Yaşlılar, ”sokağa çıkma yasağına” neden uymuyor?

65 yaş üstü yaşlılar sokağa çıkma yasağına uymuyor. Peki yaşlılar neden yasak tanımıyor?  Evde kal çağrısına neden aldırış etmiyor?  Maltepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Karadayı’ya göre, bunun en büyük nedeni ” yalnızlıkları”. Bir diğer nedense ”Sorunun ciddiyetine içten inanmamaları”.  Yüz yüze etkileşimin bu yaş grubu için hala çok önemli olduğunu vurgulayan Karadayı, ” Yaşlılarımıza yakınları, akrabaları, arkadaşları yoluyla yaklaşmak ve ikna etmek daha başarılı sonuçlar verebilecektir’ önerisinde bulundu.

Maltepe Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. E. Figen Karadayı, koronavirüs salgını nedeniyle yasak olmasına rağmen bazı yaşlıların neden kendilerini tehlikeye atıp, ısrarla dışarıya çıkmak istediklerine ilişkin görüşlerini paylaştı. Bu kişilerin, kendi sağlıkları için evlerinde kalmaya nasıl ikna edilebileceklerine yönelik tavsiyelerde bulundu.

En önemli sebep ”yalnızlıkları”

Yaşlı, kimsesiz, okuyarak veya çalışarak vakit geçirme olanağından yoksun kimselerin dışarıya çıkmakta ısrar etmelerinin en önemli sebebi, yalnızlıkları… Özellikle eğitim düzeyi düşük yaşlıların, toplulukçu bir kültürün bireyleri olarak daha çok birbirleriyle konuşarak ve dışarıda dolaşarak vakit geçirme alışkanlıklarının olması ve evde başka oyalanacak etkinliklerinin bulunmaması en önemli neden. Eğitim düzeyi yüksek olanlar evde internet ortamında ve sosyal medyayla oyalanıp güzel vakit geçirebilirken, bu grup böyle olanaklara sahip değil.

Türkiye gibi toplu yaşamayı seven kültürlerde zor 

Yalnız ve tek bir birey olarak yaşamın hakim olduğu batı toplumlarında evde tek başına oturup oyalanmak daha kolay. Ancak Türkiye gibi toplu yaşamayı seven kültürlerde bunun olması daha zor. Bu nedenle evlerdeki yaşamın, onlar için nasıl daha eğlenceli hale getirilebileceği üzerine düşünmek gerekir.

”Sorunun ciddiyetine içten inanmıyor”

Sokağa çıkmanın önlenememesinin en önemli sebeplerinden birisi de, yaşlıların yaşamlarının tehdit altında olmadığını düşünmeleri. Sorunun ciddiyetine içten inanmıyorlar. Bu yüzden mesajların bu kesimin özellikle dikkate aldığı kişiler tarafından, yüz yüze verilmesi gerekir. Kimden geldiğine göre kuralı kabul eder veya etmez. Etkin olan, sözü dinlenen kişiler çevresindeki yaşlıları ikna etmeli.

Bana bir şey olmaz inancı 

Belirli bir yaşa gelmiş bazı yaşlıların ayrıca bir yaşam değeri olarak kaderciliğe inanması ya da “bana bir şey olmaz” inancı da önemli bir rol oynuyor. Evde mutsuz olmaktansa dışarıda risk almayı seçiyor. Zaten risk olduğuna da inanmıyor. ”Bana bir şey olmaz” kaderci anlayışı sadece yaşlılarda değil, gençlerde de var. Gençler de umursamaz davranıyor. Ama burada önemli olan ‘başkasına vereceği zararı önemsememe’ duygusudur. Bir farkındalık oluşmamış,

Yaşlılarda yüz yüze etkileşim çok önemli

Yaşlıların büyük kesimi internet kültürüne alışmadı. Yüz yüze etkileşim çok önemli. Telefon ya da internetten mesajla çağrıya yanıt vermeyebilirler ama akraba, tanıdık vasıtasıyla aldıkları bilgiyi doğru kabul edebilirler. Bu nedenle 65 yaş üzeri yaşlılarımıza yakınları, akrabaları, arkadaşları yoluyla yaklaşmak ve ikna etmek daha başarılı sonuçlar verebilecektir. Özellikle çocuklar, dışarı çıkmakta ısrar eden anne-babalarına salgının kendileri ve temasta bulunacağı kişiler için nasıl bir tehlike yaratabileceğini açık ve net şekilde anlatmalılar, yaşlıları takip etmeliler.

(Visited 20 times, 1 visits today)