İyilik yapmak tansiyonu düşürüyor

İyilik yapmanın tansiyonu düşürdüğünü açıklayan araştırmaların olduğunu belirten Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Bir kimse iyilik yaptığı zaman tansiyon düşüyor. Tansiyonu yüksek olan kişilere iyilik ödevleri verilmiş. Sonucunda da tansiyonlarının düştüğü görülmüş. İyilik yapılırken beyin stres hormonunu az salgılıyor. Stres hormonu damar direncini artırıyor ama iyilik yapıldığında damar direnci artmıyor, tansiyon kendiliğinden düşüyor” dedi.

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, iyilik ve kötülük dengesine ilişkin değerlendirmede bulundu.

Gerçek iyilik çoğunluk tarafından kabul edilendir 

İyi ve iyilik kavramının genellikle sübjektif iyilik anlamında kullanıldığını belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Kişi kendisine gelen iyiyi kabul ediliyor. Bir de toplumsal iyilik var. Bireysel fayda, toplumsal fayda gibi bireysel iyilik ve toplumsal iyilik var. Gerçek iyilik kavramı, genellikle toplumun büyük çoğunluğu tarafından iyi olarak kabul edilen kavram olarak geçiyor. İnsanlığın büyük çoğunluğu tarafından ortak değerler olarak kabul edilen iyilik kavramı da var. Yani birçok toplumda bazı şeyler değişse bile ana çerçeveler değişmiyor.” dedi.

İyiliği tanımlayan kavram belirlendi

1990’lı yıllarda Chicago’da Dünya Ahlak Sempozyumu’nun gerçekleştirildiğini hatırlatan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Orada alınan kararlardan en önemlisi, iyilik kavramını tanımlayan ‘sana yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapma kavramı’ oldu. Bu kavram genel bütün dinlerin, bütün felsefe ekollerinin birleştiği bir kavram olarak kabul edildi. Sana yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapma tarzındaki bir kavramda hemen hemen herkes birleşti. Aslında bu iyiliği de tarif ediyor. Yani bir insan kendisine yapılmayan bir şeyi başkasına yapıyorsa bu kötülüğe giriyor. Kendisine yapıldığı ya da yapabileceği bir şeyi başkasına yapıyorsa bu bencillikten kurtulup iyilik yapmak diye ifade ediliyor. Burada muhakkak genellikle büyük fotoğrafa bakarak karar veririz.” ifadelerini kullandı.

Toplumda yasal, sosyal ve ahlaki normlar var

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, iyiliğin felsefede üzerine çok konuşulan ve tartışılan bir kavram olduğunu söyledi ve sözlerine şöyle devam etti:

“İyilik için, yapılan tanımlamalarda objektif şekilde hiç karşılık beklemeden bir başkasının ihtiyacını karşılama eğilimi de deniyor. Kanunların oluşturduğu normlar hukuki normlardır, hukukta bellidir. Yasal normlar vardır, o sınırlar nettir. ‘Bunu yaparsan şu ceza var, kırmızı ışıkta geçersen ceza yazılır’ gibi sınırlar var. Bir de sosyal normlar vardır. Örneğin toplum içine pijamayla çıkıldığında insanlar kınayabilir ama aslında bu yasak değildir, bir cezası yoktur. Ancak sosyal norm, gelenek göreneklerle belirlenir. Bir de diğer normlar var. Bunlar ahlakın ve vicdanın belirlediği normlardır. Ahlaki normlar olarak ifade ediliyorlar. İyi – kötü, güzel – çirkin bunları belirliyor. Fizikte entropi adında termodinamiğin ikinci prensibi var. Örneğin karanlık yok, aydınlığın olmaması var. Aslında soğuk yok, sıcağın olmaması var. Yani sıcak azaldığı zaman soğuk kendiliğinden artıyor. Buna da davranışsal entropi diyoruz. İyi davranış yoksa kötü davranış kendiliğinden gelişiyor.”

Kötülük iyilikten çabuk yayılıyor

Bir ailede iyi davranış azsa, birbirine iyilik yapma davranışı azsa, birbirine yardım azsa ve ferler arasında sevgi, şefkat azsa kötülüğün kendiliğinden yayıldığını belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Bir bahçe gibi düşünebiliriz. Bahçeyi ekip biçmezsek bir sene sonra baktığımızda ayrık otlarının kapladığını görürüz. Kötülüğün yayılma hızı, iyiliğe göre 5 misli daha fazla. İyi davranış ve kötü davranış dengesi var. İyiliği yapmadığımız zaman, kötülük kendiliğinden ortaya çıkıyor. Bunun için iyiliği yapmayı öğrenmek ve öğretmek gerekiyor.” dedi.

İyiliğin en büyük düşmanı bencilliktir

Bencilliğin iyiliğin en büyük düşmanı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Zaten empati, iyiliğin içerisinde yer alıyor. Muhakkak sevgi + empati iyiliği doğuruyor. Empati yapıldığında karşı tarafın ihtiyacı ve yaşadığı zorluk dikkate alınmış oluyor. California’da şiddet ve suç oranı artınca 6 – 8 haftalık rastgele iyilik projeleri başlatıldı. Lise öğrencilerini Community Service bünyesinde hiç bilmedikleri bir yurda, yaşlı bakım evine ya da çocuk koruma yerlerine yerleştiriyorlar ve gidip orada çalışmaları isteniyor. İki ay sonra da faaliyetlerini raporluyorlar. Bu şekilde çocuğa not veriliyor. İyilik olarak bu hareket öğretiliyor. Rahibe Teresa’ya ‘Dünya nasıl daha yaşanılır bir yer olur?’ diye sorduklarında birebir iyilik yapmakla olabileceğini söylüyor. Birebir iyilik yapmanın arkasında karşılıksız iyilik yapmak yani bir elin verdiğini diğer elin görmemesi var.” diye konuştu.

İyilik yapmak mutluluk hormonu salgılıyor

İnsanın davranışının doğal sonucunu yaşamadıkça ve bedel ödemedikçe davranışını normal kabul ettiğini belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Onun için de muhakkak davranışlara sınır koymayı öğretmek gerekiyor. İnsan bu dengeyi öğreniyor. İyilik yapan insanın beyninde mutluluk hormonları dopamin ve serotonin salgılanıyor ama bu iyilik zorunlu bir iyilik değil. Zorunda bırakılarak yaptırılan iyilikler aslında iyilik değil. Bazı dernekler ve vakıflar, bağış yapmaları durumunda karşı tarafa vaatte bulunuyorlar. Bu iyilik değil, tamamen alışveriştir.” diye konuştu.

İyilik tansiyonu düşürüyor

İyilik yapmanın tansiyonu düşürdüğünü açıklayan araştırmaların olduğunu belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Bir kimse iyilik yaptığı zaman tansiyon düşüyor. Tansiyonu yüksek olan kişilere iyilik ödevleri verilmiş. Sonucunda da tansiyonlarının düştüğü görülmüş. İyilik yapılırken beyin stres hormonunu az salgılıyor. Stres hormonu damar direncini artırıyor ama iyilik yapıldığında damar direnci artmıyor, tansiyon kendiliğinden düşüyor. İyilik yapmanın karşılıklı iki tarafa da faydası vardır. Çocukları kendi hallerine bıraktığımız zaman benmerkezci eğiliminde olurlar. Bu insanın doğasındadır. İnsan eğer eğitilmezse dünya kendi etrafında dönüyor zanneder. Eğitildiği zaman ise ‘ben dünyadaki hayatın ve sosyal yapının bir parçasıyım.’ demeye başlar. Eğitilmediği zaman kendini dünya merkezinde görüyor.” diye konuştu.

(Visited 50 times, 1 visits today)