Testis davası Yüksek Sağlık Şurası’na gönderilecek

Testis davası Yüksek Sağlık Şurası’na gönderilecek.  Mersin’de bir çocuğun testisinin alınmasında görev ihmali olduğu için yargılanan doktorun duruşmasında, dosyanın kusur tespiti yönünden Yüksek Sağlık Şurasına gönderilmesine karar verildi.

Mersin’de bir çocuğun testisinin alınmasında görev ihmali olduğu için yargılanan doktorun duruşmasında, dosyanın kusur tespiti yönünden Yüksek Sağlık Şurasına gönderilmesine karar verildi.

İddiaya göre, Mersin’de liseli B.B. (14), 2020 yılı nisan ayında kasıklarında şişme ve şiddetli ağrının yanı sıra mide bulantısı da yaşayınca ailesi tarafından  Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Acil Servisine götürüldü. B.B ile pratisyen hekim U.U. ilgilendi. Dr. U.U., “Ergenlik döneminde böyle şikâyetler olabilir” diyerek önemli bir sorun olmadığını söyledi.

B.B. doktorun yazdığı birkaç ilaçla evine gitti. İlaçları kullanan B.B.’nin ağrıları daha da arttı. Durumu daha da kötüleşen B.B., 27 Nisan 2020’de bu kez Mersin’de özel bir hastaneye götürüldü. Acil servise götürülen B.B.’ye ağrı kesici serum verildi. B.B. ile ilgilenen Dr. Y.A., bir önceki doktorun dediği gibi “Önemli bir sorun görünmüyor” diyerek, aileyi evlerine gönderdi. Serumun etkisi geçince B.B.’nin yaşadığı sıkıntı daha da arttı. B.B. bu kez aynı özel hastanenin üroloji doktoruna götürüldü. Uzman doktor, B.B.’nin anne-babasına “Tedavi için geç kalınmış. Derhal ameliyata alıp çocuğun sol testisini almamız gerekir. Sağ testisini de almak durumunda kalabiliriz” dedi.

Şikayet ve dava

Aile aldıkları bilgi ile şaşırsa da doktorun söylediklerini kabul etti. B.B. hemen ameliyata alındı. Ameliyatla sol testisi alınan B.B.’nin ağrıları ve mide bulantısı azaldı. Aile Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Hastane yetkilileri ve görevli doktorlar hakkında ‘görevi kötüye kullanma’ ve ‘kasten yaralama’ suçlaması ile 15 Eylül’de yapılan başvuru sonrası savcılık soruşturma başlattı.

Soruşturmayı yürüten savcı, Toroslar Kaymakamlığı’na yazı yazarak hakkında şikâyette bulunulan pratisyen hekim U.U. hakkında soruşturma izni talep etti. Soruşturma izninin verilmesi üzerine doktor U.U hakkında iddianame hazırlanarak ‘görevi kötüye kullanma’ ve ‘kasten yaralama’ suçlamasıyla dava açıldı. Özel hastanenin doktoruyla ilgili soruşturma ise sürüyor.

Doktor Silifke İlçe Sağlık Müdürü oldu

Ajans Bizim haberine göre, davanın ilk duruşması Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Savunması dinlenen sanık doktor U.U.,  şu an Silifke İlçe Sağlık Müdürü olarak görev yaptığını söyledi.

Kendisine başvurulduğunda mağdurda yalnızca kusma ve testis ağrısı şikayeti olduğunu ifade eden U.U, “Yoğun bir ağrı şikayeti yoktu. Elle kontrol ettiğimde şişlik yoktu. Testis iltihabı teşhisi koydum. Bu teşhis doğru. Bir sonra götürüldüğü doktorda aynı şekilde teşhis koymuş. Suçlamayı kabul etmiyorum” dedi.

Sanık avukatı Ebru Köymen ise iltihap ile torsiyonun ilk etapta teşhis edilemeyeceğini, mağdurun yoğun ağrısının olmadığını, olsa idi üç gün bu ağrı ile durmasının mümkün olmayacağını, raporda kusur yönünden tespit yapılmadığından sanığın beraatine karar verilmesini talep etti.

Ailenin avukatı Miraç Dilara Deliaslan ise savunmasında, ” mağdurda testis ağrısının yanı sıra şişlik, kızarıklık ve bulantı semptomlarının olduğu, doktorun ağrı olmadığına yönelik savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, ATK raporuyla sanığın ihmalinin bulunduğunun tespit edildiği, ergenlik çağındaki bu belirtileri gösteren bir hastanın acil vaka olarak değerlendirilmesi gereken testis torsiyonunun düşülmesinin zorunlu olduğu, teşhisin doğru konulmadığı,  diğer doktor yönünden de soruşturma yürütüldüğü, ailenin bir ihmalinin olmadığını” söyledi. Deliaslan, sanığın cezalandırılmasını istedi.

Adli Tıp raporu 

Adli Tıp Kurumu raporunda ise testiste ağrı şikayetiyle gelen genç hastalarda ayırıcı tanıda epididimorşit ile beraber testis torsiyonunun düşünülmesi gerektiği, orşit, epididimit ve testis torsiyon ayırıcı tanısını desteklemesi açısından ileri incelemeleri (tam idrar tetkiki, hemogram (WBC) ve skrotal doppler ultrasonografi vs.) veya gerekli konsültasyonları (Üroloji, Çocuk Cerrahisi) gerçekleştirilmemesinin, bu açıdan eksiklik olarak değerlendirildiği belirtilerek, Dr. U.U’nun eyleminin tıbbın genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olmadığı ifade edildi.

Ayrıca ATK raporunda erken dönemde testis torsiyonuna ait klinik bulguların belirgin olmayabileceği, torsiyonun ne zaman meydana geldiğinin kesin olarak tespit edilemeyeceği, torsiyonun aralıklı olarak düzelip tekrar oluşabileceğinin de tıbben bilindiği, zamanında tanı konulması durumunda dahi testisin kurtarılabileceğinin kesin olmadığı kaydedildi.

Mahkemece dosyanın kusur tespiti yönünden Yüksek Sağlık Şurasına gönderilmesine, duruşmaya katılmayan müştekilerin zorla getirilmesine karar verdi. Duruşma 31 Mayıs 2022 tarihine ertelendi.

(Visited 357 times, 1 visits today)