Gelecekle ilgili karamsarlık ve mutsuzluk, 3 gençten 1’ini ”ev genci” yaptı
- MS sadece genetik bir hastalık mı? - 28 Haziran 2026
- Akrep ısırmasında takıları hemen çıkarın uyarısı… - 24 Haziran 2026
- Doğum sonrası her duygu değişimi depresyon belirtisi mi? - 23 Haziran 2026
Gelecekle ilgili karamsarlık, mutsuzluk, yalnızlık Türkiye’de her 3 gençten 1’ini ev genci yaptı. Bu gençler, ”ne iş arıyor”, ”ne çalışıyor”, ”ne de okuyor”.
![]()
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Tuğba Aydın Öztürk, Türkiye’de ”ev genci ”kavramını değerlendirdi.
Ev genci nedir?
”Türkiye’de ev genci olarak kullanılan kavram, ”ne okuyan, ne çalışan ne de iş arayan” ya da başka bir deyişle ”ne istihdamda ne eğitimde’ anlamlarına geliyor. Günümüzde bu kavramın çokça konuşulmasının başlıca sebeplerinden biri ise yapılan araştırmalara göre, Avrupa ülkeleri arasında ev genci sayısının en yüksek olduğu yerin, yüzde 33.3’lük oranla Türkiye olmasıdır. Ayrıca ülkemiz dünya genelinde de hatırı sayılır bir biçimde listede ön sıralarda yerini alıyor.
Kadınlar mı, erkekler mi?
Türkiye’de de dünya genelinde olduğu gibi kadınlarda ev genci oranının erkeklere göre çok daha yüksek olduğu görülüyor. Örneğin 2019’da kadınların oranı yüzde 41 iken, erkeklerdeki oran yüzde 18’di.
Neden ev genci oluyorlar?
Gençler yaşam memnuniyetlerinde düşüş, beklentilerle ilgili karamsarlıklar, yalnızlık ve mutsuzluk hissiyatında artış yaşanması gibi nedenlerle ev genci oluyorlar. Türkiye’de de gençlik üzerine yapılan araştırmaların sayısı hızla artıyor. Ve bu çalışmaları incelediğimizde bazı ortak noktalar dikkatimizi çekiyor. Bunları,
Gençlerin yaşam memnuniyetlerinde düşüş olduğu,
Yalnızlık ve mutsuzluk hissiyatında artış yaşandığı,
Gençlerin gelecek beklentileri konusunda karamsar olma eğiliminde oldukları,
Yaşam memnuniyeti ile iş güvencesi ve maddi istikrar arasında güçlü bir bağlantı kurdukları şeklinde sıralayabiliriz.
Türkiye ev gençlerine yönelik ciddi projeler uygulamalı
Bizler de bir iyileştirme yapmak istiyorsak en az 5-10 hatta daha da fazla yılı kapsayan ciddi bir proje üzerinde çalışmaya başlamak zorundayız. Gençlerin nitelikli eğitime ulaşması sağlanmalı, finansal, duygusal, ekonomik ve sosyal ihtiyaçları karşılanmalıdır. Bu gençler kırılgan, gelecekten umutsuz, toplumun ötekisi olmaya itilmiş yetişkinler olmaya mahkum edilmemeli. Bu konuda hepimizin büyük sorumlulukları var.