Yaygın gıda koruyucuları kanser ve Tip 2 diyabet riskini artırabilir
- Nipah Virüsü (NiV) hakkında korkutan gerçekler! - 4 Şubat 2026
- Türkiye’nin önde gelen 7 tıbbi derneği Ankara’da tarihi bir buluşmaya imza attı - 4 Şubat 2026
- Her 10 kişiden 7’si RSV’yi hiç duymamış! - 3 Şubat 2026
Yeni bilimsel araştırmalar, raf ömrünü uzatmak için yaygın olarak kullanılan bazı gıda koruyucularının kanser ve tip 2 diyabet riskini artırabileceğini ortaya koydu. Fransa merkezli NutriNet-Santé çalışmasına dayanan bulgular, gıda güvenliği politikalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.
CNN’in haberine göre, Fransa’da yürütülen ve iki ayrı bilimsel dergide yayımlanan araştırmalar, gıda koruyucu maddeleri ile kanser ve tip 2 diyabet arasındaki ilişkiyi inceleyen ilk çalışmalar olma özelliği taşıyor. Çalışmalar, 2009 yılından bu yana devam eden NutriNet-Santé kohortuna dahil 170 binden fazla kişinin beslenme alışkanlıkları ve sağlık verilerini temel alıyor.
Araştırmaların kıdemli yazarı, Fransa Ulusal Sağlık ve Tıbbi Araştırma Enstitüsü’nden Dr. Mathilde Touvier, elde edilen sonuçların yalnızca Avrupa değil, ABD’de yaygın kullanılan katkı maddeleri açısından da önemli olduğuna dikkat çekiyor. Ancak Touvier, bulguların henüz gözlemsel olduğunu ve daha fazla çalışmayla doğrulanması gerektiğini vurguluyor.
Kanserle İlişkilendirilen Koruyucu Maddeler
BMJ dergisinde yayımlanan kanser çalışmasında, yaklaşık 105 bin kişi 14 yıl boyunca takip edildi. Katılımcıların tükettiği 58 farklı koruyucu madde analiz edildi.
Araştırma sonucunda, FDA tarafından “genel olarak güvenli” (GRAS) kabul edilen bazı maddelerin belirli kanser türleriyle ilişkili olduğu tespit edildi:
Sodyum nitrit: Prostat kanseri riskinde %32 artış
Potasyum nitrat: Meme kanserinde %22, tüm kanserlerde %13 artış
Potasyum sorbat: Meme kanserinde %26 artış
Potasyum metabisülfit: Meme kanserinde %20 artış
Asetatlar ve asetik asit: Genel kanser riskinde %12–15 artış
Bu maddeler özellikle işlenmiş etler, şarküteri ürünleri, peynirler, soslar, şarap ve unlu mamullerde yaygın olarak kullanılıyor.
“Doğal” Koruyucular da Masum Olmayabilir
Çalışmada C ve E vitamini gibi antioksidanlar ile biberiye özleri de incelendi. Araştırmacılara göre, bu maddeler doğal halleriyle tüketildiğinde koruyucu etki gösterebilirken, katkı maddesi olarak izole biçimde kullanıldıklarında bağırsak mikrobiyotası ve inflamasyon süreçleri üzerinden zararlı etkiler yaratabiliyor.
Tip 2 Diyabet Riskinde Dikkat Çeken Artış
Nature Communications dergisinde yayımlanan ikinci çalışmada ise yaklaşık 109 bin kişi incelendi. En yüksek düzeyde koruyucu madde tüketen bireylerde tip 2 diyabet riskinin yaklaşık %50 arttığı belirlendi.
Kanserle ilişkilendirilen koruyucuların büyük bölümü aynı zamanda diyabet riskini de artırdı. Bunlara ek olarak:
Kalsiyum propiyonat
Fosforik asit
Sitrik asit
Sodyum askorbat
Alfa-tokoferol (E vitamini)
gibi katkı maddelerinin de diyabet riskini anlamlı düzeyde yükselttiği saptandı.
Uzmanlar Ne Diyor?
Çalışmalara dahil olmayan önleyici tıp uzmanı Dr. David Katz, bulguların işlenmiş gıdaların azaltılması gerektiğini bir kez daha gösterdiğini belirterek, “Bu sonuçlar, taze ve minimum işlenmiş gıdaların halk sağlığı açısından neden kritik olduğunu açıkça ortaya koyuyor” değerlendirmesinde bulundu.
Yeni Düzenlemeler Gündeme Gelebilir
Araştırmaların ilk yazarı Anaïs Hasenböhler, bu bulguların gıda katkı maddelerine yönelik mevcut yasal düzenlemelerin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini savunan bilimsel kanıtları güçlendirdiğini ifade etti.
Tüketici Daha Dikkatli Olmalı
Uzmanlar, kesin neden-sonuç ilişkisi kurulabilmesi için daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu vurgularken, tüketicilere işlenmiş gıdalardan kaçınma, etiket okuma ve taze besinleri tercih etme çağrısında bulunuyor.