir. Kaslar kuvvetlendiğinde omuz başının yukarıya yer değiştirmesi ve omuz başının akromion altında tekrar sıkışması önlenmiş olur. Bazı durumlarda gerekirse omuza kortizon enjeksiyonu gibi tedavi edici uygulamalar yapılabilir.”
CERRAHİ YÜZDE 90 KAPALI OLARAK YAPILIYOR
Konservatif yöntemlerle başarılı sonuçlar alınamazsa ya da büyük bir kas yırtıkları tespit edildiğinde cerrahi tedavi gündeme geldiğini ve cerrahinin özellikle omuz konusunda uzmanlaşmış ortopedi ve travmatoloji uzmanlarınca yapılmasının önemine dikkat çeken Doç. Dr. Hakan Turan Çift, sözlerine şöyle devam etti:
“Ameliyat hastaların yüzde 90’ndan fazlasında kapalı yöntemlerle yapılıyor. Omuzda yapılan 1 cm lik 4-5 adet delikten skop yardımı yapılan artroskopik cerrahide, kemik çıkıntılarının traşlanması, var ise tendon yırtıklarının dikilmesi ve köprücük kemiği ile kürek kemiği arasındaki akromioklavikuler eklemde kireçlenme olan vakalarda köprücük kemiği ucunun traşlanarak çıkarılması işlemleri başarıyla gerçekleştirilebiliyor.”