”Covid-19 sonrası da başvurulan solunum terapisi üniteleri artırılsın” çağrısı…
- Fibromiyalji, mükemmeliyetçi kadınları seviyor… - 18 Mayıs 2026
- 21. Memorial Uluslararası Çocuk Resim Yarışması… - 17 Mayıs 2026
- Bacak boyu eşitsizliği sadece doğuştan mı olur? - 17 Mayıs 2026
Solunum hastalarının yaşam kalitesini artırmanın bir yolu da, pulmoner rehabilitasyon yani solunum terapisinden geçiyor. Özellikle KOAH ve astım gibi kronik solunum hastalıkları ve akciğer kanserinin yanı sıra, son 2 yıldır Covid hastalarında da solunum terapisine başvuruluyor. Ancak, TÜSAD Pulmoner Rehabilitasyon Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Gülbaş, Türkiye’de pulmoner rehabilitasyon ünitelerinin sayısının çok az olduğuna işaret ediyor.
![]()
Solunum Derneği TÜSAD Pulmoner Rehabilitasyon Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Gazi Gülbaş, kronik solunum hastalıkları ve akciğer kanserinin yanı sıra koronavirüsle birlikte COVID-19 sonrasında da uygulanan pulmoner rehabilitasyonun önemine dikkati çekti. Ve Türkiye’de son derece az olan pulmoner rehabilitasyon ünitelerinin sayısının ve donanımının artırılması gerektiğini vurguladı.
200 yıldır biliniyor 30 yıldır uygulanıyor
Yaklaşık 200 yıldır bilinen pulmoner rehabilitasyon ya da diğer adıyla solunum terapisi, modern anlamda yaklaşık 30 yıldır uygulanıyor. Bu yöntem hastaların yaşam kalitesini artırıyor. Solunum terapisiyle kronik solunum problemi olan hastalarda günlük yaşam aktivitelerindeki kısıtlılığın azaltılması ve fonksiyonel kapasitenin mümkün olan en yüksek seviyeye çıkartılarak, bireyin kendine yeter hale getirilmesi amaçlanıyor.
Pulmoner rehabilitasyon sadece egzersiz değil
Kişiye özel bir yöntem olan pulmoner rehabilitasyon göğüs hastalıkları, fizik tedavi, psikolojik danışmanlık ve beslenme gibi farklı bölümlerin iş birliğiyle hazırlanan kişiye özel tedavi yaklaşımıdır. Başarılı bir pulmoner rehabilitasyon programı sadece egzersiz çalışmasıyla sınırlı değildir. Bu program aynı zamanda sigarayı bırakma, dengeli beslenme, ilaç ve ilaç dışı tedavi önerilerini de içerir.
Program bittikten sonra da hastanın egzersizlerine devam etmesi amaçlanır. Hasta değerlendirmesini takiben bireye göre belirlenen egzersiz programı ile nefes darlığı ve fiziksel aktivitede azalma kısır döngüsünün kırılması sağlanır. Pulmoner rehabilitasyon çok sayıda faydasının yanı sıra tedavi maliyetlerini de azaltıyor.
Hangi hastalar için yararlı?
Özellikle KOAH, astım, bronşiektazi gibi kronik akciğer hastalıklarının yanı sıra, göğüs duvarı ve kas-iskelet sistemini etkileyen hastalıklarda pulmoner rehabilitasyonun faydası ve etkinliği kanıtlandı.
Kronik solunum yetersizliği- Kronik solunum yetersizliği olan hastaların uygun ilaç tedavisi alsalar da şiddetli nefes darlığı ve egzersiz kapasitesinde ciddi kısıtlanma yaşayabilirler. Bu durum hastanın yaşam kalitesinin bozulmasına ve sosyal yaşamdan mahrum kalmasına sebep olur. Kronik solunum yetersizliği aynı zamanda hastanın tedaviye uyumunu da olumsuz etkiler. Bu nedenle kişiye özel pulmoner rehabilitasyon programları uygulanmalı.
Kanser ve nakil tedavisi- Akciğer kanseri ve akciğer nakli ameliyatlarının öncesi ve sonrasında yapılan pulmoner rehabilitasyonu uygulamalarının ameliyatların başarısını artırıyor ve yan etkileri azaltıyor.
COVID-19 sonrasında etkili- Son iki yılda dünyayı etkisi altına alan COVID-19 hastalığı sonrasında da bu tedavi yöntemine başvuruluyor. Özellikle uzun süre hastanede ya da yoğun bakımda yatan hastalarda da pulmoner rehabilitasyon programına ihtiyaç duyuluyor.
Ünite ve personel sayısı artırılmalı
Kronik solunum yetersizliği tanısı alan hastaların daha aktif bir yaşam sürmesi için teşvik edilmesi gerekiyor. Bu hastaların pulmoner rehabilitasyon tedavisi açısından değerlendirilmesi çok önemli. Bunun için Türkiye’de son derece az olan pulmoner rehabilitasyon ünitelerinin sayısının ve donanımının artırılmasının çok önemli. Bunun yanı sıra nitelikli personel ile daha fazla hastaya ihtiyacı olan pulmoner rehabilitasyon programı sunulmalı.