Alerjik bir hastalık olan astım artıyor

Alerji ve Astım Derneği Başkanı Prof. Dr. Ahmet Akçay, alerjik bir hastalık olan astımın her geçen gün arttığına dikkat çekerek, ”Bu artışın nedenleri olarak; genetik yatkınlık, kentleşme ve modernleşme için yaşam tarzı değişiklikleri, hava kirliliği, dizel araç kullanımının artması, sigara dumanına maruziyet, batılılaşmış beslenme, obezite, sezaryen doğum oranlarında artış, antibiyotiğin erken kullanımı oranlarında artış gibi birçok faktör önemli rol oynamaktadır” dedi. 

Prof. Dr. Ahmet Akçay, astım hastalığının, alerjenler ve çevresel faktörlerle akciğerlerin hava yollarında hasar sonucu aşırı bir hassasiyet olması ve bu hassasiyet sonucunda da da tekrarlayan öksürük, nefes darlığı, hırlama gibi belirtilerin görülmesine denildiğini kaydederek, bu hastalığının çocuklarda görülme sıklığının dünya genelinde yüzde 10 civarında olduğunu ifade etti.

Astım sıklığının artmasının nedenleri

Alerjik hastalıkların görülme oranının arttığına işaret eden Prof. Dr. Ahmet Akçay, şunları dile getirdi:

”Bu artış salgın boyutuna ulaşmıştır. Astım hastalığı de alerjik bir hastalıktır ve her geçen gün sıklığı artmaktadır. Bu artışın nedenleri olarak genetik yatkınlık, kentleşme ve modernleşme için yaşam tarzı değişiklikleri, hava kirliliği, dizel araç kullanımının artması, sigara dumanına maruziyet, batılılaşmış beslenme, obezite, sezaryen doğum oranlarında artış, antibiyotik erken kullanımı oranlarında artış gibi birçok faktör önemli rol oynamaktadır. 

Temizlik malzemelerinin astım gelişme üzerine etkisi

Yapılan çalışmalarda astım gelişmesinde sıklıkla temizlik malzemeleri de suçlanmaktadır. Temizlik malzemelerinde bulunan klor, su ile temas edince zararlı gazlara dönüşmekte ve uzun süreli maruz kalınmasıyla akciğer, burun ve ciltte zararlara neden olabilmektedir. Akciğer hava yollarında hasara neden olarak astıma, kronik bronşit, alerjik nezleye ve dermatit dediğimiz cilt rahatsızlığına neden olduğunu gösteren çalışmalar vardır. 

Bu nedenle temizlik malzemelerin seçiminde kokusu olmayan veya çok az olan, uçucu organik bileşiklerin seviyesi ve toplam organik karbon seviyesi yüksek olmayan, cilde zarar vermeyen yeni nesil temizlik malzemelerinin seçilmesi çok önemlidir. Bu tür özelliklerin çamaşır sularında, yüzey temizleyicilerinde, deterjan ve bulaşık temizliğinde kullanılan ürünlerinde sağlanması ilerde astım gelişimini engellemek için önemlidir.”

Astım önemli bir sağlık sorunudur

Dünya Sağlık Örgütü’nün astımın çok önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu kabul ettiğini vurgulayan  Prof. Dr. Ahmet Akçay, DSÖ’ne göre tüm dünyada 339 milyon kişinin astımı olduğunun tahmin edildiğini, Türkiye’de yılda iki bin civarında astım nedeniyle ölüm olduğu tahmin edildiğini söyledi.

Astım atağı ve astım belirtileri nelerdir?

Prof. Dr. Ahmet Akçay, astımda görülen başlıca belirtileri şöyle sıraladı: 

”Sık sık öksürük olması ve özellikle geceleri uykudan kaldıran öksürük olması,

Nefes sıkışması,

Göğüs ağrısı,

Akciğerde hırıltı sesinin duyulması,

Her gribin akciğere inmesi ve grip sonrası hırıltı öksürük belirtilerinin olması,

Oyun oynadıktan sonra öksürük, akciğerde hırıltı olması,

Spor, egzersiz sonrası nefes sıkışması, akciğerde hırıltı, öksürük olması,

Gribe bağlı öksürüğün 2 haftadan uzun sürmesi,

İki kez veya daha fazla zatürre hastalığına yakalanma belirtileri, alerjik astımın belirtileri olabilir.”

Astım krizlerinin ölümcül olabildiğini ancak büyük ölçüde önlenebilir ve engellenebilir olduğunu anlatan Prof. Dr. Ahmet Akçay, şunları kaydetti:

”Ölümlerin çoğunluğu önlenebilir ölümlerdir ve uzun dönem medikal tedavinin yetersizliği ile astım hastalığı ve astım krizinin tedavisinde gecikmeden kaynaklanır. Dünyanın birçok yerinde astımlı hastalar astım ilaçlarına ve sağlık merkezlerine ulaşmada zorlanırlar. Kontrol edici ilaçların bulunamadığı ülkelerde ölüm oranları yüksektir. Astım tedavisinde sağlanan gelişmeler ile astımdan ölüm oranları birçok gelişmiş ülkede azalmıştır.”

Astımla ilgili doğru bilinen yanlışlar

Prof. Dr. Ahmet Akçay, astımla ilgili bilinen yaygın yanlış kanıları da şöyle sıraladı:  

Yanlış: Astım, bir çocukluk çağı hastalığıdır; zamanla kaybolur. 

Doğru: Astım her yaşta ortaya çıkabilir. Çocuklarda, ergenlerde, yetişkinlerde ve yaşlılarda astım ortaya çıkabilmektedir.  Astımın kendi kendine zamanla kaybolacağı kanısı doğru değildir. 

Yanlış: Astım, bulaşıcı bir enfeksiyondur. 

Doğru: Astım bulaşıcı bir enfeksiyon değildir. Ancak, viral solunum yolu enfeksiyonları (örn.soğuk algınlığı ve grip) astım ataklarına neden olabilir. Çocuklarda astım genellikle alerji ile ilişkilidir, ancak erişkin yaşta başlayan astım daha az alerjiktir. 

Yanlış: Astımlılar egzersiz yapmamalıdır. 

Doğru: Hastalık iyi kontrol altındaysa, astımlılar egzersiz yapabilirler hatta ağır spor dahi yapabilirler. Astımı olan birçok sporcu vardır. Spor, astımlılarda obeziteyi engelleyerek astımın kötüye gitmesini engellemektedir. Bu nedenle astımlılar egzersiz yapamaz kanısı doğru değildir. 

Yanlış: Astım, sadece yüksek doz kortizonla kontrol edilebilir. 

Doğru: Astım genellikle düşük doz inhaler steroidlerle kontrol altına alınabilir. Astımın sadece yüksek doz kortizonla tedavi edildiği kanısı doğru değildir. Astım düşük doz kortizonla kontrol altında tutulabilmektedir. 

Yanlış: Astım ilaçları iyi hissedilen dönemlerde kesilebilir.

Doğru: Astım ilaçları iyi hissedilen dönemlerde kendi kendimize kesmemiz doğru değildir. Çünkü iyileştirici ilaçlar uzun süre kullanılması gereken ve doktorun uygun gördüğü dönemde kesilmesi gerekir. 

(Visited 3 times, 1 visits today)