60 yaş üzerindeki her 3 kişiden birinde görülüyor: Bel daralması
- 60 yaş üzerindeki her 3 kişiden birinde görülüyor: Bel daralması - 11 Eylül 2026
- Göz kızarıklığında ne zaman doktora gidilmeli? - 10 Eylül 2026
- Tatilden sonra başlayan veya devam eden ishali dikkate alın… - 9 Eylül 2026
Daha önce rahatlıkla kat ettiğiniz mesafeyi artık dinlenerek tamamlıyor, yürüdükçe öne eğilme ihtiyacı hissediyor ve oturduğunuzda rahatlıyorsanız, uzmanlara göre bel daralması sorunuyla karşı karşıya olabilirsiniz. 60 yaş üzerindeki her 3 kişiden birinde görülen bel daralması, çoğunlukla yavaş ilerliyor. Tedavide ilk aşamada ilaç , fizik tedavi ve kişiye özel egzersizlerden yararlanılıyor.
![]()
Acıbadem Kartal Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Necdet Sağlam, bel daralmasının yaşlılığın doğal bir sonucu olarak görülüp ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çizdi.
Şikayetlerin en tipik özelliği…
Bel daralması, bel bölgesindeki omurilik kanalının ve buradan çıkan sinirlerin geçtiği boşlukların daralması anlamına geliyor. Sinirler ve onları besleyen damarlar baskı altında kaldığında kalçalarda ve bacaklarda kramp tarzında ağrı, yanma, uyuşma ve karıncalanma gelişebiliyor.
Şikayetlerin en tipik özelliğini ise yürümekle artması, dinlenmek veya öne doğru eğilmekle hafiflemesi oluşturuyor. Uyuşma yakınmaları geceleri daha belirgin hale gelebiliyor.
Hastaların ilk fark ettikleri belirtilerden biri dik durmakta zorlanmak. Hasta, daha önce rahatlıkla yürüdüğü mesafeyi artık ağrı nedeniyle dinlenerek tamamlamak zorunda kaldığını fark eder. Yürürken zamanla öne doğru eğilir, yokuş çıkmakta zorlanır; baldırlarında kramp, yanma ve uyuşma hisseder. Oturduğunda veya öne doğru eğildiğinde ise belirgin bir rahatlama yaşar.
Nedenleri…
Bel daralması çoğunlukla yavaş ilerliyor. Omurgadaki disklerin ve eklemlerin yaşlanıp yapılarının bozulmasıyla gelişen bel daralması, en sık orta ve ileri yaşlarda görülüyor. Altmış yaşın üzerindeki her üç kişiden birinde anatomik olarak bel daralması bulunmasına rağmen, bu kişilerin yalnızca küçük bir bölümünde klinik belirtiler ortaya çıkıyor.
Hastalık nadiren doğuştan gelişirken; bel fıtığı, bel kayması, tümörler ve omurga kırıkları da sonradan gelişen bel daralmasına neden olabiliyor. Genetik yatkınlık, mekanik ve çevresel etkenlerin yanı sıra fazla kilo da omurgaya binen yükü artırarak süreci hızlandırabiliyor.
Öncelik ameliyatsız tedavilerde…
Tedavide ağrının ve sinir kaynaklı şikayetlerin azaltılması, hastanın yürüme kapasitesi ile günlük yaşam bağımsızlığının korunması ve yaşam kalitesinin yükseltilmesi amaçlanıyor. İlk aşamada ilaç tedavisi, fizik tedavi ve kişiye özel egzersizlerden yararlanılıyor. Uygun hastalarda sinir kökü blokajlarıyla da ağrı kontrol altına alınabiliyor.
Her bel daralması tanısı alan hastanın ameliyat olması gerekmiyor. Hastanın şikayetleri kontrol edilebiliyor ve ilerleyici bir nörolojik kayıp bulunmuyorsa öncelikle ameliyatsız yöntemlerle takip ediyoruz. Ancak stabilite bozukluğundan kaynaklanan mekanik ağrılar ile ilerleyici sinir ve kas güçsüzlüğü ameliyat gerektirebilir.