MS tanısı alanlar bu süreçte nelere dikkat etmeli?
- Abdi İbrahim Otsuka’da üst düzey atama… - 18 Temmuz 2026
- Kalbinizi yaz sıcaklarından böyle koruyun… - 15 Temmuz 2026
- Koyu cam güneşe karşı daha mı iyi korur? - 14 Temmuz 2026
Multiple Skleroz (MS), bağışıklık sisteminin vücudun kendi sinir sistemine saldırdığı
otoimmün kronik bir hastalık. Uzmanlara göre, bin yüzlü hastalık olarak tanımlanan MS, her hastada farklı seyrediyor ve farklı sinir yollarını etkileyebiliyor.
![]()
İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi
ve Nöroloji Uzmanı Meltem Can İke, ”MS tanısı almak hayatın sonu değil, yeni bir yaşam biçimine geçiştir” diyerek, yeni Multiple Skleroz tanısı alan MS hastalarına, bu süreçte dikkat etmesi gereken noktaları anlattı.
Sıcaklık Kontrolü: Vücut ısısındaki küçük artışlar bile (ateşli hastalık, sıcak banyo, güneş) sinir iletimini yavaşlatarak eski belirtilerin geçici olarak nüksetmesine neden olabilir. Serin kalmak çok önemlidir.
İlaç Uyumu: MS tedavisinde süreklilik esastır. (Şu an iyiyim) diyerek ilacı bırakmak, beyinde sessiz ilerleyen yeni plaklara davetiye çıkarmaktır.
Enfeksiyonlardan Korunma: Basit bir idrar yolu enfeksiyonu veya ağır bir grip, MS atağını taklit edebilir veya tetikleyebilir. Hijyen ve düzenli aşılanma (doktor kontrolünde) kritiktir.
Hayat kalitesini artıran öneriler…
Akdeniz Tipi Beslenin: Zeytinyağı, taze sebze, balık ve tam tahıllardan zengin beslenin. Tuz kullanımını kısıtlayın, çünkü yüksek tuzun bağışıklık saldırganlığını artırabileceğine dair bilimsel veriler mevcuttur.
Egzersizi İhmal Etmeyin: Yorucu olmayan, düzenli fiziksel aktivite (yüzme, yoga, pilates) kas gücünü korur ve yorgunluk hissiyle savaşır.
D Vitamini Seviyenizi Ölçtürün: Kan D vitamini düzeyinizi nöroloğunuzun önerdiği yüksek seviyelerde tutun.
Ruh Sağlığınızı Önemseyin: MS, belirsizlikleri olan bir süreçtir. Kaygı ve depresyonla baş etmek için gerekirse profesyonel psikolojik destek alın. Stres, MS’in en büyük düşmanıdır.
Bilgi Kirliliğinden Kaçının: MS’i kökten çözen bitkisel karışımlar veya mucizevi kürler gibi bilimsel temeli olmayan iddialara itibar etmeyin. Tek muhatabınız nöroloğunuz olsun.