Karantinada ”sürekli yemekten bahsetmek normal ama bağımlısı ” olmayın
- Göz Vakfı’ndan, ”Güneş ışınları kataraktı tetikliyor” uyarısı… - 10 Haziran 2026
- Sanovel’de yeni CFO Gökdeniz Gür oldu - 9 Haziran 2026
- Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı kaç günde belirti verir? - 9 Haziran 2026
Karantina günlerinde sürekli yemekten bahsetmek normal mi? Uzmanlara göre ”evet”. Ancak bunun yeme bağımlılığına dönüşmemesi için de uyarıyorlar: ”Aklınıza sıklıkla yemek geldiğinde dikkatinizi başka yöne çevirin, yemek yeme düşüncesinden uzaklaşamadığınızda olumsuz sonuçlarını kendinize hatırlatın. Kendinize engel olamıyorsanız da en azından sağlıklı ve hafif içerikleri tercih edin.”
![]()
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç, koronavirüs salgını nedeniyle yemek yeme davranışlarında artma olduğunu, bunun da yeme bağımlılığına neden olabileceğine dikkati çekti. Bunun için önerilerde bulundu.
Bugünlerde yemekten çok bahsetmek normal mi?
İnsana dair ‘normal olan ve olmayan’ algısının değiştiği bir dönemden geçiyor. “Sağlıklı bireyi tanımlarken bir özelliğimiz de değişen koşullara uyum sağlayabilme becerimizdir. Evlerimizde karantina sürecine ayak uydurmaya çalışırken yemek yemeye, hem temel bir ihtiyaç, hem de vakit geçirebileceğimiz bir aktivite diyebiliriz. Bu nedenle bu dönemde yemekten bahsetmek gayet normal bir durum. Ancak birey yemek yeme davranışının sıklığını kontrol etmekte zorlandığında, gününü çeşitlendirmek yerine, tek yönlü geçirdiğinde ve bununla beraber birtakım sağlık sorunları meydana geldiğinde durum farklılaşır.
Yemek tutkusunu nasıl yavaşlatabiliriz?
Herhangi bir davranışta aşırılık görüldüğünde ve önüne geçmekte zorlandığımızda sınıra ihtiyacımız bulunuyor demektir. Bu yüzden;
Haz ertelemeyi öğrenmeliyiz. Elbette yemek de yiyeceğiz ama doğru zamanda ve miktarda. Beslenme çizelgesi yaparak somut bir sınır çizmiş oluruz ve belirli saatlerde yemeye uyum sağlama eğilimimiz artar.
Aklımıza sıklıkla yemek geldiğinde dikkatimizi başka yöne çevirmeyi ve zihnimizi yemekten başka bir şeyle meşgul etmeyi deneyebiliriz. Bir ilgi alanımıza yönelmek, başkalarıyla yaşıyorsak onlarla iletişime geçmek denenebilir.
Kendimizi buzdolabının önünde bulduğumuzda şu an gerçekten aç olup olmadığımızı sorgulayabiliriz. Oradan dönmek zor oluyorsa, buzdolabının üzerine önceden yapıştıracağımız bir not yardımcı olabilir: ‘’Gerçekten aç mıyım, yoksa canım mı sıkılıyor?’’ Çünkü rahatlamak veya motivasyon için yemek istiyorsak, bunun başka yolları da mümkün.
Yemek yeme düşüncesinden uzaklaşamadığınızda olumsuz sonuçlarını kendimize hatırlatabiliriz. Kontrolsüz beslendiğimizde kısa sürede sağlıksız kilo artışımız olacaktır. Bu kilolardan kurtulmak için yeni bir mücadele dönemine girmek zorunda kalacağız ve bu da bizi uzun vadede mutsuz edecektir.
Diyelim ki bu önerileri denedik ama kendimize engel olamıyoruz. Karşı koymak zorlaştığında en azından sağlıklı ve hafif içerikleri tercih ederek hem çok yüklenmemiş, hem de beslenme çizelgemizin fazla dışına çıkmamış oluruz.
Bireysel müdahaleler yeterli gelmediğinde uzman desteği almak daha etkili olacaktır. Ayrıca yanlış müdahalenin risklerinden koruyacağı gibi asıl soruna dokunamamış olmamanın yaratacağı başarısızlık hissinin de önüne geçecektir.