”Yeni trend Dijiseksüelite, aile kurumunu tehdit ediyor” uyarısı

”Robotlara ilgi duyma eğilimi” olarak tanımlanan ”dijiseksüelite”, dünyada yayılan bir trend olarak dikkat çekiyor. Prof. Dr.  Süleymanlı, bunun önümüzdeki yakın dönemde aile ve evlilik kurumuna yönelik ciddi tehdit oluşturabileceği uyarısında bulundu.

Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, dijiseksüeliteyi ”insanların kendi türlerinden ziyade robotlara yönelik cinsel ve iletişimsel yönden istek duyarak, onlarla birliktelik kurmayı tercih etmeleri” şeklinde tanımladı. 

Bu tür insanlar için literatürde ”dijiseksüel” veya ”roboseksüel” ifadelerinin kullanıldığını belirten  Prof. Dr. Süleymanlı, İngiliz yapay zeka uzmanı David Levy’nin 2007 yılında yayınladığı ”Robotlarla Aşk ve Seks” isimli kitabında, 2050 yılında robotlarla ilk evliliğin yapılabileceğini öngördüğünü anlattı.

”Robota aşık olan da var, evlenen de”

 Levy’nin bu öngörüsüne ilişkin örneklerin, günümüzde bazı ülkelerde görülmeye başlandığını ifade eden  Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, buna ilişkin şu örnekleri verdi:

”2016 yılında Lilly isminde bir Fransız kadın, 3D yazıcı vasıtasıyla üretilen InMoovator isimli robotuna aşık olduğunu ve onunla evlenmek istediğini dile getirmişti. Bundan bir sene sonra ise Jiajia Zheng isimli Çinli bir yapay zeka uzmanı, kendi yaptığı robotla dini bir evlilik töreni düzenleyerek, ailesini ve arkadaşlarını da bu törene davet etmiştir. 2018 yılında Japonya’nın başkenti Tokyo’da bir okul yöneticisi olarak çalışan Akihiko Kondo’danın da, sanal dünyada 16 yaşında bir şarkıcı olan hologram Hatsune Miku’yla, kuyumcudan yüzük alarak ve evlilik sertifikası oluşturarak evlenmesi de benzer örneklerden biri. Örneklerden de anlaşıldığı gibi bu tür birliktelik dijiseksüel devrim adıyla, özellikle tüm dünyada sayıları giderek artan, yalnız ve ilişki kurmakta zorlanan insanların alternatif bir seçeneği olarak görülmekte veya böyle sunulmaktadır.”

”İnsan robot evliliği mümkün mü?”

Kadın veya erkeğin cinsel ilişki ve duygusal doyum için insanı değil de, robotu tercih etmesinin birçok kavramın yeniden tanımlanmasını gerektirdiğini dile getiren Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, bu kavramların en başında ailenin geldiğini vurguladı.

Prof. Dr. Süleymanlı, devamla şunları söyledi:

Bir insanla bir robotun evliliği mümkün müdür? Bu evlilikle birlikte evlat edinmek istemeleri nasıl karşılanmalıdır? Yoksa robot çocuklar imal mı edilecek? Öte yandan robot olan ebeveynin, çocuğun duygusal ihtiyaçlarını karşılayabileceği düşünülebilir mi? Belki de en önemlisi, bir insanla ilişkiyi tercih etmeyen anne ya da baba, çocuğuyla sağlıklı bir ilişki kurabilecek midir? Kimliğimiz bu süreçte nasıl değişecek, yeni ahlak ve ahlakın normları ne olacak? İnsan bedeninin nesneleştirilmesi üzerine inşa edilmiş, insan ruhunun, bedeninin ve duygularının bütünlüğünü görmezden gelen yeni bir bedensellikten bahsedebilir miyiz?’

Aileyi destekleyici ve koruyucu politikalar geliştirilmeli

”İşin en tehlikeli boyutu, bu tarz eğilimlerin özellikle ilişkilerde sorun yaşayan ve yalnız olan gençler açısından cazip bulunması ve giderek daha fazla taraftar toplaması” diyen  Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı şu tavsiyelerde bulundu:

”Bu tarz robotları üreten şirketler de yapay zeka odaklı yeni ürünler tasarlayarak, cazibe alanını daha da genişletmektedirler. Aile ve evlilik kurumunu, hatta insanlığın geleceğini birçok yönden tehdit eden bu tarz eğilimlerin önüne geçebilmek için toplumbilimcilerin, devlet kurumlarının ve STK’ların iş birliği içinde aileyi destekleyici ve koruyucu politikaların geliştirilmesi, insanlığın geleceği açısından son derece önemlidir.”

(Visited 37 times, 1 visits today)